Kerkük'e dikkat!

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Bilgi kirliliğinin had safhaya ulaştığı şu günlerde Türkiye Cumhurbaşkanlığı konusundaki suni gündemle meşgul ediliyor. “Köşk’ün Televolesi” dizileri başlayacak neredeyse. Muhalefet seçim mağlubiyetinden ziyade yaz rehaveti yaşıyormuşçasına sessiz.

Dışişleri’ndeki kadrolar Çankaya Köşkü transferi için yoğun kulis yürütüyor. Bu arada yanı başımızda Irak’ta nelerin olup bittiği malum etkili - yetkili makamların çok da umurunda görünmüyor. Oysa Kerkük’ün üzerindeki kara bulutların dağılmaya hiç niyeti yok. Türkiye’nin by - pass edildiği Irak coğrafyasında herkes kafasına göre hesaplarını yavaş yavaş uygulamaya kokuyor. Neredeyse 80 yıldır bütün umutlarını Türkiye’ye bağlayan, her şeyi Türkiye’siz planlayamayan Irak Türkleri gelişmeler karşısında uzun süredir inisiyatifi ele almaya çalışıyor.
Irak Türkmen Cephesi’nin Temmuz ayında yaptığı ABD gezisi ilk semerelerini vermeye başladı. Bölge gerçeğini belgeleriyle birlikte okyanus ötesine taşıyan Irak Türkleri takip ettikleri dirayetli politika ile işgal gücü olan ABD’yi neredeyse köşeye sıkıştırmış durumda.

Irak’ın kuzeyinde fiilen ayrı bir devlet oluşturan Barzani’nin emrivakilerine baş kaldırarak binlerce yıllık Türk yurdu Kerkük konusunda direnen Türkmenler artık masaya davet ediliyor.
Altını çizerek “Masaya davet ediliyorlar” dedim çünkü Irak’ın kuruluşundaki Anayasa’da “Arap, Kürt ve Türkmen” olarak hak sahibi olan Irak Türkleri Saddam’ın zulmünden sonra işgalcilerle de yok sayılmıştı.

Irak devletinin çimentosu olan Türkmenler son yıllarda verdikleri mücadele ile Kerkük’ü terk etmeyeceklerini kanıtlamışlardı. Binlerce şehit, on binlerce yaralı, yüz binlerce sürgüne rağmen soylu ve dik duruşlarını kaybetmeyen Türkler yok sayıldıkları Kerkük’te şimdi ortak görülmeye başlandılar. Bu ortaklığın arkasında mutlaka yeni oyunlar tezgahlanacaktır. Kerkük İl Meclisi’ni neredeyse bir yıldır boykot eden Türkmenlere şimdi yüzde 33 oranında temsil hakkının tanınması dillendirilmeye başlandı. Bürokrasi ve yönetimden tamamen silinen Türkmen’e şimdi “Gelin beraber yönetelim” teklifinde bulunulması son derece önemli bir adım.

Pazarlıklar sonucunda ne çıkar bilinmez. Zira işgal altındaki bir ülkede hukuktan bahsedilemez. Hukukun olmadığıyerde imzalanan anlaşmaların ne denli geçerli olacağı elbette tartışılır ama bunun bile önemli bir gelişme olduğunu da kimse inkar edemez.

Kerkük için planlanan müzakereler oldukça detaylı. Yarın ayrıntılarını bu sütunlardan yazmaya çalışacağım gelişmeler Türkiye’deki bazı merkezleri ne denli ilgilendirdiğinin yorumunu da okuyucuya bırakıyorum.

Neredeyse 35 yıldır Irak’taki Türkmen varlığının aralıksız mücadelesini veren dava adamlarını unutmayalım. Kan, göz yaşı, emek üzerine bina edilen Irak Türkmen Cephesi’nin Genel Başkanı ve Kerkük Milletvekili Dr. Sadettin Ergeç kalp ameliyatı oldu. Bunca mücadeleyi her yürek kaldıramaz. Son bir yılda beşten fazla suikaste uğrayan Ergeç’in Ankara’daki temasları sırasında yapılan rutin sağlık kontrolünde daha önce kriz geçirdiği tespit edildi. Bunca koşuşturma sırasında ayak üstü kalp krizi geçirdiğini fark edemeyecek kadar yoğun olan Ergeç’e geçmiş olsun dileklerimizi sunuyor, Cenab-ı Allah’tan acil şifalar diliyoruz.

Ameliyattan sonra yoğun bakım ünitesinde bir süre tutulan Ergeç, normal odaya geçer geçmez Kerkük’teki gelişmeleri hasta yatağından takip ediyor.

Hazırlanmakta olan müzakerelerle ilgili yakın çalışma arkadaşlarına talimat verip, doktorlardan bir an önce Kerkük’e dönmek için izin istiyor.

“Rab’bim bu yürekli dava adamına güç ver” dualarını eksik etmeden Kerkük’ü yakın takibe devam edeceğiz.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları