Keşke çıksa öyle bir savcı!..

A+A-
Selcan TAŞÇI HAMŞİOĞLU

Bana sorarsanız Bursa’da duyduklarından çok Manisa’da gördükleri bozdu kimyasını.
Malum, çocukluğunu, ilk gençliğini, meslek yaşantısının ilk heyecanlarını yaşadığı, dört dönem milletvekilliğini yaptığı Manisa’yı MHP’ye  “kaptırmıştı” . Son seçimlerde  “aday” olarak bile giremediği şehirde, kendisini alt eden siyasi partinin liderini öyle alkış kıyamet halkın içinde görünce, hafiften bir ateş bastı herhalde.
Sağlığını  “Türk hekimleri”ne emanet etmek de istemediyse; olacağı buydu tabii...
İtiraf edin o kürsüye çıkıp,  “Öl de ölelim, vur de kıralım sözlerini onun da zamanı gelecek sözleriyle cevap vermek suç işlemeye teşviktir. Bu konuda savcılar ne düşünür bilmiyorum ama siyaseten Bahçeli’nin hayatının en büyük hatasıdır...”  dediği sırada  “havale”  geçiriyordu değil mi?
Şuuru yerinde değildi zair!

 


***

 


Milletvekilleri her gün  “Cumhurbaşkanı, Başbakan, (Bülent Arınç’ın da dahil olduğu) Hükümet üyeleri anayasal suç işliyor”  diye  “ihbar” da bulunurken,
 “Civanı” bütün dünyanın şahitliğinde  “yasa dışı örgüt lideri”yle  “işbirliği”  yaparken,
 “Süreç”  ortaklarından Gültan Kışanak  “Bir savcı çıkıp dava açarsa ne yapacağız”  diye alenen “suç işledikleri”  itirafında bulunurken,
Kendi İçişleri Bakanları’nın  “Öcalan posteri asmak suç”  dediği gün, Diyarbakır’da üstelik de  “polis korumasında”  suç rekoru kırılırken,
Bütün bu yasa dışılıkların “hamisi” durumundaki birinin çıkıp da  “savcıları göreve çağırması”  başka türlü izah edilebilir mi;
Havaleye bağlı sayıklama hali!

 


***

 


Hem;
Kurtuluş Savaşı’nı  “İttihatçı maceracılığı”,
Subayı, doktoru, öğretmeni, öğrencisi, köylüsü, kadını, erkeği Kurtuluş Savaşı veren bir milleti;  “serseri,” “çeteci”, “sırmalı haydut”, “eşkıya” diye nitelendirip, işgalcileri “İşte bizim ordumuz” diye alkışlarla karşılayanların,
Cami minberlerinden, milli mücadelecileri “yağmacı güruh” ilan edenlerin,
“Milliyetçilerin amacı milleti soymak aç bırakmak ve tamamen öldürmektir “diyenlerin torunları, Bursa mitinginde ortaya konan iradeyi alkışlayacak değildi ya...
Ömrünü vatan ve millet davasına adayan kahramanlar hakkında “ölüm fetvaları” çıkaran dedelerinin izinden gidecekler tabiatıyla...

 


***

 


“Keşke” diyorum...
Keşke Arınç’ın “hedef göstermesi” ne karşılık “emriniz başım üstüne” diyen bir “Cumhuriyet Savcısı(!)” çıksa!..
MHP lideri hakkında “halkı suça teşvik”ten suç duyurusunda bulunsa...
PKK’lıların “savaşa da hazırız” meydan okumasının suç sayılmadığı ülkede Türk Milliyetçileri’nin devletin bekası uğruna ne gerekiyorsa yapacaklarını ilan etmeleri hangi “suç”un kapsamına giriyormuş bir tanımlasa...
Savcıların “Her sarı, kırmızı, yeşil renkleri barındıran bez ‘PKK sembolü’ olarak algılanamaz ki canım... Senegal, Kamerun, Bolivya, Gana, Benin, Gine ve birçok ülkenin bayrakları da sarı, kırmızı ve yeşil renklerden oluşuyor ne olmuş yani “ gibi akla zarar gerekçelerle, terör örgütü propagandası yapanlar hakkında “takipsizlik” kararı verdiği bir ülkede;
Keşke ya...
Keşke öyle bir savcı çıksa da, Bursa’da ellerinde Türk bayrağı taşıyan yüzbinlerce insanı “suça azmettirilmiş” ilan etse;
Biz de elimizde suç aletleri;
İstanbul’da bir milyon kişi,
İzmir’de bir milyon kişi,
Adana’da bir milyon kişi,
Ankara’da Bahçeli’nin arkasında bir milyon kişi,
Aynı anda savcıların karşısına dikilsek;
“Bu ülkeyi PKK’lılara ve TBMM’deki işbirlikçilerine bırakmamak suç mu? Bilerek ve isteyerek evet azmettik! Bu suçu işleyeceğiz” desek...
Ne yapacaklar;
Ne yapabilirler acaba?
Silivri’ye de sığmaz ki!
Tıpkı “darbeciler”in yaptığı gibi stadyumlara mı toplayacaklar milleti?
Eee sonra!
Ne güzel ileri demokrasi ama...

 

 

 

Bekir Coşkun haklı; “amiral gemisi” zodyak oldu

 

Radikal’in ” özel “ logosuyla yayınladığı manşet:
“Kasımda yeni bir Türkiye”
Bu da Hürriyet’in manşeti:
“Bu süreç Kasım sonunda biter”
Sözün özü:
Piştiiiiii!
Radikal’den Murat Yetkin’in de, Hürriyet’ten İsmet Berkan’ın da yazdıkları birbirinin tıpkısı;
Aynı elden çıkmış gibi.
Eee, bu durumda nerede kaldı Yetkin’in haberinin ” özel “liği!
Hadi diyelim biri “Bak bomba gibi bilgi” diye bu arkadaşları yemledi... Daha fenası “Bir tek sana veriyorum haa” diye işletti.
İyi de bu iki gazete de aynı gruba mensup değil mi?
Hadi basılana kadar haberdar olmadınız; baskısı ilk biten gazete manzarayı belli ettiğinde uyanmaz mı insan, en azından “özel” logosunu çıkarmaz mı?
Hiç mi birbirinizden haberiniz yok diyeceğim ama korkarım gazetecilik adına daha büyük bir sorun var Doğan Grubu’nda; sadece birbirlerinden değil dünyadan da haberleri yok! Hürriyet ve Radikal’in manşetten “atlatma” diye kasıla kasıla yayınladıkları haberi, Yeni Şafak Ankara Temsilcisi Abdülkadir Selvi, “Üç aşamalı takvim” başlığıyla bir gün önce 25 Mart günü yayınlamıştı!
Bekir Coşkun, Medyaradar’dan Alev Gürsoy’a söylediğinde haklı galiba:
“Hürriyet artık Hürriyet değil. Amiral Gemisi batmakla kalmadı, filika oldu. Zodyak.”

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları