Kibir ve tevazu

A+A-
Ahmet SEVGİ

Belgesel (safari) izlemeyi çok severim. Hayvanlar âleminin doğal ortamında, gören gözler için ders çıkarılması gereken nice vakalar vardır. Mesela, temmuz güneşini gören yılan gücünün zirvesine ulaşır ve tehlikeli olmaya başlar. Keza, hayvanların erkekleri çiftleşme dönemlerinde saldırganlaşır. Dişi hayvanlar ise yavrularını koruma söz konusu oldu mu gözlerini budaktan sakınmazlar.
Gözümüzü hayvanlar âleminden insanlar âlemine çevirdiğimizde orada da birtakım benzer davranışlar olduğunu görürüz ki bence üzerinde durulup düşünülmesi gerekir.
Söz gelimi, bir insan uzun müddet bir makamda kaldı mı makam-mevki sarhoşu olup kendinde büyük bir güç vehmetmeye başlıyor. Güç zehirlenmesi yahut kibir sendromu dediğimiz bu durum, ilgili kişiyi -saldırganlaşma demesek de- otoriterliğe götürüyor.
Bu gerçek maalesef insanlık tarihi ile yaşıttır. Yani  “güç”ün tekelleştiği her yerde gurur, kibir ve otorite hastalığı depreşir.
Bu sebepledir ki bir zamanlar halk, gurur ve kibre kapılmaması için  “Gururlanma padişahım, senden büyük Allah var”  diyerek padişahı uyarırdı. Şimdi biz ne yapıyoruz?.. Devlet büyüklerimizi  “Millet seninle gurur duyuyor, millet seninle gurur duyuyor” sloganıyla alkış yağmuruna tutuyoruz. Onlar da ister istemez kendilerinde olağanüstü bir güç görmeye başlıyorlar.
Dedim ya, bu büyüklük hastalığı (megalomani) eskiden beri vardır, ebede kadar da var olacaktır. Ve bu hastalığın tedavisi için de  “tevazu”dan başka bir ilaç yoktur.
Önce kendi kendimize şu soruyu soralım:  “İnsan niye kibir ve gurura kapılır?” Farz edelim ki makam-mevkiimiz yüksek, malımız-mülkümüz çok. Şöhretimiz cihanı tutmuş, başımız göğe değmiş... Sonuçta Allah’ın hakir bir kulu değil miyiz?
“Tutalım çarha erişmiş câhın//Yine ednâ kulusun Allâh’ın.” 
Öyle ise kibri, gururu bir kenara bırakarak tevazu zırhına bürünelim. Zira kibir şeytanın vasfıdır. İnsanoğluna yakışan tevazudur.
Şeyh Sâdî’nin kibir ve tevazu ile ilgili şu sözleri ne kadar güzel değil mi?
Ey oğul, sakın kibir ve gurura kapılma. Bir gün o (kibir ve gurur) seni baştan çıkarır. Kibir ilim ehline yakışmaz. Kibir cahillerin âdetidir. Gönül ehli kişilerde kibir ve gurur olmaz. Unutma; kibir, şeytanı lânet zindanında mahpus etti.
İnsan olan mütevazı olur. Zira insana tevazu yakışır. Tevazu insana hürmeti artırır. Tevazu sevginin sermayesidir. Tevazu cennet kapısının anahtarıdır. Yücelik istersen mütevazı ol. Çünkü yücelik damına çıkmak için tevazudan başka merdiven yoktur.
Kısacası; insanlarla diğer canlıları karşılaştırdığımızda bazı ortak vasıflara sahip olduklarını görürüz. Şu kadar var ki âdemoğlu akıl sahibi ve terbiye edilebilir bir canlıdır. Bir başka ifade ile insanı diğer canlılardan ayıran aklını kullanması ve eğitim yoluyla birtakım hayvanî vasıflardan sıyrılabilmesidir. Bunu başaramazsak vahşî hayattan ve orman kanunlarından kurtulamayız.
Okuyan, yazandan ârif gerekmiş vesselâm...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları