Kıbrıs bizim canımız...

A+A-
Altemur KILIÇ

Osmanlı’nın çözülme döneminde bir söz vardı:  “Girit bizim canımız/ Feda olsun kanımız”...
Ne var ki, Rumeli gibi Girit de feda edildi; fazla kurşun atmadan Avrupalı dostların “yardımıyla”...
Aynı oyun Kıbrıs’ta tekerrür  edecekti. Makarios’un, Grivas’ın, EOKA çetelerinin Adadaki Türk halkına mezalimi... Banyo küvetinde öldürülen bebeler ve cinayetler sonucu Kıbrıs Türkleri ve toprakları, dönemin Başbakanı merhum Ecevit’in azimli kararıyla TSK tarafından 1974’de başarıyla icra edilen “Barış Harekâtıyla” kurtarıldı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kuruldu...
Ve yine AB’nin baskılarına, Karen Fogg’un entrikalarına, döktüğü paralara, işbirlikçi  Mehmet Ali Talat’ın ihanetlerine... Ambargolara, limanların, hava alanlarının açılmamasına ve  Kıbrıs’taki bazı güya Türklerin anayurtlarına ihanetlerine rağmen KKTC hâlâ  yaşıyor... Fakat oyun devam ediyor... Eski “oyun” ENOSİS idi; şimdiki  “oyun” Adayı “tek devlet”  halinde birleştirmek!.. Yani, Kıbrıs Türkünü Rum’a  “teba”  yapmak!..

***


Ama, yiğide vuralım da, bir hususta hakkını teslim edelim. Kıbrıs’ı ziyaret eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan son noktayı koydu:  “Kıbrıs diye tek devlet kabul edilemez...Böyle bir devleti tanımayız... Türkiye atılabilecek tüm adımları atmıştır. Bundan öteye taviz vermeyeceğiz. Çözüm hususunda Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı’nı muhatap almayacağız...”
Bu kadar açık ve net... Fakat her olaya maydanoz, “barış” adına “bozgunculuk”  yapan  Hasan Cemal, Erdoğan’ın sert tavrını, sözlerini beğenmemiş: “Kıbrıs’ta tarih barışa engel olmasın!” diyor ve pişmiş aşa su katıyor, Erdoğan’ı uyarıyor: “En haklı olduğun davalarda bile zaman seni haksız duruma düşürebilir. Bazı adımları eğer vakitlice atmazsan, gün gelir köşeye sıkışabilirsin...” .
Ben  “bu âdemin kimden yana olduğunu anlamıyorum”  diyeceğim ama, anlıyorum: Hep “domuzdan yana”... 

***

Erdoğan’ın sert, fakat çok yerinde sözleri, Türkiye ile Yunanistan arasında krize yol açacakmış!..
Bana yeni bir şey söyleyin....Top Rumlarda. Bu sözler Türkiye ile Yunanistan arasında krize yol açacaksa, onu da Yunanistan ve AB de düşünsün!..

***

AB çevrelerinden ve içimizdeki adamlarından şimdi yükselecek sesleri duyar gibiyim: “AB’ye üyelik sürecini engeller.” Engellese, inceldiği yerden kopsa da bu hayırlı vesileyle biz de bu takıntıdan, beladan kurtulsak!..

***

Gelinen noktada, Kıbrıs için  çok kan döktük... Kıbrıs feda edilmeyecek... Haritayı göstererek hatırlatalım: Kıbrıs, Türkiye ve Türklük için, soydaşlarımız kadar Türkiye’nin stratejik çıkarları için de önemlidir... Ve bir “mihenk taşıdır” !..

***


Ben gazeteci olarak bu olayların içinde yaşadım. Kıbrıs Türkünün mücadelesini başından beri izledim... Dr. Fazıl Küçük’ü, Kıbrıs’ı ve mücahitlerini...
Onlara fiilen  destek olan meslektaşlarım Ömer Sami Coşar’ı, Kıbrıs davasının medyadaki bayraktarı rahmetli Sedat Simavi’yi, TSK’nin gazilerini ve şehitlerini...
Tabii rahmetli kardeşim Bülent Ecevit’i. Dönemin Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Semih Sancar’ı, komutanları ve başarının diplomatik yönünü yöneten rahmetli Turan Güneş’i sevgiyle, rahmetle anıyorum...
Ve de sevgili rahmetli kardeşim Mehmet İsvan’ı... İsvan, Barış Harekâtı’nın gerçeklerini dünya kamuoyuna anlatmak için dört dilde hazırladığımız bir kitapçığı finanse etmişti. 

***


Ama oyun daha bitmedi... “Gâvurda”  oyun çok... İçerden ve dışardan baskılar devam edecek. Umarım Erdoğan, bu onurlu kararından caymaz. 

***


 Kıbrıs davasının yılmaz mücahidi Rauf Denktaş....
Ona, Kıbrıs destanının efsane kahramanına âcil şifalar diliyorum ve uzaktan kucaklıyorum. Oğlu Serdar’ın ona hayırlı halef olmasından mutluyum.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları