Kıbrıs direnişi ve çözüm

A+A-
Hüseyin Macit YUSUF

2001 yılının başlarında bir gün rahmetli kurucu Cumhurbaşkanımız ve ebedi liderimiz Rauf Denktaş beni arayarak acele Kıbrıs’a gelmemi ve kendisiyle görüşmemi istedi. Hemen İstanbul’dan ilk uçakla Lefkoşa’ya vardım ve yanına gittim. Uzun bir görüşmeydi. Görüştüğümüz konulardan bir tanesi Kıbrıs meselesinin ve davamızın Anavatan Türkiye’deki kardeşlerimize anlatılması ve güncel konularda bilgilendirilmeleriydi. Cumhurbaşkanı Denktaş önümüze emperyalist Batı’nın hazırlayacağı bir  “yok oluş”  planının konulacağının farkındaydı ve bu nedenle tek dayanağımız olan Anadolu’daki kardeşlerimizin buna hazırlıklı olmalarının sağlanmasını istiyordu. Bu bağlamda her fırsatın değerlendirilmesini, Anavatan Türkiye’deki medya ile iyi ilişkiler kurulmasını, köşe yazıları ve kitaplar yazarak ve bunları yayarak milli davamızın anlatılmasını istiyordu. Aynı şekilde KKTC’deki halkımızın da bu konuda uyanık olması için gereken ne varsa yapılmasını emretti.
Yeni şer planları devrede
Çalışmalarımıza hemen başladık. KKTC’deki Volkan gazetesi ve Akdeniz TV, milli davamızın anlatılması için seferber edildi. Anavatan Türkiye’de; Yeniçağ Gazetesi, Yeniçağ Televizyonu, Aydınlık Dergisi ve Gazetesi, Ulusal Kanal, Kıbrıs davamızın anlatılması için bize kucak açtılar. Kıbrıs milli davamızı anlatan binlerce kitabı, broşürü basıp Anadolu’nun her köşesine bedava dağıttık. Cumhurbaşkanı Denktaş, fırsat buldukça Türkiye’ye gelerek konferans ve toplantılarla kardeşlerimizi bilgilendirdi, mücadelemize destek istedi. Anavatan Türkiye’deki kardeşlerimiz her şartta Kıbrıs Türküne destek vermekte ve davamıza sahip çıkmaktadır.
Türkiye’siz Kıbrıs davamızın kazanılması mümkün değildir. Duyarlı milyonlar sayesinde Rum-Yunan ikilisine karşı direnilmiş ve neticesinde Kıbrıs’ın kuzeyinde egemen KKTC kurulabilmiştir. Dünyanın gözü üzerimizdedir ve yeni şer planlarıyla KKTC’nin ortadan kaldırılmasının hesapları yapılmaktadır. Kıbrıs’ta var oluş mücadelemiz devam etmektedir. Uyanık olmak ve halkımızı tehlikelere karşı uyandırmak zorundayız.
“Sanki Kıbrıslı gibiyim”
Önceki gün değerli dostum ve ağabeyim usta gazeteci ve yazar Yaşar Aksoy son yazdığı  “Kıbrıs Direnişi ve Çözüm”  kitabını bana ulaştırdı. Tek kelimeyle “mükemmel”  bir eser. Kıbrıs davamızı anlamak ve bugün içinde yaşadığımız kritik süreç konusunda bilgi sahibi olmak isteyen herkes bu kitabı muhakkak okumalı ve okutmalıdır. Bizim Dışişleri Bakanlığımız bu kitaptan alıp ilgili herkese dağıtmalıdır.
Yaşar Aksoy kitabının sunuş bölümünde şöyle yazmaktadır:  “Kıbrıslı mıyım?.. Hayatım boyunca hep Kıbrıs’ta yaşadığımı sandım. Garip bir duygu içinde oldum daima, sanki ben Kıbrıslıydım... Kıbrıs’ı ve derin tarihini çok sevdim... Kıbrıs’ın direnişi beni alevler içinde sarıp, hep içine çekti... Kıbrıs’la ilgili her şey beni ilgilendiriyor... Sanki hep mücahitlerle, TMT üyesi fedakâr mukavemetçilerle birlikteyim... Kıbrıs Türk halkının davasını hep şanlı bir direniş olarak algıladım... Sanki Kıbrıslı gibiyim... Garip ama gerçek.. “Sana ne oğlum Kıbrıs’tan” diyenler çıkabilir. “Hürriyet” için şehit olmuş Kıbrıslı mücahitleri ve Mehmetçiklerimizi hiç unutmadım ki...”
Milli Kıbrıs davamız, Yaşar Aksoy gibi kendini Kıbrıs’a adayanlar sayesinde muzafferiyete erecektir. Anadolu insanının kalbi her zaman Kıbrıs için atmıştır ve atacaktır. Adadaki kurtuluş mücadelemizde, egemen devletimiz KKTC’nin ilelebet yaşatılması kavgamızda  Anadolu’daki kardeşlerimizin desteğine dünden daha fazla ihtiyaç vardır. Sömürgeci emperyalist güçlere karşı dik duruşumuz devam edecek ve şanlı direnişimiz hedefine er geç ulaşacaktır. Milli davamıza katkı koyan herkesten Allah bin kere razı olsun...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları