Kıbrıs notları

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Ortadoğu kazanı kaynarken bölgenin stratejik merkezi Akdeniz’de sular iyice ısındı. Küresel güçlerin üs merkezi olarak gördüğü Kıbrıs’tayım. Okyanus ötelerinden esen rüzgârların cennet sahillerine vurduğu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde “turuncu” durumun vaziyete ayak uyduramadığı ilk tespitim oldu.
1947 yılında Kıbrıs’ın Gönyeli beldesinde doğup 1970’de Deniz Harp Okulu’ndan mezun olan, 74 Kıbrıs Çıkarma Harekâtı sırasında batan Kocatepe muhribinde şehit düşen Teğmen Caner Gönyeli adına bu yıl beşincisi yapılan tatbikatı izlemek üzere adaya geldik.
 Etimesgut Askeri Havaalanı’ndan hareket etmeden önce dikkatimi çeken yabancı askeri misyon üyelerinin fazlalığı Beyaz Ev’deki kokteylde daha da belirginleşti. Malumunuz KKTC’yi başta dost gördüğümüz ülkeler dahil dünyanın hiçbir ülkesi tanımıyor. O halde KKTC’de yapılacak askeri tatbikata bu ilgi niye?
Soğuk Savaş dönemlerindeki uçak gemili gövde gösterileri her ne kadar sona ermiş olsa da Ortadoğu coğrafyasını stratejik olarak kontrol altına alarak hakimiyet kurabilme konumuna sahip olan KKTC, elips şeklindeki dünyayı dengede tutan öküzün boynuzunda duruyor gibi. Teşbihte hata olmaz. Ama öküzün kuyruğu çekilir, burnuna siner konduğunda ya da köyün yaramaz çocukları taş atıp ürküttüğünde boynuzun ucundaki elipsin ne hale geleceğini lütfen tasavvur ediniz.
Yılda milyarlarca dolar harcanarak hareketli hale getirilebilen uçak gemisi filoları yerine Akdeniz’de Ortadoğu, Afrika ve Asya’yı kontrol etme işlevini yerine getiren ada için milyonlarca kilometre uzaklardan askeri sivil uzmanlar tanınmayan bu ülkeye niye gelirler?
Küresel jandarma ABD’nin Ortadoğu’daki ileri karakolu olarak gördüğü, dost müttefik (!) Türkiye’ye senelerce ambargo koyduğunu yeni nesiller bilmez. Bilmediği için de KKTC’de olduğu gibi Annan Planı’na “Yes be annem” diyedursunlar... AB rüyası adına Kıbrıs’ın tek temsilcisinin Rumlar olduğuna boyun eğenlere rağmen Kıbrıs’taki direnişin son mücahitlerle sınırlı olmadığı kanaatim depreşti dün.
Sadece Kıbrıs’taki huzurun değil, dünya barışının teminatı olduğuna dost düşmanın kabullendiği Türk ordusu adada yerli işbirlikçilere rağmen bulunduğu sürece KKTC tanınmasa bile dünyanın ilgi noktası olmaya devam edecek.
Nitekim “Sizlerin şeker sevdiğini biliyoruz. Ağız tadı ve güç verecek şekerli hediyelerle gelip Türk ordusuna minnettarlığımızı sergilemek istedik” diyen Koreli Albay Lee: “Kadınlarınıza ve çocuklarınıza bile işkenceler yapıldığını öğrenince çok üzüldük. Bizim ülkemizin huzuru ve emniyeti için savaşarak şehit olan kahraman askerlerin ruhu için buradayım” dedi.
“Kore neresi KKTC neresi” diyenlerin yanında, Kore’nin 1950’deki vefa borcundan dem vuranlar, tatbikata üst düzeyde katılan Pakistan ile kardeş ülke ilişkimizi hatırlatanlar da olabilir.
Kıbrıs’a 1963’te çıkmamızı engelleyen, 1974’te ambargo koyan ABD’den, adada yüzyıla yakın sömürge mantığını yürüten İngiltere, dengeyi yeniden toparlamaya çalışan Rusya, okyanus ötelerinde sömürge alanı arayan Fransa, Almanya gibi ülkelerle beraber toplam 33 ülkenin temsilcilerinin gözlemci olarak katıldığı tatbikat öncesi beni en çok duygulandıran tablo şehit Teğmen Caner Gönyeli’nin annesi Keziban Hanımefendi’nin komutanlar tarafından eli öpülerek sunulan onur şildiydi.
35 yıl dile kolay... Evladını 35 yıl önce kaybeden anne “Caner’i kaybetmekten çok üzüldüm. Ama O’nun silah arkadaşlarının varlığını gördükçe vatan sağolsun diye gurur duyuyorum” diyor. KKTC Güvenlik Komutanı Tümgeneral Mehmet Eröz’ün elini öptüğü Keziban anaların sayıları azaldığı için turuncu rüzgârlar hâkim olmuş adada. Ama Kezban Ana’nın, mücahitlerin ruhunu taşıyanlar, o günleri hatırlayıp, son yıllardaki tezgâhın farkına varanlar KKTC’yi var etmeye devam edecek.
Yarın devam edeceğiz.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları