Kıbrıs Türkü ‘devletim ve egemenliğim’ dedi

A+A-
Hüseyin Macit YUSUF

KKTC’de 18 Nisan’da yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimini oyların yüzde 50.38’ini alan UBP Genel Başkanı ve Başbakan Dr. Derviş Eroğlu kazandı. Mukavemetçi Kıbrıs Türkü bir kez daha tarih yazma fırsatı bularak devletine, egemenliğine ve ulusal davamıza sahip çıktığını dost düşman herkese gösterdi. Kıbrıs Türkü, Devletimiz KKTC’yi tasfiye ederek bizi Rum’a yamalamayı hedefleyen emperyalizme ve onun içimizdeki piyonlarına güçlü bir şamar atmıştır. Kıbrıs Türkü, seçim propagandası sürecinde AB, ABD, BM, Garantör İngiltere ve Anavatan Türkiye’deki AKP iktidarının Talat’ı destekleyen telkin ve baskılarına karşı dik durmasını bilmiştir. Verilen mesaj oldukça anlamlıdır ve emperyalizm tarafından iyice anlaşılmalı ve not edilmelidir: ‘Kıbrıs Türkü canı pahasına, bin bir meşakkatle kurduğu Devletimiz KKTC’ye ilelebet sahip çıkacağını bir kez daha teyit etmiştir. İki devletli çözümden başka yol olmadığının altını çizmiştir. Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti safsatasını çöpe atmıştır. Bundan böyle hiç kimse Annan Planı ve 24 Nisan 2004 iradesinden bahsedemeyecektir.’ Halkımız eski Cumhurbaşkanı Talat’ın ‘Ben yaptım oldu’ zihniyetiyle aldığı kararlara geçit vermeyerek ‘tek halka’, ‘tek temsiliyete’, ‘tek egemenliğe’ dayalı bir çözümü kesinlikle kabul etmeyeceğini, Rum’a hiçbir şekilde mahkum olmayacağını göstermiştir.
Cumhurbaşkanlığına seçilen Dr. Derviş Eroğlu’nun siyasi hayatı başarılarla doludur. 19 yıllık Başbakanlık hizmeti döneminde önemli kararların ve projelerin altında imzası vardır. UBP hükümetlerinin, bir kısım yanlışları hariç, KKTC’nin gelişimine ve kalkınmasına önemli katkıları olduğu tartışılmaz gerçeklerdir. UBP hükümetleri, Eroğlu Başkanlığında, her zaman Anavatan Hükümetleri ile karşılıklı anlayış, işbirliği ve dayanışma içerisinde KKTC’ye faydalı olma hedefiyle önemli çalışmalar gerçekleştirmiştir.
Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun ‘konfederasyon’ tezini desteklediği ve içinde KKTC’nin olmayacağı herhangi bir anlaşmayı onaylanmayacağı düşünüldüğünde ‘federasyon’ tezine odaklanmış olan Anavatandaki AKP iktidarı ile pek de ahenkli bir çalışma içerisinde olamayacağı düşünülebilir. AKP iktidarı ‘iki adım önde’Kıbrıs sorununu çözmeye kararlıdır. Ne var ki 18 Nisan seçim sonucundan, AKP de üzerine düşen mesajı almalıdır. Kıbrıs Türkü AKP’nin iktidara geldiği Kasım 2002 tarihinden beri uygulamaya koyduğu Kıbrıs siyasetine destek vermediğini somut bir şekilde ortaya koymuştur. Her fırsatta ‘halk iradesinin kutsiyetinden’bahseden Anavatan Türkiye Başbakanı Sayın Erdoğan, Kıbrıs Türkünün iradesine de saygı göstermelidir. Sayın Erdoğan, Kıbrıs Türkünün, Cumhurbaşkanlığı seçiminden hemen önce verdiği beyanatta belirttiği gibi ‘küçük hesaplar’peşinde olmadığını artık anlamalıdır. Erdoğan Kıbrıs Türkünün özgürlüğünden, bağımsızlığından ve egemenliğinden milim taviz vermeyerek  ‘Ulusal Davamıza’ sahip çıktığını ve çıkacağını anlamalı ve verdiğimiz mücadelenin anlam ve önemini kavrayarak bizlerle dayanışma içerisinde olmalıdır.
Cumhurbaşkanı Eroğlu, hiçbir ön şart olmadan Rum tarafı ile sürdürülen müzakerelerin, Mayıs ayında yeniden başlayabileceğini açıklamıştır. İyi niyetli bu açıklamanın ardından, başta Rum tarafı olmak üzere, emperyalist odakların Cumhurbaşkanı Eroğlu’nu müzakerelerde izlemesi gereken siyaset konusunda baskı altına almaya çalıştıklarını izlemekteyiz.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları