Kıbrıs yoktur, KKTC vardır

Hüseyin Macit YUSUF

Anavatan Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz hafta Kıbrıs ile ilgili birbiri ardına yaptığı açıklamalar gündeme oturdu. Başbakan Erdoğan, Berlin Büyükelçiliği yeni hizmet binasının açılışını yapmak üzere gittiği Almanya’da Nicolas Berggruen Enstitüsü’nün “Avrupa Krizin Ötesinde” temalı toplantısının kapanış konuşmasının son bölümünde “Dünyada ’Kıbrıs’diye bir ülke yok. Güney Kıbrıs Yönetimi var. Kuzey Kıbrıs Yönetimi var. Arada da yeşil hat var. AB, bu yeşil hattı görmüyor” diyerek ada gerçeklerine vurgu yaptı.
Erdoğan benzer bir açıklamayı geçtiğimiz yıl 20 Temmuz kutlamaları için gerçekleştirdiği KKTC ziyaretinde de yapmıştı. Ercan Havalimanı önünde kendisini karşılamaya gelenlere yaptığı konuşmada Erdoğan “Her zaman şunu söyledik: Adil, kapsamlı ve kurucu iki devlet anlayışı kabul edilmediği sürece burada bir adım atılması mümkün değildir. Şu anda Kıbrıs diye bir devlet yoktur. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi vardır, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vardır”.
Erdoğan’ın bu tespiti Anavatan Türkiye’nin bundan sonra izleyeceği Kıbrıs siyasetine ışık tutmaktadır. Erdoğan’ın sözde “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin” ortada olmadığını, yıkıldığını ve adanın bölünerek iki egemen yönetim şekline dönüştüğü gerçeğini ortaya koyması, yeni yılda yeniden başlaması beklenen müzakerelerde Türk tarafının hedeflerinin ipuçlarını vermektedir.
Anavatan Türkiye’deki Ak Parti iktidarının bu noktaya gelmesi, yani iki egemen devlete dayalı konfederal bir çözüme ulaşması hedefine odaklanması kolay olmamıştır. Annan Planı Referandumu günlerindeki Ak Parti siyasetinin, biz Kıbrıs Türklerini yok olmakla yüz yüze getirdiği konusunu açarak eski yaraları kaşımak istemiyorum. Önemli olan gelinen noktadan dönülmemesidir. İçinde KKTC’nin olmayacağı bir anlaşmanın kabul edilmeyeceği daha açık bir dille ortaya konmalıdır. Dünya kamuoyu sözde ’Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 1963-64 olayları ile, Rum tarafının Akritas Planı’nı devreye sokarak Enosis’i gerçekleştirme teşebbüsü ile, ortadan kalktığını artık anlamalıdır. İçinde Kıbrıs Türklerinin temsil edilmediği bir yönetimin meşru olamayacağı kabullenilmelidir. Ancak şu gerçeğin de unutulmamasında fayda vardır. Sözde “Kıbrıs Cumhuriyeti” yıkılmıştır; ancak bu Cumhuriyet’in Kuruluş Antlaşması ve Garanti İttifak Anlaşması ile Kıbrıs Türk’üne verilmiş haklar hukuken geçerlidir. Bu kazanılmış haklarımızdan vazgeçmemiz mümkün değildir. Eşit siyasi ortak olarak, en az Rumlar kadar adada haklarımız olduğunun bilinmesinde fayda vardır. Bu nedenle tek egemenlik, tek vatandaşlık, tek temsiliyet gibi saçma sapan çözüm planlarının işlemesi veya kabul edilmesi söz konusu değildir.
Anavatan Türkiye Başbakanı Erdoğan, partisinin Kızılcahamam’da gerçekleştirilen 19. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nın açılışında yaptığı konuşmada Anamur’dan Kuzey Kıbrıs’a denizin altından borularla su götürüleceğini hatırlatarak “Buradan Güney Kıbrıs’a çağrı yapıyoruz: Susuz kaldığınızda size de su verebiliriz. Elektriğiniz tükendiğinde elektrik de verebiliriz. Doğrusu üzülüyoruz. Tankerle su getiriyorlar. Paslı paslı su içiyorlar. Bu suları da içmemiş olurlar. Tertemiz, Anamur suyunu içerler” diyerek Rum Yönetimi’ne çağrıda bulunmuştur. Bu çağrının havada kalacağı aşikardır. Özelikle Rum papazlar Türk suyunu içenlerin ve Türk elektriğinden yararlananların lanetleneceğini söyleyecek ve Türkiye’ye karşı yeni düşmanlık tohumları ekecektir. Rum’un hiçbir şartta artık uzlaşmaya gelmeyeceğini anlamamızda fayda vardır.
Anavatan Türkiye, Kıbrıs sorununun Rum tarafının malum uzlaşmaz ve Kıbrıs Türküne hak tanımayan tutumu ile çözülemeyeceğinin tespitini tam olarak yapmalı ve 15 Kasım’da 29. kuruluş yıldönümünü onurla kutlayacağımız devletimiz KKTC’nin tanınması için gayret göstermelidir. Sloganımız hazırdır: Kıbrıs yoktur, KKTC vardır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş