Kıbrıs'ta anlaşma yerine bölgesel iş birliği...

Hüseyin Macit YUSUF

Kıbrıs'ta sürdürülmekte olan müzakerelerde geçtiğimiz yılda da sonuç alınması mümkün olamadı. Her zaman vurgulamaya çalıştığım üzere Rum-Yunan ikilisinin malum tutumları nedeniyle adada çözüme ulaşılması maalesef olanaklı değildir. Rum-Yunan, adayı sadece ve sadece kendi malı imiş gibi görmeye devam ettiği sürece de çözüm olamayacaktır. Siyasi çözüm yerine alternatif iş birlikleri, iki halk arasında güven ortamı yaratabilecek ve ileride çözüm için faydalı olabilecektir. Ekonomik, kültürel, sosyal ve sportif yakınlaşmalar ve iş birlikleri arzulanan çözümün -anlaşmanın yerine geçmese de- şu sıralar üzerinde düşünülmesi gereken en doğru 'uzlaşma modeli' olmalıdır.

Güney Kıbrıs'ta yayınlanmakta olan Fileleftheros gazetesine verdiği mülakatta Rum Yönetimi Başkanı faşist EOKA'cı Anastasiadis'in söyledikleri, daha doğrusu tekrarladığı tezler dikkate alındığında, tarafların nihai ve kapsamlı bir anlaşma yerine, olası iş birlikleri üzerinde yoğunlaşmalarının daha akılcı bir yöntem olacağı kanaatim daha da güçlenmiştir.

Anastasiadis'in tavrı hep aynı...

Anastasiadis Rum tarafı açısından temel parametre olan konularda ısrar edilmesi halinde çözüm olmayabileceğine dikkat çekti. 2016'da çözüm anlaşmasına ulaşılıp ulaşılamayacağı sorulduğunda, bazı başlıklarda bir miktar ilerleme kaydedildiğini ancak önemli başlıklara tabi diğer konularda alınması gereken önemli mesafe bulunduğunu söyleyen Anastasiadis şunları ekledi: "Sayın Akıncı, Türkiye tarafından cesaretlendirilir, yardım edilir ve desteklenirse, 41 yıldan beridir müzakere edilen çözümün mümkün olduğuna inanıyorum. Hatta en kısa zamanda mümkün olabilir. Ancak, bizim açımızdan temel parametre olan konularda ısrar edilirse çözüm olmayabileceğini de aynı şekilde dikkate almamız gerekir. Yani; çözümün işleyebilir, sürdürülebilir ve her halükârda devletin üç karakteristiğine cevap vermesi gerekir. Bunlar, tek uluslararası temsiliyet, tek vatandaşlık ve tek egemenliktir. Elbette AB'ye tam üye devlet olacağımızdan, insan haklarının korunmasıdır. İnsan haklarının mutlak korunmasının olmazsa olmaz olduğu Kıbrıs Türk toplumunca anlaşılıyor görünüyor."

Mülkiyet, Garantiler ve Güç Paylaşımı konusunda taraflar arasında sıkıntılar olduğunun altını çizen Anastasiadis, bu konulardaki sorunların Türkiye ve Kıbrıs Türklerinin geri adım atması ve uluslararası kamuoyunun eğilimlerine göre hareket etmesi halinde aşılacağını da belirtti. Sözde işgalin sona erdirilmemesi halinde anlaşmanın güçlüğüne de dikkat çeken Anastasiadis bir kez daha anlaşma olamayacağını söz konusu mülakatında ortaya koymuştur.

Mevcut durumda çözüm hayaldir

Rum Hükümet Sözcüsü Nikos Hristodulidis ise Simerini gazetesindeki söyleşisinde "Kıbrıs sorununda anlaşma sağlanması için tam bir zaman ufkunun belirlenmesinin şu anda çok güç olduğunu" belirtmiştir. Hristodulidis, müzakere masasındaki son gelişmelerin gösterdiği gibi ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'nın son dönemdeki açıklamalarının, önemli konularda yeteri kadar anlaşmazlık noktasının var olduğunu ortaya koyduğunu, buna bağlı olarak müzakere masasında yapılacak daha çok çalışma bulunduğunu ifade etmiştir.

Diğer taraftan Güney Kıbrıs'taki "Lefkoşa Üniversitesi/IMR" tarafından, Simerini gazetesi hesabına gerçekleştirilen ankete göre, Rumların yalnızca yüzde 6'sı bu yıl çözüm olacağına inanmaktadır. Ankete katılanlar, kendilerine yöneltilen "2016'da Kıbrıs sorununa çözüm bulunacağına inanıyor musunuz" sorusuna yüzde 25 oranında "kesinlikle hayır", yüzde 40 oranında "muhtemelen hayır", yüzde 25 oranında ise "muhtemelen evet" yanıtını vermiştir. Buna benzer bir anket Kuzey Kıbrıs'ta yapılsa benzer sonuçların alınması olasıdır. Türk tarafının ekseriyeti de çözüm ve anlaşma olacağına inanmamaktadır.

Çözüm ve anlaşma konusunda tarafların tezleri arasındaki uçurum sürmektedir. Her iki halkın da çözüme olan inançları zayıftır. Böyle bir durumda izlenmesi gereken en doğal yol iş birliği olanakları üzerinde çalışmaktır. Daha önce açıklanan birçok Güven Yaratıcı Önlem'e yenileri de eklenmeli ve süratle devreye sokulmalıdır. İki bölgenin elektrik sisteminin birleştirilmiş olması ilerisi için önemli bir adımdır. GSM şebekelerinin biran önce birleştirilmesi de gereklidir. Kıbrıs etrafındaki doğal gaz ve petrol ile Türkiye'den getirilen su, taraflar arasında iş birliğini pekiştirecek unsurlardır. Türkiye, Yunanistan, İsrail ve Mısır'ı da içine alabilecek bölgesel iş birlikleri muhakkak gündeme gelmelidir. Enerji, tarım, turizm ve eğitim konularında başlatılacak iş birlikleri taraflar arasındaki güven bunalımının zaman içerisinde asgariye inmesini sağlayabilecek ve bilahare her iki halkın da içine sindirebileceği bir çözüme ulaşılmasını sağlayabilecektir. Yoksa mevcut durumda bir anlaşma ve çözüm sadece fantezidir, hayaldir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş