Kıbrıs'ta Rum'a verilecek bir karış toprağımız yoktur

A+A-
Hüseyin Macit YUSUF

Kıbrıs'ta verilmekte olan kavga neyin kavgasıdır? Kıbrıs Türkü ne için direnmektedir? Mukavemet neden devam etmektedir? Varoluş mücadelemiz niye bitmemiştir? Kıbrıs sorunu neden çıkmış ve niye sürmektedir? Müzakerelerden niye sonuç alınamamaktadır? Kıbrıs'ta çözüm niye imkânsızdır? Bütün bu ve benzer soruların en doğru ve en anlamlı cevaplarını içinde bulunduğumuz 21 Aralık Milli Mücadele ve Şehitlerimizi Anma haftasında almak mümkündür.

Soykırım yapacaklardı

Rum-Yunan ikilisi 1960'ta kurulan ve Kıbrıs Türkleri ve Rumların eşit ortaklığına dayanan "Kıbrıs Cumhuriyeti'ni" içlerine sindirememiş ve Megali İdea ülküsünün emrettiği doğrultuda hareket ederek Enosis hedefine ulaşmak için sinsi planlarını devreye sokmuştur. Tarihe Kanlı Noel olarak giren Rum vahşeti masum insanlarımıza yönelik katliamların ilki ve sonuncusu olmasa da en önemlilerinden biridir. Türk kanı içmeye yeminli Makarios'un devreye soktuğu Akritas Planı ile Kıbrıs Türkünün saatler içerisinde tamamen yok edilmesi hedeflenmişti. EOKA'cı Rumlar bir gecede Kıbrıs Türklerini doğrayıp, katledip Enosis'i gerçekleştirmek üzere saldırıya geçtiler. Önüne geleni; çoluk çocuk, genç yaşlı demeden öldüren eli kanlı Rum milislerin emellerine ulaşması, kahraman mücahitlerimizin, adada konuşlandırılan Türk Alayı, mukavemetçi Kıbrıs Türkü'nün destansı direnişi ve Türkiye'nin anında müdahalesi ile önlenmiştir. Kıbrıs Türkü mutlak bir soykırımdan kurtulmuştur.

Yeni tezgâh peşindeler

Rum vahşeti 1964 Mart'ına kadar devam etti. Kıbrıs Türkleri 103 köyden göç etmek zorunda kaldı. Adanın yüzde 3'ünde yaşam mücadelesi '1974 Mutlu Barış Harekatı'na kadar devam etti. Kıbrıs Türkü insanlık dışı şartlarda yaşam savaşı verdi. Anadolu'dan gelen yardımlar olmasa o zorlu yılları atlatmak bilmem mümkün olur muydu?

Rum aynı senaryoyu bir kez daha 1974'te denedi ve boyunun ölçüsünü aldı. 1974'teki soykırım bu kez ancak kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri'nin fiili müdahalesi ile önlenebildi. Cennet adamız 1974'te Rum-Yunan ikilisinin bir oldu bitti yaratarak Enosis'i gerçekleştirme teşebbüsü nedeniyle bölündü. Adanın yeniden birleştirilmesi için sürdürülmekte olan gayretler boşunadır. 1964'teki olaylardan beri görüşmeler sürmektedir. Ne var ki Rum-Yunan ikilisinin adayı Yunan yapma sevdası, olası bir anlaşmayı ve çözümü engellemektedir.

Bakınız daha birkaç gün önce faşist Rum lider Anastasiadis toprak tavizi almadan anlaşma olmayacağını bildirmiştir. Rum tarafı, Kıbrıs Türkünü yeniden evinden barkından vazgeçmeye zorlayacak yeni bir tezgahın peşindedir. Faşist EOKA'cı Anastasiadis Maraş'ı, Güzelyurt'u, Girne'yi, Mesarya'yı, Karpaz bölgesini ve daha birçok bölgeyi istemektedir. Kıbrıs Türkünü yersiz yurtsuz, malsız mülksüz bırakma girişimi muhakkak sonuçsuz kalacaktır. Kıbrıs Türkünün vereceği taviz yoktur. Geçtiğimiz hafta yazdığım gibi Rum Türk askerinin adadan gitmesini, Anavatan Türkiye'nin garantörlüğünün ortadan kaldırılmasını, Rum göçmenlerin evlerine ve mülklerine dönmelerini, Türkiye'den adaya gelenlerin geri gitmelerini, Kıbrıs Türkünün devletimiz KKTC'den vazgeçerek Rum ağırlıklı bir yönetim altında ve ikinci sınıf vatandaş olmayı kabul etmesini talep etmektedir.

Kıbrıs Türkü, Rum talepleri karşısında mukavemetini sürdürmektedir. Direniş sürmektedir. Varoluş mücadelesi devam etmektedir ve edecektir.

***

 21 Aralık Millî Mücadele ve Şehitler Haftası'nda bu vatan toprakları için hayatlarını seve seve feda etmiş kahraman Mukavemetçi Şehitlerimiz ve Gazilerimiz ile Varoluş Mücadelemizin liderleri Dr. Fazıl Küçük ve Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın aziz hatıraları önünde saygı ile eğiliyorum.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları