Kıbrıs'ta yeni yılda eski oyun mu?

A+A-
Hüseyin Macit YUSUF

Rum basınına yansıyan haberlere göre Birleşmiş Milletler çevrelerinin, Güney Kıbrıs'taki başkanlık seçimlerinin hemen ardından önümüzdeki Haziran ayına kadar Kıbrıs sorunuyla ilgili bir gelişme olmasının beklendiği bildirilmektedir. Fileleftheros gazetesi "Çarçabuk Çözüm İçin Senaryolar" başlığıyla manşetten verdiği ve iç sayfalarında aktardığı haberinde, "güvenilir kaynaklara" göre, BM'nin yüksek mercilerinde, Kıbrıs sorununda, baskı unsurlarını değerlendirerek bir sahnenin şekillendirilmesi yönünde fikrin görüşülmekte olduğunu yazdı. Bu arada Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis'in her an görüşme masasına dönmeye hazır olduğunu birkez daha gündeme getirmesi müzakerelerin seçimlerden sonra başlayacağının kuvvetle muhtemel olduğunun bir göstergesi olarak görülebilir.

Geçtiğimiz günlerde katıldığı bir anma töreninde konuşan Enosisçi Anastasiadis, Kıbrıs sorunuyla ilgili açıklamalarda bulunarak, anlaşmanın ardından yıkılacak bir çözüm istemediklerini söyledi. Barışçıl bir diyalog yoluyla, Kıbrıs sorununa adil ve sürdürülebilir bir çözüm bulunmasını istediklerini ifade eden, rol yapmada usta artist Anastasiadis, çözümle, vatanın yeniden birleşme; "işgalden", garantilerden ve müdahale haklarından kurtulma; Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumların barış içerisinde yaşamasına yönelik koşulların yaratılması gerektiğini belirtti. 

Yalan-yanlış konuşma uzmanı Anastasiadis, 43 yıldır Kıbrıs Rum tarafı olarak gösterdikleri sözde iyi niyete, kendisinin ve kendinden önce gelen Rum Yönetimi başkanlarının gösterdiği çabalara rağmen, Türk uzlaşmazlığının, Kıbrıslı Rumlar tarafından kabul edilebilecek bir çözüme ulaşılmasını engellediğini iddia etti. Kıbrıslı Türklerin aracılığıyla Türklerin değil, Kıbrıslıların hükmedeceği gerçek, bağımsız bir devlet istediklerini söyleyen  palavracı Anastasiadis,  iki toplumlu diyaloğa başlamaya hazır olduklarını kaydetti. "İç boyutlarla ilgili konuşalım, tüm anlaşma olanaklarını tüketelim" ifadesini kullanan Anastasiadis, gerçekleri tamamen çarpıttığı açıklamasında Ankara'nın gerçek niyetini saptamakta 15 günlük görüşmeler sürecinin son saatlerini beklememek için ise konferansa iyi hazırlanmak gerektiğini belirterek aklı sıra hem Türkiye'ye saldırdı, dalga geçti, hem de Kıbrıs Türklerini kışkırtmaya yeltendi.

Öte yandan, Alithia gazetesi de azılı Türk düşmanı Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Kocias'ın "Real News" gazetesine yaptığı açıklamaları aktardı. Gazeteye göre, Kocias, Kıbrıs sorunun yönelik müzakerelerin, sadece Yunan ve Kıbrıs Rum tarafının Kasım 2016'da ortaya koyduğu önkoşulların (yani sıfır asker-sıfır garanti) yerine getirilmesi durumunda başlaması gerektiğini iddia etti.

Rum-Yunan ikilisinin yeni bir süreç için kolları sıvadığı ve sırf uzlaşmaz taraf olmadıklarını göstermek adına müzakere masasına yeniden oturmaya hazırlandıkları, yani eski tiyatroda eski oyunu yeniden sahnelemeye ve bize izlettirmeye çalışacakları anlaşılmaktadır. Sıfır asker sıfır garanti söylemlerinin bol olacağı, Rumların yeniden kuzeye dönecekleri hayalinin yansıtılacağı, Kıbrıs sorununun bir işgal sorunu olduğu yalanının defalarca tekrarlanacağı, kısacası Türk düşmanlığının her türünün yansıtılacağı Anastasiaidis'in bu köhnemiş tiyatro oyununu tekrardan izlemek isteyen var mıdır?                                             

Müzakere sürecinin çöktüğü ve başlamasının düşünülmediği, en azından mevcut parametrelerle başlamasının düşünülmediği, KKTC ve Türkiye yetkililerince, özellikle 7 Temmuz'da çöken 5'li Konferans sonrasında defalarca açıklanmıştır. En son,KKTC'nin 34'üncü kuruluş kutlamaları çerçevesinde düzenlenen törende konuşma yapan Türkiye Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı Kıbrıs İşlerinden Sorumlu Bakan Recep Akdağ, müzakerelerin geleceği ile ilgili açılımda bulunmuştu. Akdağ'ın törende "Crans Montana'daki görüşmelerin, Rum Yunan ikilisinin uzlaşmaz ve gerçeklerden uzak tutumu sebebiyle sonuçsuz kalmasının ardından, 2008 yılında başlayan müzakere süreci sona ermiştir. Bu durum Rum tarafının adadaki yönetimi, Kıbrıs Türkleri ile paylaşmaya niyetinin olmadığını bir kez daha göstermiştir. Rum tarafı arkasına aldığı Avrupa Birliği'nin yandaş tutumlarıyla şımarık bir çocuk gibi davranmayı artık bırakmalıdır" sözleri, artık müzakereler sayfasının kapandığını ve Rum-Yunan ikilisinin son 50 yıldır sahneledikleri oyunun bittiğini ortaya koymuştur. Umarım ki Rum basınının BM kaynaklarına dayanan haberleri asılsızdır ve Anastasiaidis'in yeniden oynamaya  hazırlandığı tiyatro artık kapılarını ebediyen açamayacak, biz de her satırını ezberlediğimiz bu Yunan oyununu bir kez daha izleme işkencesine katlanmayacağız.

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları