Kılıçdaroğlu, darbecilerle temas kurdu!

Kılıçdaroğlu, darbecilerle temas kurdu!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbe girişimi sırasında Atatürk Havalimanında yaşananlara ilişkin görüntüler yayımlandığını belirterek, "Kılıçdaroğlu'nu alan araba geliyor, tanktakilerle görüşmeler yapıyor, sonra oradan ayrılıyor" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kral FM, TRT FM ve bazı yerel radyoların ortak yayınında Mehmet Akbay'ın gündeme ilişkin sorularını cevapladı.

SİSTEMLER BAKİDİR

"Kılıçdaroğlu diyor ki: 'Bu yetkileri, 18 maddelik anayasa geçsin, tamam. Sayın Erdoğan var olduğu sürece kullansın, ondan sonra geri devretsin. Biz Sayın Erdoğan'ın bu yetkileri kullanmasına karşı değiliz. Kendisi kullanabilir ama kendisinden sonra bu yetkileri devretsin.' gibi açıklaması oldu. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu yöneltilen Erdoğan, "Bu, bir defa anayasal bir sistemde, bir hukuk devletinde çok saçma sapan." dedi. 

"Sizden o da memnun galiba anladığım kadarıyla." şeklindeki değerlendirme üzerine Erdoğan, şöyle konuştu:

"Memnun olur veya olmaz, o ayrı bir konu da bu teklif bir defa saçma sapan bir teklif. Ben Tayyip Erdoğan olarak kendime bir sistem istemiyorum ki benim böyle bir derdim yok. 'Bu ülkenin geleceğini kurtaracak bir sistemi inşa edelim.' diyorum. Niye? Ben faniyim, ben baki değilim ki ama sistemler bakidir. Bizim derdimiz burada bu. Sayın Kılıçdaroğlu'nun öyle lafları var ki ne ipe gelir, ne sapa gelir. İki de bir mesela tek adamlıktan bahsediyor. İki de bir tarafsız olmaktan bahsediyor. Mesela hem parti genel başkanı hem cumhurbaşkanı olmak, bunun doğru olmadığından, nasıl tarafsız olacak, bunlardan bahsediyor. Şimdi bunlardan bahseden bir kişiye ben ancak şunu söylerim."

O ADAMI BİR DAKİKA TUTMAM

CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt'un halk oylamasıyla ilgili açıklamalarını anımsatan Erdoğan, "Terör estirme noktasında asıl terörü estiren kim, biliyor musunuz? Şu anda CHP zihniyetinin Konya Milletvekili. Ne yapıyor? 'Eğer evet çıkarsa İzmir'den denize dökeceğiz.' diyor. Sayın Baykal, 'Hayır çıkarsa adeta denize dökmüş kadar mutlu olacağız.' diyor. Peki Genel Başkan Kılıçdaroğlu, 'Denize dökeceğiz.' diyen o adama kesin ihraç talebiyle acaba parti içinde bir disiplin işlemi yaptı mı? Yapmadı." diye konuştu.

Programda CHP Milletvekili Bozkurt'un söz konusu ifadelerinin olduğu ses kayıdının dinletilmesi üzerine Erdoğan, şunları söyledi: 

"Bir defa millet iradesine saygısı yok, önce bunu öğrenmesi lazım. Bugün millet iradesine saygılı olan bir yerdir. Bu zihniyet, bu kafa yapısı Samsun'a giremez. Samsun'dan ne kadar 'evet' çıkacak, ne kadar 'hayır' çıkacak, 16 Nisan akşamı göreceğiz. Sivas, Amasya, buralarda bile gereken dersi alacak. Sakarya, gereken dersi bunlara verir. Dün İzmir'deydik biz, bekledim ben belki gelir, denize dökerler diye. Gelseydi, dökseydi. İzmir bambaşka. Sen ne dediğinin farkında mısın? Bunlar tam gerizekalı. Partimin içerisinde böyle bir adam olacak, ben genel başkan olacağım, o adamı bir dakika tutmam orada. 

Senin bir defa milli iradeye saygın olması lazım. Sen karşı düşüncede olan birisi için nasıl böyle çirkefçe, adi bir ifadeyi kullanırsın? Hemen bu adamı partinden uzaklaştıracaksın, bu kadar basit. Bu adam daha siyaseti öğrenmemiş. Asıl emperyalist kendisi çünkü karşı düşünceye tahammülü yok. Faşist kendisi, karşı bir düşünceye tahammülü yok."

TANKLARIN YANINA GELİYOR

Kılıçdaroğlu'nun, bir televizyon kanalında yaptığı söyleşide "Haber gelseydi, ben havalimanından ayrılmaz, orada beklerdim." dediğini anımsatan Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun daha önce de "Darbe olsa ilk defa tankın üzerine ben çıkarım." dediğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun 15 Temmuz gecesi 23.15-23.30 aralarında Atatürk Havalimanı'nda olduğunu ifade ederek, kendisinin o sıralarda Marmaris'te bulunduğunu, facetime ile "halkı meydanlara çağırdığını" hatırlattı.

Havalimanına 03.00-03.30 sıralarında geldiğini belirten Erdoğan, "Fakat çok ilginçtir, VİP'te beyefendi. NTV'deki programda, 'Eğer bizi haberdar etseydiler, ben beklerdim.' diyor. Fakat çok daha ilginci, şimdi yeni düştü bunlar, VİP'teki bütün kameralara takıldı, o kameralarda tankların yanına Kılıçdaroğlu'nu alan araba geliyor ışıldaklarıyla falan özel, tanklardaki ve onların yanındakilerle görüşmeler yapıyor. A Haber'in yayınlarında bu görüntüler var. Ondan sonra onlar, çıkıp Bakırköy Belediye Başkanlığına geliyor." diye konuştu.

"Darbecilerle bir teması mı söz konusu?" sorusu üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:

"Teması söz konusu. Işıldakları olan araçlarla geliyorlar, tankların etrafında, iki tanktan bahsediyorlar, onlarla orada görüşmeyi yapıyor ve o görüşmeden sonra oradan ayrılıyor. Demek ki danışıklı dövüş. Öbür tarafta, bizim Safiye bacımızı bu alçaklar, namussuzlar, tankların yanına geldiği zaman elinden tutuyorlar, telefonunu alıyorlar, savuruyorlar, kendisini itiyorlar, kakıyorlar, taciz ediyorlar, bu tür şeyleri yapıyorlar ama Kılıçdaroğlu beyefendiye anlaşmış olarak, 'Hadi sen gidebilirsin.' deyip ona yol veriyorlar. Vatandaşlar öbür tarafta Devlet Konukevi'nin olduğu yerde, orada on binlerce insan var. Niye oraya gitmiyorsun? 'Beni çağırsaydı giderdim.' diyor, bırak yalanı, hayatın yalan. Sen oradan Bakırköy'e gidiyorsun." 

Kılıçdaroğlu'nun "kontrollü darbe" sözünün sorulduğu Erdoğan, "Kontrollü darbe ifadesi, kontrollü bir danışıklı dövüşü kimlerle yaptığının en güzel ifadesi. Çünkü bu koltuk, kontrollü bir koltuktur, oturduğu koltuk. Ve bu oturduğu kontrollü koltukta, oraya kasetle geldi, kasetle de gidicidir, kalıcı değil. Ama dürüst değil bu adam. O akşam oradan kaçıyor gidiyor. 7 Ağustos'ta biz Yenikapı buluşması yapıyoruz. Ben özel kalemime talimat veriyorum, diyorum ki 'Sayın Kılıçdaroğlu'nu ve Sayın Bahçeli'yi davet edin beraber buluşalım.' HDP'yi davet etmedim." yanıtını verdi. 

YENİKAPI RUHUNA UYGUN YÜRÜTÜYORUZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Havalimanında böyle iletişim kurduğunu bilseydiniz davet eder miydiniz?" sorusu üzerine, "Kesinlikle davet etmezdim. Niye? Darbecilerle anlaşmış olan birisini nasıl davet ederim? O gece orada durmadan bastırıp Bakırköy'e giden birisini nasıl davet ederim? Nitekim biz davet ediyoruz, kendisi olumsuz cevap veriyor. Fakat daha sonra öyle zannediyorum ki birçok baskılar oldu, bu baskılar neticesinde son anda bize cevap geliyor ve Yenikapı'ya geliyor. Biraz geçtikten sonra 'Ben Yenikapı buluşmasını kabul etmiyorum.' mealinde bir şeyler söyledi." karşılığını verdi.

Yenikapı buluşmasını, o ruha uygun olarak MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile yürüttüklerini belirten Erdoğan, bunda ülkenin ortak menfaatinin bulunduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyaset uzlaşmaysa, dürüst bir rekabetse bunu Kılıçdaroğlu'nun da yapması gerektiğini ifade etti.

ARKASINDA DURURUZ

"17/25 Aralık bir milat mıdır sizin açınızdan?" sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sadece o değil tabii, başka konular var ki onun önüne de sarkıyor. Ama bu dediğim benim özellikle Bank Asya ile ilgili, Bylock'la ilgili olan süreç. Bu sürecin içerisinde Bank Asya'yı ayakta tutmak üzere oraya ciddi manada Feto'nun çağrısı üzerine para yatıranlar, işte şu anda yargının ağındadır. Kim olursa olsun, asker, polis, sivil hepsiyle ilgili olarak bir çalışma başlatılmıştır ve şu anda içeride binlerce kişi varsa, bunun hepsi de şu anda bunun hesabını ödüyorlar, ödeyecekler." dedi.

Recep Tayyip Erdoğan, "Suçsuz olanları da takip ediyor musunuz?" sorusuna karşılık, daha yeni 400'ün üzerinde kişinin işe iade edildiğini, bundan önce de olduğunu söyledi.

  • Yorumlar 19
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Günün Karikatürü
    Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş