Kılıçdaroğlu'ndan çarpıcı açıklamalar

Kılıçdaroğlu'ndan çarpıcı açıklamalar
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 'Adalet yürüyüşü'nün 15. gününde canlı yayında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

CHP liderinin açıklamalarından satır başları şöyle;

– Bir ülkenin Başbakanı ve Cumhurbaşkanı “Gelecekler seni yargılayacaklar” gibi sözler asla doğru değildir. Biz kendi içimizde huzur içinde yaşamamız gerekir. Eylemler yapabiliriz ama onu kendi kuralları içinde gerçekleştirmemiz gerekiyor.

– Bizim söylemlerimizle FETÖ’nün söylemlerini karşılaştıracaklarmış. Aynı menzil sözünü söyleyen ben değilim, onlar. Siz Gülen cemaatinden şikayet ediyorsunuz. Gülen cemaatini devletin içine yerleştiren ben miyim? Bir kişi vali olacaksa, kaymakam olacaksa önce Pensilvanya’ya gidiyorlardı. Keşke öyle bir araştırma yapsalar da biz de bilsek biz ne söylemişiz, onlar ne söylemiş diye. Bir ülkede bir kişi cumhurbaşkanı unvanını taşıyorsa söylemlerine dikkat etmesi gerekiyor. Sizin hakiminiz var sizin savcınız var alırsın yargılarsın. Vallahi çok mutlu olurum. Bizim önergelerimiz var konuşmalarımız var. Vallahi merak ediyorum hangi söylemlerimizi alacaklarmış. Ben değilim ki aynı örtüşen sözleri söyleyen onlar…  “Hakimler seni de çağırır..”

– Gülen cemaatini devletin içerisine yerleştiren kim? Ben miyim? Devletin Emniyet Müdürleri’nin yüzde 60’ı FETÖ’cü ise bunların tayinini ben mi yaptım?

– 1960 darbesinde çocuktum. 1971-1982 darbelerini yaşadım. O darbelerde yaşananların benzeri bu darbe de var. Hepsini söyledim hepsini anlattım. İktidar partisi soruşturmayı değil, araştırmayı değil, kapatmayı seçti.

– ‘Bir partinin genel başkanı konuşuyor, bunun bir yolunu bulup sesini keselim’ şeklinde bir arayış var. Biz bunlardan çekinir miyiz, asla. Biz ne söylüyorsak kamuoyu önünde gayet net söylüyoruz. Düşüncelerimiz neyse gayet açık söylüyoruz. Söz verdiysek sözümüzün arkasında dururuz. ‘Hakimler, savcılar seni de çağırır. Çağırsa ne olur? 138. madde hakimlere, savcılara talimat vermek pozisyonunda olanlar için getirilmiştir o madde. Ben yargıya nasıl talimat vereceğim?

– Bakın kontrollü darbeden şunu kast ediyoruz. Bilinen, önlenmeyen ve sonuçlarından yararlanılan darbeye kontrollü darbe denir. Türkiye şu anda bir sivil darbenin içindedir. “Hangi önlemleri alacaksınız parlamentoya getirin, hemen önlemleri kararları alalım” dedik. Hayır dediler.

– Emin olun şunu hiçbir zaman yadırgamam… Bu iktidarı yadırgamam… Efendim bir parti başkanı bizi eleştiriyor şunun sesini kısalım. Bazen Adalet Bakanı bazen de başka bir bakan söylemesi gayet doğal geliyor bana.

– Açlık grevi yapan iki öğretmen var, ne ilgileri var FETÖ ile. Yüzlerce örnek verebilirim. Biz adaleti savunuyoruz. Siyasetçiler suçluyu belirleyemezler. Biz suçlunun kim olup olmayacağını siyasete bıraktık. Savcı hemen iddianameyi hazırlıyor, hakim hemen kararını veriyor.

– Ben üç darbeyi yaşadım. O darbe döneminde yaşananların bir benzeri bu dönemde de var. Hepsini söyledim. 15 Temmuz’un soruşturulması lazım ama iktidar bunu araştırmayı değil, kapatmayı yeğledi.

– Darbeyi en iyi bilen iki kişi Meclise gelmiyorsa demek ki iktidar 15 Temmuz darbesinin aydınlanmasını istemiyor. Bir savcı bunları aydınlığa çıkarmaya çalışıyor. Bu darbenin içindeki iki kişiyi çağırıyor bilgi için.. Ama siz bu savcıyı görevden alıyorsunuz. Bir başka savcı bu kişinin ifadesini almak istedi. Bu kişi MİT kadrosuna alındı. Başbakan izin vermeden ifade alamazsın yani.

– İki tane 15 Temmuz var. Biri sokağın, ikincisi Saray’ın 15 Temmuz’u. İlkini bende destekliyorum. İkincisi bu darbeden faydalanıp tek adam olan, devlet benim diyen pozisyona taşıyan durum.

– Bir Başbakanlık müşaviri darbenin olduğu akşam niye Adil Öksüz’le görüşür? Savcı çağırılıyor sonradan diyor ki Kuran’dan bana ayet okudu ben bunu yapmadım diye… Türkiye ilk defa bir sivil darbenin ortasındadır.

– Dönemin Özel Kuvvetler Komutanı açıklama yaptı. Bu tür durumlarda derhal bir kışlada toplanılır darbeyi önlemek için önlemler kararlar alınır diye. Ama öyle bir şey yapılmadı. Bilinen, önlenmiyor ve sonuçlarından yararlanılıyor. Ben bu darbeyle ilgili çok sayıda karanlık nokta olduğunu biliyorum.

– Bazı bölümler çıkarılıyor mahkemeye veriliyor. Hurafeye göre iddiamı yazılır. Ama Adalet Bakanı diyor ki bunları çıkarın. Sayın Cumhurbaşkanı ne diyor. ‘Biz tabi diyor üç ayrı yerde üç uçak tutuyorduk.’ O zaman önceden haberiniz var. İşte bilinmeyen pek çok şey var.

– MİT’in FETÖ’cüdür diye tanımladığı kişiler halen şu anda da görev başında.

– 15 Temmuz’dan sonra demokrasi konusunda güzel bir atmosfer ortaya çıkmıştı. Sonra 20 Temmuz geldi. İlk kararnameye itiraz ettik. Askeri hastanelerin kapatılması…

NEDEN BAŞLATILDI BU YÜRÜYÜŞ

15 Temmuz’dan sonra.. Türkiye’de çok güzel bir iklim oluştu. Sayın Başbakan bizi ziyaret etti, biz ettik. Sonra 20 Temmuz geldi. İlk çıkardıkları kararnameye itiraz ettim. Kışın arabaya takacağınız lastiğe bile kararname. Saray’a gittik yargı bağımsızlığı konusunda görüş birliğine vardık. İki toplantıdan sonra bir daha yapılmadı. OHAL için Binali Bey dedi ki “Çok kısa süre için bunu uygulayacağız.” Çok kısa sürenin dedikleri bundan sonra Kanun Hükmünde Kararnamelerle Türkiye yönetilecek. Devlet kin ve öfkeyle hareket etmez. Buna benzer pek çok konuda söz verdiler. Son toplantıda dedim ki “Kararname çıkarmanın cazibesine kapılmayın.” Ne bakanların ne de Başbakan’ın iradesi var. Hiçbirinin yok.

– Milletvekilleri tutuklandı. Meclis Başkanı’nı ziyaret ettim. Milletvekilleri tutuklanmaz yargılanır. Söz verdi ben bu konuda anayasa hukukçularından görüş alacağım. Sonra hastalandı. Sonra öğrendim hiçbir görüş alınmamış.

– Saray ne derse ona göre parmak kalkıyor ona göre kara alınıyor. Almanya’da da bir zamanlar Führer ne düşünüyorsa yargıda ona göre kararlar alırdı.

– Söylediğim her şeyi kulaklarımla duyan birisiyim. Yenikapı’ya gittim. 12 madde saydım. Yargı bağımsızlığı, suçluların suçsuzlarla ayrıştırılmasını, devletin öfkeyle hareket etmemesini söyledim. Bir tek ben konuştum orada bunları.

– Biz bir siyasal partinin kapatılmasını istemeyiz. Biz hata yapmadık demiyorum. Hata insana ait bir şeydir. 28 Şubat süreci de doğru bir şey değildir.

– Adalet Yürüyüşü’nde CHP bayrağı göremezsiniz. Adalet kim haksızlığa uğradığını düşünüyorsa buna katılabilir. Kemal Kılıçdaroğlu olarak yürüyeceğim dedim. Her partiden insan var.

– Muhsin Yazıcıoğlu dosyası kapatıldı. Gerçeklerin ortaya çıkmasını istiyorsan yürüyeceksin. Bizim yürüdüğümüz güzergah AKP’nin en çok oy aldığı bölgelerdir. Tepkilerden çok destek gördük bu yolda.

– Kim haksızlığa uğradığını düşünüyorsa siyasi partiyi kullanmaksızın. Adalet yok bu ülkede her alanda adaletsizlik var.

– FETÖ’nün siyasi ayağı ortaya çıkmıyor. Çıkmıyorsa mevcut iktidar FETÖ ile işbirlşiği içindedir. Efendim bizi kandırdılar. Siz çocuk musunuz? Biz 15 temmuz darbe girişiminin bütün ayrıntılarıyla ortaya çıkmasını istiyoruz. 249 kişi hayatını kaybedecek. Arkasında kimin olduğunu öğrenemeyeceğiz. Darbecileri kim oraya getirdi. Ben bunun hesabını soracağım.

– Kalın bir dosya… O dosyanın içinde ordunun içindeki FETÖ yapılanması tek tek yazılmıştır. Devlet biliyordu kimin ne yapacağını gayet iyi biliyordu. Aynı ipte yürüyen iki cambazdan biri düştü işte. Ama siz alıyorsunuz bildiğiniz halde tek tek yerleştiriyorsunuz. Siyasi ayak çıkmadan bu dava bitmez. Üç tane paşayı içeri atmışsın hiçbir önemi yok.

– Bizim partimizde demokrasi var. O partinin kurallarına uyulur. Uymazsanız ayrılırsınız.

– İktadarın bunu yapacak kapasitesi yok ki iradesi de yok. Ama biz bunu yapmakla yürümekle toplumdaki korku gömleğini yırttık. Biz Ankara’dan İstanbul’a bunun için yürüyoruz.

– Akın Öztürk’ün eşi Genel Merkeze geldi ama biz kabul etmedik. Bilmiyoruz ki kimin ne olduğunu, yaptıkları eylemlerden rahatsız olduk hemen çıkardık. Tanımıyorsam ne yapabilirim. Adalet isteyen herkes gelecek. Maltepe’de miting yapacağız şimdi kim kimdir nereden bilelim?

– Enis Berberoğlu büyük bir ihtimalle bizi izliyordur. Buradan selamlarımızı yolluyoruz. Enis Bey iyi bir gazetecidir, çalışkan bakanımızdır. Haksızlığa uğradığına yürekten inanıyorum. Umarım düzelir her şey…

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Günün Karikatürü
    Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş