Kılıçdaroğlu'nun kim olduğunu tanıyalım...

A+A-
Altemur KILIÇ

CHP’li Kemal Kılıçdaroğlu ile AKP’li ’Mir’ Dengir Fırat arasındaki tartışma konusunda, kimin “galip geldiği” hususunda kanaatimi, yazmıştım... Kamuoyunun da kanaati, muhtelif oranlarda aynı; Kılıçdaroğlu hükmen galip. Bu “eskrim” maçında “epelerin”  uçlarında düğmeler vardı-kan akmadı, ama şimdi gerçek eskrim maçlarında olduğu gibi, her vuruş elektronik olarak, “sayı” kaydedilseydi Kılıçdaroğlu’nun vuruşları daha çok olduğu için Kılıçdaroğlu, muhakkak sayı hesabıyla muzaffer ilan edilirdi... Bu gerçeğe rağmen  “malûm” medyanın, hâlâ Fırat’ın kazandığını yazmaları, bana gene Ziya Paşa’nın “terkibi bendini” hatırlatıyor: “Siz âlemi kör, herkesi budala mı sanıyorsunuz!”  
Kemal Kılıçdaroğlu kim? Kim olduğu hususunda, bir okuyucumdan aldığım bilgileri aynen aktarıyorum:
“Kemal Kılıçdaroğlu... Eski hesap uzmanı... Eski SSK Genel Müdürü... Aynı dönemde çalıştık. Arkadaşlığından gurur duyduğum bir bürokrattı. Şimdi CHP milletvekili... Dürüstlüğüne -ihtiyacı yok ama- kefil olduğum bir insan... Dürüstlüğü konusunda emin olmamı sağlayan birçok olay var. Ancak bunlardan biri var ki... Bana bir projeyle geldi. Teknik bir konu olduğu için ne kadar anlatabilirim bilemiyorum...
Şöyle özetlenebilir herhalde... Devletin sırtında çok büyük bir yük olan serum ve ilaçların maliyetlerini düşürecek çalışmalar yapmak için bana birlikte çalışmayı teklif etti... Çok memnun olmuştum doğrusu, çünkü benim bir hekim olarak bilme imkânım olmayan şeyleri, Kılıçdaroğlu hesap uzmanı olarak biliyordu... Ve bu tecrübelerini komplekssizce benimle paylaşıp, çözüme katkıda bulunmak istiyordu. İlâç Eczacılık Genel Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı’na bağlı olduğu için bu çalışmayı birlikte yapmalıydık. Ve bunda mutabık kaldık. Yalnız konunun engellenmemesi için bir süre gizli yürütmeliydik. Tabii gizlilik şartı bizim için zaman kaybına neden oluyordu. Zamanımız yetmedi ve hükümet yıkıldı bir süre sonra! Bunları neden anlattım? Bugünkü açıkoturumu değerlendirirken Kılıçdaroğlu’nun kimliğinin bilinmesi gerektiğini düşündüm... Onun sıradan biri olmadığını, misyon adamı olduğunu anlatmak istedim. Hepsi bu kadar...”
Anlayabilenler için “bu kadar” değil... Kılıçdaroğlu’nu, Türkiye’nin hâlâ yozlaşmamış kurumlarından birinin mensubunu anlatmış okuyucum! Böyle dürüst insanların karşısında ise kullanılmış otomobil satın almak istemeyeceğiniz siyaset “satıcıları” var!

Tuzak
Yenilgiyi, hazmedemeyenler şimdi CHP’ye bir tuzak kurmaktalar. Şom ağızlılar, şimdi Kılıçdaroğlu’nun zaferi üzerine, kendisiyle Baykal arasında genel başkanlık konusunda nifak sokmaya çalışıyorlar. Ama “yemezler”!
Tüm karşı “tarafın” liboş, yalaka ve çanakaların bir yüzünü Yeniçağ ortaya koydu... Bir belli zihniyetin, öteki “tarafın” aslında ne olduğu...
Eksik olmasın arkadaşımız Selda Öztürk Kay, bizzat Ahmet Altan’ın, 1985’te, Kadınca dergisiyle sohbette sapıklıklarının boyutunu ayrıntılarıyla açıklamış... Sapıklıkta, vatana ihanette “sınır” tanımıyor. Sapıklığın her türlüsünü mübah görüyor ve de anlaşılıyor ki bizzat uyguluyor!
Ama bu gerçek, öteki Taraf’ın, aslında ne olduğunu ortaya koyuyor!  TC’ye, Atatürk’e, TSK’ya  “dahledenler” işte bu gibiler!

NOT: Sevgili okuyucularım yarın bayram. Hepinizin Ramazan bayramını kutluyorum. Bu vesileyle 3 Ekim Cuma gününe kadar bayram izni rica ediyorum.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları