Kilis'e roket atan kamyoneti IŞİD'e kim verdi?..

A+A-
Ahmet TAKAN

Kilis'e önceki gün ikindi saatlerinden itibaren tekrar IŞİD füzeleri düşmeye başladı. Valiliğinin yaptığı resmi açıklamalara bakılırsa 2, bazı medya organlarına göre 3, benim bölgede görüştüğüm sağlam yerel kaynaklara göre; aralıklarla atılan 5 roket düştü Perşembe günü Kilis'e. 14 saatte Cerablus'a inmiştik, geniş bir alanı temizleyip güvenli bölge oluşturmuştuk. El Bab'a doğru ilerliyorduk... Ne oldu da acaba yine(?) burnumuzun dibinden 5 roket mermisi yedik!..

Bilgi kirliliği alabildiğine, bir o kadar da bilgi karartması var. Doğruları bilenler ya konuşmuyor ya da konuşamıyor... Malum sebeplerden dolayı! Haksız da sayılamazlar...

Fırat Kalkanı operasyonunun son günlerde hız kestiği, yavaşladığı gözle görülüyor. Doğrular, sahada yaşanan gerçekler neler?..

R. Erdoğan'ın, ABD'de Başkan Yardımcısı Biden'e söylediği sözlere dikkat kesilmek lazım;

"ABD Kobani'ye PYD için iki uçak dolusu silah indirdi bundan haberin var mı? Aynı şey daha önce de oldu. Yine Kobani'ye üç uçak indirdiler. Silahların yarısı DAEŞ'e yarısı PYD'ye gitti."

Biden, Erdoğan'a "haberim yok" demiş ama görüşme bittikten sonra bir odaya kapanıp gülme krizine girmiş olması büyük ihtimal!..

Hâlâ IŞİD'in ABD'nin manivelası olduğunu görmemek bilmemek için sokaklara çıkıp "biz aptal değiliz" diye bağırmak mı gerekiyor? Suriye'de IŞİD, kaç bölgeyi ele geçirdikten sonra çatışmasız olarak PKK/PYD'ye bıraktı?.. Parmaklarımızla bir daha tekrar tekrar sayalım mı?.. ABD, Kürt koridoru için   Türkiye'yi bariz şekilde oyalarken, tavşana kaç tazıya tut politikası izlemiyor mu?..

Lütfen dikkat kesilin!..

Fırat Kalkanı operasyonunun hemen ardından ABD özel kuvvetlerine mensup askerlerin bölgeye girmesinden dolayı sıkıntı had safhaya geldi. Önceki gün Kilis'e 5 roket atan kamyonetin burnumuzun dibine kadar gelip sonra nasıl kaçtığı çok tartışılır. Ayrıca, bu kamyonetin içindeki teröristlerin kimlikleri de çok sorgulanması gerekir?..

Asker çok sıkıntılı... ABD özel kuvvetlerinin bölgeye girmesinin ardından zayiatlarda artış olduğu söyleniyor. Bölgede, geceleri TSK destekli ÖSO vuruyor, gündüzleri ise IŞİD. El Bab'a ineceğiz derken tamamen temizlendiği iddia edilen bölgede köyler neredeyse saat başı el değiştirir hale geldi. Bu durumda TSK, El Bab'a nasıl girecek? Bir bakıyorsunuz elinizdeki bir köyün yanındaki iki köy IŞİD'in eline geçmiş. TSK arkasını ve yanlarını sağlama almadan nasıl El Bab'a ve oradan Rakka'ya gidebilecek?.

Ya, ÖSO bileşenlerinden dolayı TSK'nın boğuşmak zorunda kaldığı sıkıntılar?.. Kimi cepheyi terk eder gider.. Kimi "Coni istemiyoruz" bahanesi ile başka yerlere meyil eder... Ya, Ankara'ya ulaşan bilgilere göre; 500'er Dolar karşılığında IŞİD saflarına geçen bazı Arap bileşen unsurlarına ne derseniz!.. Bunlarda ABD parmağı olduğunu bilmek için kahin mi olmak gerekiyor?.. Hayır!.. Ankara'da devlet koridorlarında o provokatif kirli elin kimliği net olarak biliniyor. Yeni de değil ta başından beri. Şimdi, bu satırların hemen ardından bana yönelttiğiniz esas soruyu duyar gibiyim. Sadece şöyle cevap vereyim; "ah şu siyaset denen şeyin gözü kör olsun..."

***

Türkiye, güvenliği için Suriye topraklarında başlattığı terör ve terör örgütlerini temizleme operasyonunu tamamlayabilecek mi?.. Her şeyden önce Kuzey Suriye'de Kürt koridorunun önüne geçebilecek mi?..

Bu işler, Biden'e "haberin var mı" diye sorarak olmuyor. ABD özel kuvvetlerinin Fırat Kalkanı'nda sahaya girmesi hem IŞİD'e hem de PKK/PYD'ye yaradığı sahadaki gelişmelerden çok açık ortaya çıkıyor. Bir de Fırat operasyonunun başlangıç noktasının hatalı olup olmadığı ile ilgili çok derin tartışmalar yaşanıyor Ankara'da..

Gömleği giydikten sonra düğmeleri yanlış yerden mi iliklemeye başladık?.. Öyle görünüyor... Peki ne yapmak lazım?.. Tek tek geri söküp başa dönmek çare mi?.. Başka çözüm var mı?.. Gömleği yırtmak da mümkün!...

***

Tek başına Suriye'de sahada yaşanan sıkıntıları anlatmak fotoğrafı yarım değil çok eksik bırakır. Kuzey Irak'ta PKK ile Barzani'yi barıştırma hamlesini de iyi görmek lazım. HDP'nin gerçekleştirdiği ziyarette Selahattin Demirtaş "abi", Barzani de "kardeşim" diye hitap etmiş!.. Çapulcuların barışı (!) beni hiç şaşırtmaz. Genelkurmay eski istihbarat başkanı İsmail Hakkı Pekin, "Erbil'de de Barzani ile PKK arsında sıkıntı var. Barışabilirler tabii. Onun için gittiler büyük ihtimalle. Özellikle Barzani'nin aşiretlerine el atıyor, Irak'ta da kurtarılan bölgeler var, Sincar, Şengal'de. PKK'nın uzun ve orta vadede altını oyacağını biliyor. Kendisi lider olmak istiyor. PKK farklı bir şey; o Birleşik Kürt Federasyonu, onu kendisi kurmak istiyor. Onun için gitmiş olabilir, Barzani'nin de yardım etmesi için. Anlaşabilirler. Türkiye Barzani ilişkileri çok iyi ama bilemeyiz şartlara göre karar değiştirir. Güçlünün yanında olur. Türkiye'ye petrol satıyor şu anda ama bunların hepsinin değerlendirilmesi gerekiyor" diyor.

Bu köşeden sık sık yineliyorum bölücü terör örgütünün 6/7 Ekim hazırlıklarını.

İsmail Hakkı Pekin de, "ABD Türkiye'yi PKK ile masaya oturtmaya çalışıyor bu nedenle 6-7 Ekim olayları gibi olaylar, tehdit unsuru olarak kullanılıyor. Barzani ile ilişkilerin geliştirilmesi tehdit olarak kullanılıyor. Türkiye'nin kesinlikle Suriye'ye girmesi istenmiyor. Rakka konusu, diğer konular Türkiye'yi oyalamak için kullanılan konular" diye uyarıyor.

Yazarın Diğer Yazıları