Kiliseler ve camiler

A+A-
Rauf DENKTAŞ

Rum propagandasının baş aktörlerinden  Başpiskopos Hrisostomos siyaset sahnesini “süslemeye” devam ediyor. Şimdi de kendi kendine Konstantinopolis’in Ekümeni ünvanını vermiş olan İstanbul’daki Kaymakamlığa bağlı ve ona sorumlu Başpapazın davetlisi olarak “Konstantinopolis” te ahkâm kesmeğe gidecek. Bunları geçelim. Hrisostomos Kuzeydeki üç yüze yakın kiliseyi kendi parası ile tamir etmek istiyormuş. Dünyaya “Türk Vandalizmlinin harap ettiği Kiliselerden” bahsederek propagandasına devam ediyor. İstanbul’da da ayni haltı karıştıracağından kimse şüphe etmesin.

Daha önce de yazmıştım. Hatırlatmakta yarar vardır. 1975’te bana Avrupa Kiliseler Federasyonundan (veya Konfederasyonundan) on kişilik bir heyet gelerek cemaatları nüfus mübadelesi ile Güneye geçmiş olan Kiliselere sahip çıkmak istemişlerdi. Kıbrıs meselesinin 1974’de Türkiye’nin adaya gelişi ile başladığı zannındaydılar. Kiliselerin bir kısmını ambar veya ahır yapmışız, yıkılanlar varmış, diğerlerini de cami yapmışız. Bu nasıl olur muş?  Öfkeliydiler. Sabırla dinlediğim bu kişiler örgütlerinin Avrupa ülkelerinde çok güçlü olduğunu, hükümetleri etkileyecek durumda olduğunu da hatırlatmaktan geri kalmamışlardı.

Kıbrıs meselesini anlattım. Akritas planını önlerine koydum. Toplu mezarların resimlerini de göstererek soykırımını on bir yıllık bir sabırdan sonra Türkiye’nin evlâtlarını feda ederek önlediğini de anlattıktan sonra Türkiye Kıbrıs’a gelinceye kadar Türklerin terk etmek zorunda kaldığı 103 köyden ve Türk bölgelerinden 107 camimizi Rumların yerle bir ettiklerini gözleri önüne serdim. Camilerin listesini verdim. Nüfus mübadelesi ile Türkler Güneyden Kuzeye gelince, terk ettikleri köylerindeki camilerinin yakılıp yıkıldığını bilen bazı köylüler yerleştikleri yerlerdeki kiliselere zarar verdiler veya bunları ambar veya ahır olarak kullandılar. Ancak hükümetimiz derhal müdahale ederek bunun yayılmasını önledi ve Allah’a ibadet evi olan Kiliseleri Allah’a ibadet yeri olan camiler olarak kullandırdı. Rum tarafı yıkmış olduğu 107 caminin tazminatını verdiğinde biz de köylülerimize yeni camiler yapabileceğiz. Şimdilik durum budur. Bu kiliseleri cami olarak kullanmayı ret edersek, başlarına gelecek olan ambar veya ahır olarak kullanılmaktır. Neyi tercih edersiniz? dedim. Baf’taki yerle bir edilen Büyük Caminin arazisi oto park yapılmıştır. Bundan bile utanmadılar diye de ekledim.

Mahcup oldular. Bunları bilmiyorduk dediler. Kiliselerin cami olarak kullanılmasının koruma anlamına geldiğini görerek ayrıldılar. Allah’a şükürler olsun Anavatanın gayretleri ile birçok köyde yeni güzel camiler yapılmaktadır. Ancak Rum’dan alacağımızı bağışlamamalı ve Hrisostomos yalancısının bu konuyu aleyhimize istismarını gerçekleri yaymak suretiyle etkisizleştirmeliyiz. Kuzeyde kendi parası ile kilise tamiri Kuzeyin de kendilerine ait olduğunu kanıtlamak içindir. Cemaatsız kiliseyi tamirin başka anlamı yoktur. Papaz efendi veya barış meleği Hristofyas’ın gaspçı hükümeti 107 caminin parasını KKTC’nin Maliye Bakanlığına yatırdığında Papaz efendinin kiliseleri tamir konusu KKTC makamlarının gündemine gelebilir.     

Yazarın Diğer Yazıları