Kim bu emekli orgeneral?

A+A-
Behiç KILIÇ

Bir “belge” yayınladı, Ankara’yı kafa kafaya tokuşturdu, memleketin uleması başkentte başı kesik tavuk gibi ortalıkta yalpalıyor!.. Ahali dersen; zaten kafalar sersem sepelekti, iyice karışık vaziyette ve daha çok kötümser haldedir!..
Gazeteci Mehmet Baransu adlı genç bir adam... Matbuatın yıldızları da, büyük bir haset  içinde de olsa peşine takılmış durumda, ondan artan sarkan artıklarla zevahiri kurtarıp  “başarıdan” pay almanın derdinde, elindeki dokümanın anaforunda gündem sürükleniyor...
Ak Parti ile Hocaefendi’nin boynuna ilmik atmaya mı uğraştı asker, yoksa bir tezgah mı var, belge ne iş?!.
Sonra bu “belge” neden Mehmet Baransu’da?! Kim bu Baransu. Kimse kim, neyse ne, hangi ilişkisi varsa var, sonuçta matbuat sanayiini de tüm galaksileri ile iki seksen uzatıp peşine taktı, işi bağladı ya!..
Bundan sonra “belge”
naylon çıksa da, gündeme dair bir naylon belge olur ama “haberci” olarak akılda o olacak!..
Belge sağlamsa on numara üstü gazetecilik, helal olsun...
Anlaması çok mu zor?!.. Yoo!. Anlamak istedikten sonra!..
Haber yayınlanalı şunca zaman olmuş, elde mevcut bir doküman var, değerli zevat “doğruluğu” konusunda bir türlü karara varamadı henüz!..
Sabah Gazetesinin haberine göre “Taraf muhabiri Mehmet Baransu, kendisine belgenin istendiğine ilişkin resmi bir yazı gelmediğini, istenmesi durumunda bunu ileteceğini söyledi. Baransu, Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı’nın belgenin Genelkurmay’ca hazırlanmadığı açıklaması için de” Haberimin arkasındayım. Bu belge bana ulaşınca hemen yazmadım. Doğrulattıktan sonra yazdım. Genelkurmay’da çok yakın diyalogum olan insanlar var dedi...”  diye bir açıklama da var!..
Yani nasıl?..
Belgeyi yayınlayana neden,  “şu elindekini bir görelim” denilmemiş ki onca zaman!?.
Ne diyor gazeteci?.. “Genelkurmay’da çok yakın diyalogum olan insanlar var.” diyor. Daha ne desin, konuşuyor, “sorun bana size ne olduğunu anlatayım!” mı diyor?..
“Ben zaten bir nevi içinizdeyim!..” demek değil mi söylediği!!?


Emekli Orgeneral!..
Gazeteci Mehmet Baransu’nun “belge” haberi sonrası yaptığı haber de oldukça çarpıcı. “Genelkurmay Başkanı olamayan emekli bir orgeneralle”  yaptığı konuşmada da, kafalara dank edecek bilgiler mevcut!..
Baransu bu “emekli Orgeneral”le buluşuyor, bu durumu “Görüşmemiz yaklaşık 45 dakika sürdü. İlk 15 dakikamız, Taraf’ın yaptığı haberler ve karargâhta tanıdığımız ’ortak’ birkaç isim üzerineydi” diye aktarıyor.
O “Orgeneral emeklisi”  Taraf’a
 “Plandan haberim var”  diye başlayarak  anlatıyor.
“Ocak 2009’da hazırlıklarına başlandığını söylediği plandan, şubat ayında haberdar olmuş. Haberi kendisine ulaştıran isimler ise eski silah arkadaşları. Şubat ve mart aylarında planı yapan birim, üstlerine değişik taslak raporlar da sunmuş. Benzer senaryolar içeren başka raporların varlığından da söz etti görüşmemizde.” Benzer senaryolar “hakkında ayrıntıya girmemeyi tercih etti. İlk görüşmemiz olduğu için de konuyu fazla üstelemedim.”
Emekli general, “kanaat” bildiriyor; “Raporu hazırlayan Deniz Piyade Kurmay Kıdemli Albay Dursun Çiçek, en masum olanlardan biri” sözünü  “Emir verilmiştir, o da uygulamıştır”  diye tamamlıyor.
Haberi okurken insanın nefesi kesiliyor ey okuyucu. Benim anladığım şu.
Emekli bir Orgeneral, askere karşıtlığı ile bilinen gazetenin en “karşı” muhabiri ile buluşuyor. Kendisine, şu anda aktif görevde bulunan bazı yüksek rütbeli subayların  “yeni darbe planından”  söz ettiklerini anlatıyor, belgeler veriyor.
Gazeteci de bütün bunları gazetesinde yazıyor...
İlk soru...
Bu emekli general kimdir diye merak eden yok mu?..
Ve asıl soru... Asker içerisinde ayrı ayrı guruplar, faaliyetler mi var?.. Bu emekli doğru mu söylüyor? Asker içinde bir kadro, öteki kadroyu takip mi ediyor? Böyle bir iktidar savaşı için bazı “emeklilerle ilişki de geliştirerek”  itiş kakış mı söz konusu?...
Ya da... Rütbe savaşlarında istedikleri hedeflere ulaşamayan, kuyruk acısı olanların gözü dönmüş biçimde bazı intikam projelerine soyunmaları mı sergileniyor!!?
Hepsinden önemlisi, neden böylesi önemli konular da kesin açıklamalarla kamu vicdanı rahatlatılmıyor. Neden her seferinde böyle vahim olaylar “küllenmeye” terk edilip soğutularak unutturulmak isteniyor!..
Neden, şu anda çok önemli bir vatan savunması için eli silahta olan göz bebeğimiz kurum böyle itibar erozyonuna zorlanıyor!!?
Neler oluyor?!!

Yazarın Diğer Yazıları