Kim darbeye karşı

A+A-
Hulki CEVİZOĞLU

Türkiye tarihte görmediği bir dönemi yaşıyor.
Önceki Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, görevi döneminde bu tespiti yapmıştı:
 “Kurtuluş ve kuruluştan sonraki en zor dönem!..”
Bugün, zaten bir türlü yerleşmemiş olan demokrasi iyice can çekişiyor. Hukuk devleti arayışları son safhada.


Sivil darbe
Bir “sivil darbe” döneminden geçiyoruz.
Ama bunu yapanlar, tam tersi propaganda yapıyor ve karşısındakileri “darbeci” olarak damgalıyor...
Önceki gece, Sky Türk Televizyonu’nda Enver Aysever’in “Aykırı Sorular-Özel” programına katıldım. Sabah Gazetesi yazarı eski AKP milletvekili Nazlı Ilıcak, emekli Koramiral Atilla Kıyat ve 28 Şubat döneminin (Erbakan’ın) Adalet Bakanı Şevket Kazan da diğer konuşmacılardı.
Darbelere karşı olduğunu ve bugün AKP’ye karşı darbe girişimleri olduğunu söyleyen Ilıcak, nedense “gerçek darbecilerin” yargılanmasına karşı çıktı!..
Orada -izleyemeyenler için tekrarlıyorum- şunu savundum:
 “AKP iktidarı darbe ile mücadelede samimi ise, önce darbe yapanları yargılasın. Kenan Evren orada, Bodrum’da oturuyor. Darbeden sonra Türkiye’yi 8 eyalete bölmek için çalışmalar yaptığını da yıllar sonra açıkladı. Gidin yargılayın. Yargılayın ki, bundan sonra darbe heveslisi varsa onlara ders olur.”
Bugün AKP’nin sıkı savunucusu olan Nazlı Ilıcak, Kenan Evren’in yaşını bahane ederek yargılamaya karşı çıktı!..
E.Koramiral Atilla Kıyat da bu görüşe destek verdi.


Dışarıdaki Atatürkçülere korku salmak
Israr ettim:
 “90 küsur yaşındaki kişinin mahkemelerde sürünmesini kimse istemez. Ama, bazı ülkeler mezardaki insanları bile yargılıyor, gıyaplarında kararlar alıp, ibret-i alem için duyuruyor. AKP, samimi olarak darbelere karşı ise, sembolik de olsa bir yargılama yapmalıdır. Ama, AKP bu süreci kullanıyor ve muhalifler üzerinde baskı oluşturuyor. 20-30 Atatürkçü muhalifi tutukluyorsa, dışarıdaki milyonlarca Atatürkçü’ye korku salıyor ve onları susturuyor.
Oysa AKP gerçekten darbelere karşı olsaydı, darbeci Kenan Evren ile kol kola girmez; darbeyi sözde lanetleyen Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç onunla ortak törenlere katılmaz, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül onu Çankaya Köşkü’nde kabul etmezdi.”
Şimdi yaptığım bu açıklamalar ve gerçekler ışığında bir kez daha sorayım:
“Türkiye’de gerçekte darbelere kim karşı?”


AKP’nin korkusu!
Dün Adalet Bakanı Sadullah Ergin, dinleme skandallarının yarattığı büyük sıkıntıyı gidermek için genel yayın yönetmenleri ile basın toplantısı yaptı.
Bakan, “Yargıtay’a dinleme yok” dedi.
Oysa, üç gün önce “dinleme merkezinin” (TİB-Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı) Başkanı, “Gerekli işlemler yapıldı ve santralin özelliği nedeniyle dinleme gerçekleşmedi” diye basın açıklaması yapmıştı!..
Adalet Bakanının, işin bu boyutlara uzandığını örtbas çabası ve telaşı içinde olduğu gözleniyor.
Bunu da, basın toplantısına kendisine yöneltilen, “Dinlemelerle ilgili AKP’ye yeni bir kapatma davası açılabilir mi?” sorusundan anlıyoruz.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları