Kim sarhoş, kim akıllı?..

Ahmet SEVGİ

Atalarımız “İnsanın alacası (kötü huy) içinde, hayvanın alacası dışında” demiş. Gerçekten öyle... Biz biliriz ki deve kindardır, tilki kurnazdır, yılan sokar. Fakat insan için peşin olarak şöyle veya böyle demek mümkün değil. Çünkü onun alacası içindedir. Yani insanoğlunun soyu bir olsa da huyu bindir. Dolayısıyla kim huylu kim huysuz, kim hırlı kim hırsız bilemiyoruz. Keşke -şairin ifadesiyle- içki gibi her haramın alameti olsaydı, o zaman kim akıllı, kim sarhoş belli olurdu:
“Mey gibi her bir harâmın sekri olsaydı eğer //Ol zaman mâlum olurdu mest kim hüşyâr kim.” (Esat Muhlis Paşa)
Maalesef insanoğlu çoğu zaman göründüğü gibi olmuyor yahut olduğu gibi görünmüyor. Böylece de münafıklık, mürâîlik, ikiyüzlülük vb. davranışlar zuhur ediyor. Asrı saadeti hatırlayın, Hz. Peygamberin yanı başında bulunanlar içinden bile münafıklar çıkmış ve C. Allah, haklarında âyetler indirerek (bk. Münâfikûn Sûresi, Âyet: 1-8) müminleri onlara karşı uyanık olmaya çağırmıştır. İkiyüzlülük ve mürâîlik ise her devirde, toplumun her kesiminde çokça görülen bir hastalıktır. Şirazlı Hâfız bir beytinde mürâîler hakkında bakın ne diyor:
“Hoş buved ger mehek-i tecrübe âyed be-miyân//Tâ siyeh-rûy şeved her ki der ô gış bâşed.”
(Bir tecrübe mihengi olsa da içi dışına uymayan mürâîlerin yüzleri kararsa ne hoş olurdu.)
Hâfız’ın mürâîler hakkında söylediği bu “yüzleri kararsa ne hoş olurdu” ifadesi dilimizdeki “yüzü kızarmak” deyimini çağrıştırıyor. Esasen insan bir hata yaptığı veya bir haram işlediği zaman yüzü kızarır. Mürâîlik de buna dâhildir. Acaba şair niye mürâîlerin ayrıca yüzlerinin kararmasını istiyor olabilir?..
Bu noktada Hz. Peygamberin “Utanmadıktan sonra dilediğini yap” sözünü hatırlamak gerekir. Yani ar damarı çatlayan toplumlarda hangi kötülük yapılırsa yapılsın yüzler kızarmaz olur. Şairin söylediği yanlış mı?
“Eskiden utanınca kızarırdı yüzler//Şimdi utanılacak şey peşinde gözler.” (Li-müellifihî) Kanaatimizce “işlenen her haramın, yapılan her kötülüğün somut belirtileri olsa” denilirken utanmaz yüzlerin hâkim olduğu bir cemiyetin acıklı hali dramatize edilmektedir.
Doğrusunu söylemek gerekirse biz beşeriz, melek değiliz. Günah bizim içindir. Düşmez kalkmaz bir Allah... Bu sebeple, ben “olduğu gibi görünmeme” nin insan için daha tehlikeli olduğunu düşünüyorum. İkiyüzlülük, münâfıklık, mürâîlik... Bunlar insanları -Allah korusun- gizli şirke götürebilir.
Kısacası; utanma duygusu ortadan kalkmış, yüzler kızarmıyor ve içki gibi her haramın da sarhoşluğu yoksa böyle bir ortamda kim iyi kim kötü, kim muhlis kim mürâî nasıl ayırt edeceksiniz? Ziya Paşa doğru söylüyor:
“Sâdık görünür kisvede erbâb-ı ihânet//Mürşit sanılır vehlede erbâb-ı dalâlet.” 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş