Kime yaradı?

Altemur KILIÇ

Yüksek Seçim Kurulu’nun, BDP’nin sözde bağımsız “hülle” adaylarının adaylığını iptal etmesi kime yaradı, kime yaramadı? Karar, hukuken ve yasalara göre doğru olsa da sonucunda, “kafalarda” bir süredir oluşturulan karışıklığa yeni bir unsur kattı... Kentlerde, sokaklarda uzun süredir devam eden PKK azgınlıklarını artırdı ve adeta haklılık kazandırdı!
Bence, YSK’nın bu malum kişiler hakkındaki kararı, mevcut yasa maddelerine göre doğru. Bu hususta, kanunlar ve maddeleri arasında, çelişkiler olsa da, sonunda geçerli olması gereken Anayasanın maddesi... Yargıçlar, bu madde oldukça başka türlü karar veremezlerdi! Allameler, “YSK kararı, yasal olarak doğru olsa bile, üyelerin günün, ortam ve şartlarına göre ve kamu vicdanını gözeterek ve muhtemel neticelerini düşünerek karar vermelidirler” diyorlar. Belki, bir dereceye kadar doğru; karar verilirken, gene kanunlardaki “Hafifletici sebepler” düşünülmeli, ama nereye kadar? Bu “sebepler” keyfi olur, hatta bazı yargıçların meşreplerine göre değişirse, ucu nereye varır? Hem, adaylıkları iptal edilenler yasalardaki boşluk ve karışıklık yüzünden şeklen seçilmek hakkını yeniden kazanacaklarsa, YSK üyeleri onların geçmişteki yaptıklarını ve ileride yapacaklarını hiç nazarı itibara almayacaklar mı?
 Ve şimdi TV ve gazete köşelerinde yargıçları, şartları ve tepkileri, kale almamakla suçlayanlar, acaba aynı kıstası niçin Ergenekon, Balyoz vesair davalara uygulamazlar -amme vicdanını- tutukluların hallerini, adaletin uzamasını hiç düşünmezler!


YSK tarafı...
Bu yazıyı yazarken henüz YSK kararı açıklanmamıştı... Her ne olursa olsun, sonuçta Kurul, şimdi bu durumda, tepkiler karşısında, kararından “çark” ederse, bu YSK’ya, itibarına hiç yaramayacak! Genel olarak, hukuk-yasa karmaşası yüzünden, “Adalet sistemimize” de yaramadı, gölge düştü.


Erdoğan cephesi ve ülke
Karar Erdoğan ve iktidarına hiç yaramadı, aksine uzun vadede ve hatta şu sırada zarar verdi.. Muhalefete yaradı, liderlere iktidara vurmaları için fırsat sağladı.
Ancak “karar” ülkeye hiç yaramadı... Ülkeyi bölmek isteyenlere, daha da azmaları için imkan verdi. Bundan sonra, kamunun da kandırılmasıyla PKK’nın, bölücülerin cinayetleri, menfur emelleri unutulacak -unutuluyor- mağdur ve mazlum pozlarında, Türkiye’yi bölmek yolunda, daha emin adımlarla devam edebilecekler!


Medya
“Karar” , onlarla birlikte medyada ve ‘akademya’daki gönüllü destekçilerinin işlerine yaradı. Sakız gibi çiğneyecekleri bir konu çıktı; bu konuyu, PKK’nın terörünü BDP’nin eylemlerini mazur göstererek Leyla Zana’yı, Sebahat Tuncel’i, vb.. “ateşte yakılan Jandark” gibi kutsayacaklar.
Bu müsait ortamda bu kadınlar azmazlar mı? Yandaşları -teröristler- azmazlar mı? İstanbul’da bile Türk Bayrağını indirip, yerine PKK paçavrası çekiyorlar. Belediye otobüsüne molotof kokteyli atıyorlar... Bu, medyadaki yandaşlarını hiç rahatsız etmez, çünkü teröristler ne yaparlarsa yapsınlar haklıdırlar, şimdi her zamankinden fazla!
Hem, bölücülere ve yandaşlarına göre, Türkiye’yi bölüp, üstünde “Büyük Kürdistan’ı” kurmak emelleri, esastan haklı değil mi? “Zalim Türk devleti” mazlum Kürtleri, yıllar boyu ezmedi mi? Sormalı; bu kadar ezildilerse, devlette, askeriyede, iş alanlarında, en yüksek mevkilere, trilyonerliğe nasıl yükseldiler? Eğer, “Büyük Kürdistan” , kurulursa, bütün varlıklarını, işlerini, aşlarını bırakıp, oraya giderler mi? Hayır... Ama milyonlarca Kürt vatandaşı Türkiye’nin her yöresinde.. Kimse onlara engel olmadı... Ama, bırakırsak, “Demokratik Özerklik” isteyip, neredeyse bütün Türkiye’ye sahip çıkacaklar! Bazlarına göre haklarıdır!
Terörü, cinayetleri unutup, “Kürt sorununu barışçı yollardan çözmek” isteyenler, Kürtçüleri haklı bulanlar, onlara “Büyük Kürdistan’ı” Türk toprakları üzerinde kurmak hakkını bağışlarken, nedense Türklerin varoluş haklarını kabul etmezler! Çünkü riyakârdırlar; polislere havai fişek, molotofkokteyli hatta tokat atanlara kızmazlar da polisler kendilerini toplayınca, polisi suçlarlar! İstanbul’da, Belediye otobüsünün ateşe verilmesi karşısında susarlar, çünkü eşkıya ne yapsa haklıdır. Ve yardakçıları da riyakardırlar!
Bismil’de bir gencin vurulması, iyice azmalarına vesile oldu. Önce onu vuran kurşun acaba kimden? Araştırılması gerek!.. Uyarıyorum: Bu ortamda bölücüler amaçlarına ulaşmak, iç savaşı tahrik etmek için halktan bir kişiyi, hatta bir fedailerini, kendileri vurup, suçu polise askere atmak isteyebilirler!.
 Dönelim “kime yaradı kime yaramadı” sorumuza.. Ve tekrar edelim: YSK kararı, Apo’ya yaradı. Çözüm için onun ağzına daha fazla bakılacak! Tabii PKK’ya da!..
Paradoks olacak ama “Karar” , sonunda kimin kim, kimin gafil, hain, işbirlikçi olduğunu ve halkımızın, asıl büyük tabloyu görmesine, hâlâ açılım fiyaskosundan sonra “Kürt sorunu yoktur” diyen Erdoğan’ı anlamalarına yarayacak.. Bizlerin haklı olduğumuz anlaşılacak. Çok geç olmamışsa...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş