Kimin anayasası

A+A-
Haydar ÇAKMAK

Cumhuriyet tarihinde dört Anayasa yapılmıştır. 1921, 1924, 1961 ve 1982 Anayasalarıdır. İlk iki Anayasanın adı  “Teşkilat-ı Esasiye Kanunu” dur. Bu iki Anayasa Devletin, kuruluşunu ve işleyişini sağlamayı amaçlamıştır. 1961 ve 1982 Anayasaları ise Devlete musallat olan iç ve dış düşmanlar ile rejim düşmanlarından Devleti korumayı amaçlamıştır. Bu nedenle bu son iki Anayasa kendilerini “Türkiyeli”  olarak tarif eden kişi ve kuruluşlar tarafından anti demokratik olarak nitelendirilmiştir. Bu iki Anayasanın da askerler tarafından yaptırılması onlara meşru bir zemin de sağlamıştır. Anayasalar da bütün yasalar gibi eskiyebilir. Yeni bir Anayasa yapmak veya mevcut Anayasada değişiklikler yapmak mümkündür. Zira zaman içerisinde ihtiyaçların farklılaşması ve zamanın getirdiği yeni koşullar bu değişikliği zorunlu kılabilir. Herkes daha demokrat ve daha özgür bir Türkiye istiyor. Malum çevrelerin getirmeye çalıştıkları yeni özgürlükleri yurtseverlerin kullanma ihtiyacı olmasa da sırf zamanın şartlarına uymak için ses çıkartmayacaklardır. Ancak 1982 Anayasasının ilk üç maddesine dokunulmaması gerekir. Bunlar, devletin dilinin Türkçe, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, rejimin laik ve cumhuriyet olduğu ve Başkentinin Ankara olduğunu düzenleyen ilk üç maddeye dokunulmadığı müddetçe diğer maddeleri herkes tartışmaya hazırdır. Diğer maddeler derken gelecekte ülkenin kuruluş felsefesini tehlikeye düşürecek değişikliklerin kabul edilmesi mümkün değildir. Anayasa yapmak bir elit işidir. Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde çiftçilik yapan, hayvan besleyen veya kentlerde cemaat ve derneklerden yardım alan insanlar Anayasa yapmamışlardır. Onları temsil eden bir avuç insan da bunu tek başına yapamaz. Zira Anayasa adından da anlaşıldığı gibi temel bir yasadır ve toplumun her kesiminin katılımı ile yapılmalıdır. Türkiye’de Anayasayı yapmak isteyen kesimlere baktığımızda tamamına yakını kendini  “Türkiyeli” olarak tarif eden kişilerle Avrupa Birliği ve Soros gibi dış kaynaklardan beslenen kişi ve kuruluşlardan yardım ve destek alanlardır.
AKP’ye oy veren yoksul kesimin bir Anayasa değişikliğine hem ihtiyacı yok hem de öyle bir talebi yok. Ancak AKP’ye destek veren yerli ve yabancıların böyle bir isteği ve ihtiyaçları var. Ankara’nın en yoksul semti olan Mamak’ta oturan insanlarla, Keçiören’de oturan Milliyetçi-Muhafazakâr insanların AKP’ye oy vermelerinin nedeni 1982 Anayasası bize dar geliyor sen eski tüfek solcu artıkları, hiçbir prensibi olmayan liberaller, dış kaynaklar ve kökü dışarıda olan cemaat ve tarikatların desteği ile bir Anayasa yap talepleri yok. O insanların çoğu Anayasa nedir ne işe yarar bilmezler, sadece sen onlara git oy ver diyorsun o da oyunu veriyor. Bu bir şark kurnazlığı ve halkın güvenini kötüye kullanmadır.
AKP yönetimi gerçekten demokrasi ve halkın iradesini Meclis’e yansımasını istiyorsa o zaman seçim barajını yüzde beşe,  siyasi partilerin ve siyaset yapmak isteyen kaliteli insanların önündeki en önemli engellerden biri olan parti genel başkanlarının sultasını yok edecek, her bölgenin tek milletvekili  çıkaracak şekilde düzenlenmesini (Dar Bölge Sistemi) ve parti genel başkanlarının süreli olmasını yani iki veya üç seçime katılıp da iktidar olamayan genel başkanların ayrılmalarını zorunlu kılan maddeler İngiltere örneğinde olduğu gibi değişiklikleri getir bu Anayasa halkın Anayasası olsun. Aksi takdirde yukarıda kısaca izah ettiğim gibi bir avuç art niyetlilerin Anayasası olur ki Türkler bu Anayasayı kabul etmez. Zira hiçbir aklı başında Türk atalarından miras kalan yurdu ve devleti tehlikeye düşürecek bir Anayasa istemez.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları