Kimiz, neyiz?

A+A-
Rauf DENKTAŞ

Rum liderliği yüz yıldan fazladır  “Kıbrıs Elenizminin hürriyeti, zaferi”  için  mücadele etmektedir. EOKA 1955’lerde Elen (Yunan) Kıbrıs’ı anasına kavuşturmak için  “kan”  akıtmağa başlamıştır. Bizim  “Kıbrıs Rum’u”  dediğimiz Rumlar, kendi lisanlarında  “Ellinokiprios”  olduklarını- yani Yunan Kıbrıslılar olduklarını savunurlar.  “Kıbrıslılık”  tarih kitaplarında Yunan Kıbrıslılar demektir. Bu deyimin içinde Türkler yoktur. Türkler Yunan Kıbrıs’ta adanın anasına kavuşmasını engelleyen azınlıktırlar; 400 yıllık misafirdirler.  “Enosise razı değillerse, geldikleri yere gidebilirler”.
1960’da Ortaklık Cumhuriyeti kurulduğunda  “Kıbrıs Milletinden”  bahseden Hint Delegesine bu Kıbrıs Elenlerinin yapmadıkları hakaret kalmamıştı. Makarios  “1960 Antlaşmaları bir millet yaratmış değildir, antlaşmalar bir devlet meydana getirmiştir. Kimse beni Kıbrıslılık olgusu yaratmakla suçlayamaz. Biz Elenizmin ayrılmaz ve kopmaz bir parçasıyız”  beyanları ile ün salmıştı. Onların karşısında Kıbrıslı Türkler 1571’den bu yana dinlerini, dillerini, milli köklerini savuna gelmişlerdir.  “Kimsin”  sorusunun cevabı  “Türküm veya Kıbrıslı Türküm, Kıbrıs Türküyüm”  olmuştur.  “Nesin”  sorusunun cevabı daima  “Türküm”  olmuştur.  “Nerelisin”  sorusunun cevabı da  “Kıbrıslıyım” dır.   “Biz Kıbrıslıların işine dıştan kimse karışmasın”  telkinleri, bizi Türkiye’den ayırmak isteyenlerin başlattığı bir kampanyanın eseridir. Rum liderliği de Kıbrıslılığı, kendi içinde Yunanlılığın karşıtı olarak kullanırken, dünyaya karşı  “Kıbrıs milletinin varlığını vurgulayan bir deyim”  olarak kullanmağa başlamıştır.  “Kıbrıs milleti diye bir millet yoktur; Kıbrıs Cumhuriyeti iki milletin Kıbrıs’ta yüz yıllarca yaşayan parçalarından oluşmaktadır - bu parçalar Kıbrıs Türkleri ve Kıbrıs Rumlarıdır”  cevabı bizler için var oluş davamızın, eşitliğimizin, 1960’da kurulmuş olan Ortaklık devletindeki haklarımızın savunulabilmesi için önkoşuldur.
Rumların,  “Kıbrıslılığı” , dünyaya karşı bir Kıbrıs milletini kanıtlamak için kullandıklarına bakmaksızın bizi Türkiye’den koparmak için bir vasıta olarak kullananlara karşı ben daima Makarios’un bir İtalyan gazeteciye verdiği cevabı gündeme getiririm. Makarios’a ısrarla  “sen Kıbrıslıların Cumhurbaşkanısın, Yunanistan ayrı bir millet, Yunanistan’a bağlanmayı nasıl istersin”  kabilinden bir soru sorulduğunda Makarios dayanamamış ve   “Kıbrıs milleti diye bir millet yoktur; beni Elen Kıbrıslılar seçmiştir. Kıbrıs’ta duru kan Kıbrıslı arıyorsanız, vardır, bu da Kıbrıs eşekleridir”  demiştir. Bunu her duyurduğumda muhalefetteki dostlar (!) bu sözü Makarios’un söylediğini es geçerler ve benim bunu  “Kıbrıs milleti yoktur”  tezini savunmak için gündeme getirdiğimi de görmezden gelerek  “Denktaş Kıbrıslıyım diyenlere eşek dedi”  diye propaganda yaparlar. Denktaş’ın da Kıbrıs’ta doğup büyümüş bir Kıbrıslı Türk olduğunu ve kendi kendine eşek diyemeyeceğini, eşekliği Türk olduklarını söylemek istemeyenlere bile lâyık görmediğini hesaba katmazlar.
Geçenlerde Doğu Akdeniz Üniversitesinde bir toplantıda ben Makarios’un bu benzetmesini yine tekrarladım. Aynı zamanda yeniden referanduma gidileceğinden bahsedildiği bugünlerde Annan Planı zamanında satılmış kalemlerden bahsettim. Madam Fogg’un arşivini unutanlar, AB’nin açıkça Türkiye’de ve KKTC’de Türk tarafının Referandumda evet demesi için binlerce köşe yazısı yazdırttıkları konusundaki açıklamaları görmezlikten gelenler arasında olan bir muhalif gazeteci, söylediklerime dayanamamış ve toplantıyı terk etmiş. Gazetecilik yapacak olsaydı herhalde bana, kendisine batmış olan bu konularda soru sorar, izahat isterdi. İşte ben bu sorulmamış soruların cevabını tekrar burada vermiş oluyorum: Kıbrıs milleti yoktur, Kıbrıs’ta iki milletin dili, dini, kökeni, milli bağlılığı ayrı, iki eşit egemen halk vardır. Kimse gençlerimizi Kıbrıslılıkla kandırmasın, aldatmasın. Nerelisin sorusunun cevabı Kıbrıslıyımdır. Nesin sorusunun cevabı Türküm, Kıbrıslı Türkümdür.  “Kıbrıs milleti vardır ve biziz”  diyerek dünyayı kandırmakta olan Rum propagandası karşısında kendimizi bilmekte (veya kendimize gelmekte) yarar vardır.

Yazarın Diğer Yazıları