Kimler geldi, kimler geçti

Altemur KILIÇ

ABD’nin yeni Cumhurbaşkanı Barack Hussein Obama 6-7 Nisan’da Türkiye’de olacak. Hangi “iyilik” paketlerini getirecek? Ana hatları belli de ayrıntıları belli değil; “şeytanlar-şeytanlıklar” da!
Daha gelmeden önce “hamulesi” dev uçakla gelmiş... İçecek sudan klozetlere kadar kamyon dolusu eşya. Düzinelerle öncü koruma caba. ABD Başkanı’na da bu yaraşır.
Ondan önce Bill Clinton, baba “Bush”, daha önce de Dwight  Eisenhower ve Başkan Yardımcısı Lyndon Johnson gelmişlerdi... Basın Yayın Genel Müdürü olarak son iki ziyaretin içinde bulundum. Her ikisinde de öncü korumalar ve gerekli “hamuleler” vardı, ama bu kadar değil! Şartlar şimdi daha netameli! 

Eisenhower
Yedi ay süren Basın Yayın Genel Müdürlüğüm esnasında görevimle ilgili bir başarım olmuşsa, bu, ABD Cumhurbaşkanı Dwight Eisenhower’ın 1959’da Ankara’ya yaptığı ziyarette oldu. Havaalanındaki karşılamada, foto muhabirlerinin, birbirlerinin üzerine çıkmadan, itişmeden rahat görev yapabilmeleri için, askeriyeden temin ettiğimiz GMC’ler üzerine kademeli platformlar koydurttum. Hem alanda hem de alandan şehre kadar Eisenhower’ı rahatça izleyebildiler... Henüz hizmete girmemiş yeni Meclis binasında da, teleks ve teksir makineleriyle donatılmış bir Basın Merkezi yabancı ve Amerikalı muhabirlerin işlerini kolaylaştırmıştı.
Eisenhower gelmeden önce Ankara’ya oğlu ve basın sözcüsü Jim Haggerty gelmişler ve olayın enformasyon yönlerini beraber planlamıştık. Ziyaretin bu yönü çok başarılı oldu. Başkan refakatindeki oğlundan duymuş olacak ki, bana imzalı bir fotoğrafını ve çalışmalarımı öven bir mektup gönderdi.
Menderes’in bazı tuhaf yaklaşımları olurdu. Fotoğraf ve mektubu ona gösterdiğimde hiç memnun olmadı ve  “Niçin sana yazmış sanki” dedi.
Eisenhower’ın Ankara Havaalanı’ndaki karşılanmasında hoş bir olay da, o zaman Vali ve Belediye Başkanı olan Dilaver Argun’la ilgili... Dilaver Bey Başkan’a şehrin anahtarını verecekti. Benden, anahtarı verirken söyleyeceği, İngilizce birkaç söz yazmamı istedi ve bunları ezberledi. Başkan, uçaktan inince de, ezberlediği konuşmayla anahtarı verdi. Eisenhower bunu üzerine “Türkçe İngilizce’ye ne kadar benziyor” demez mi!

Johnson
Ankara’da
1962’de o zaman Başkan Yardımcısı olan Lyndon B. Johnson resmi bir ziyaret için Ankara’ya geldi ve Başbakan İnönü ile konuştu. Ben gene görevli idim. Johnson Ankara’da bir otelde misafir edildi, uzun boyuna yetecek bir özel yatak temin edildi ve adamlarının isteği üzerine yandaki  -arada kapı olan- oda da sekreterine tahsis edildi.
Başkan Yardımcısı’nın doğum gününün o günlere tesadüf ettiğini öğrenmiştik. Ona sürpriz hazırladık. Otelin lobisinde üzerinde tek mum bulunan pastayla karşıladık. Johnson çok memnun olmuştu ve çenesi açıldı, uzatılan mikrofonlara serbestçe konuştu. Korumaları tedirgin oldular ve bantların verilmesini istediler.

Charles De Gaulle
Fransa Cumhurbaşkanı Charles De Gaulle de o yıllarda 1968’de Ankara’ya geldi. Başbakan İsmet İnönü ile konuştu.
Havaalanında hazırlanan kürsüden bir hariciye görevlisi sözlerini Türkçe’ye çeviriyor... De Gaulle de “Ben bunları söylemedim” deyip duruyordu...
Devlet büyükleri anılarım arasında bir de Nehru var. 1959’da, tam 27 Mayıs’tan önceki sıkıntılı günlerde Ankara’ya gelen Hindistan Başbakanı’nın beni azarlamaya kalkışması üzerine, “Siz yanlış adama konuşuyorsunuz sayın Başkan, ben sizin adamınız değilim” deyip sırtımı dönmekle övünmüşümdür!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş