Kimse Kuzey Kıbrıs'ı tanıtmaya çalışmasın çünkü...

Kürşad ZORLU

Azerbaycan başta olmak üzere dost ve kardeş Türk Cumhuriyetlerimiz Kuzey Kıbrıs’ı henüz tanımış değiller. Doğal olarak pek çoğumuz buna şaşırıyoruz. Kimi zaman zorlama haberlerle üzülüyoruz. Örneğin Azerbaycan... Neden tanımaz ki? Aslında bundan iki yıl önce Azerbaycan tanımanın eşiğinden döndü. Bana bunu Aliyev’e en yakın birkaç isimden birisi söylemişti. Duyduklarım arasında en önemlisi, bu süreçte Ermenistan baskısıyla devreye giren AB yetkililerinin “Karabağ’ı tanırız” tehdidinde bulunmuş olmalarıydı. Haliyle böyle bir durumda ilk yapılacak şey Türkiye’ye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne bakmaktır. Bakalım o zaman...
Adı: Mehmet Ali Talat, Görevi: KKTC Cumhurbaşkanı, Hayali: “Kıbrıs’ı birleştirmek”... Anladığım kadarıyla sayın Talat’a göre; zaten ayrılması da bir hata olarak kabul ediliyor. Nitekim bunu işaret eden o kadar çok söz ve yaklaşımı var ki. Örneğin Mehmet Ali Talat  “AB Haber”  muhabirlerinden birisine tek egemenliği savunmuş ve egemenlik üzerinde ısrar etmenin  “olmayacak duaya amin demek”  olduğunu söylemiş. (Volkan Gazetesi) Yine başka bir açıklamasında “KKTC’nin bugün tanınma perspektifi yok, olmayacak duaya âmin dememe gerek yok. O nedenle böyle bir talepte bulunmadım” demiş. (Bkz.www.kktcb.eu ). Sözüm ona bunu istememekle halkına iyilik yapıyormuş. Çünkü birleşik Kıbrıs kurulacak ve böylece AB’ye gireceklermiş. Sanırsınız KKTC bağımsızlığını kazanırken böyle düşünülmüştü ve bu amaçla kurulmuştu.
Öyle ya... Değilse ülkesinin tanınmasını, bağımsız ve egemen bir devlet olarak devamını isteyen bir Cumhurbaşkanı’nın göğsünü gere gere bunu istemeye hakkı vardır. Ama AB’ye girme diye bir hakkınız yok. Bir defa bunu biz istesek bile AB yetkilileri almayacaklarını yıllardır söylüyorlar. Üstelik Türkiye’nin alınmadığı bir AB’de sizin  “Türk”  ve  “Devlet”  kelimelerini birleştirerek bulunmanız söz konusu bile değil. Kimse kimseyi kandırmasın. Bu tutum ve anlayışla Kuzey Kıbrıs’ı tanıyan bir devletin çıkması mümkün değildir. Zira siz bu kararlılık ve enerjiye sahip değilken, kendi sınır problemlerini çözmeye çalışan ülkelere “bizi neden tanımıyorsunuz?” deme hakkınız olabilir mi?

Ya Hristofyas ne diyor?
Rum Lideri Hristofyas, 53. kez Lefkoşa’da yapılan zirve sonrasında “Talat’la çözümün federasyon olacağı, tek egemenliği, tek vatandaşlığı, tek uluslararası teslimiyeti olacak bir devlet olacağında birleşik Kıbrıs’ın askersizleştirilmesi olacağında ve Türk ordusunun asla olmayacağında anlaştık” demiş. Çok açık ki Rum Yönetimi Kıbrıs’ın bütününü istiyor. Sadece kendi egemenliği altında AB’ye girilmesi fikrine sahip çıkıyor. Hem neden bunu istemesin ki... Tarihine, geçmişine ve mücadelesine inanıyor. Talat yönetimi “çözüm” dedikçe de onlar meselenin üzerine gidiyor. Ayrıca vaktiyle Annan planına “hayır” diyen onlar olmasına karşın, hâlâ KKTC’nin cezalandırılması her alanda ellerini kuvvetlendiriyor.
İşte size iki ayrı lider ve iki farklı bakış açısı... Bir de şimdi düşünelim Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınma meselesini.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş