Kimsesiz günlerin ablası Akşener

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Yurtdışından yeni dönmüş ve işsizdim... Ülkü Ocaklarının Bursa'da düzenlediği Asenalar Toplantısı için dönemin Ülkü Ocakları Genel Sekreteri Cemil Akbulut'un ısrarı ısrarı ile "Türk Kadının Kurultay Geleneğindeki Yeri ve Önemi" konulu panelde konuşmacıydım. Meral Hanım ile yolumuz orada kesişmişti. Geç kaldığım için salona girer girmez kürsüye çıkıp merhum Necdet Sevinç'ten öğrendiğim tarihteki Türk kadınını anlattıktan sonra bir ara göz göze geldiğim Akşener ile merhum Türkeş görüşmesinden bahsettim. Salonu dolduran milliyetçi -ülkücü kızlarımız dakikalarca Akşenir'i alkışladı. Ben inip o kürsüye çıkarken "Vay be unutmamışın" deyince "Unutur muyum  o kimsesiz günleri abla" deyivermişim. O günden bu yana Akşener defalarca milletvekili seçildi. TBMM Başkan vekilliği yaptı. Düğünde, cenazede bir araya gelince ben Ona "abla" demeyi sürdürdüm. O da samimiyetini hiç esirgemedi.

Geçtiğimiz gün gazetemiz Yeniçağ'ı ziyarete geldiğinde orada olmasam töreyi çiğnemiş olurdum. Peşinen "muhalefete de muhalifim" sözleri ile karşılayıp kafaları abla-kardeş tokuşturduk. Sohbetin tam da demlendiği anda, Devlet Bahçeli'nin ünlü Salı konuşmalarının metni geldi önümüze. "Her kes aklını başına alsın!" ultimatonunda Bahçeli muhtemel kurultayda kendisine rakip olabilecek isimleri mesnetsiz ve insafsızca eleştirirken "Bunların içerisinde birisi var ki gelecekte hep beraber göreceksiniz. Fettullah Gülen hareketinin siyasi figürü olarak MHP'de görevlendirilme meselesidir" sözlerinin altında Akşenir'i işaret ettiği gerçeği vardı. Meral Abla ile bir an bu metin okunurken göz göze geldik. Yüreğindeki burukluğun yüzüne yansıdığını fark ettim. Yine de nezaketinden ödün vermedi. "Beni kast ediyorsa çok yadırgadım. Ülkücüler deli taylara benzer binilmez. Deli kurttur, ülkücü ehilleştirilemez. İradelerini ne bir cemaate, ne de bir şeyhe teslim etmez. Evet, dindarım. Dini vecibelirimi yerine getirmeye çalışan sade bir müslümanım ama ne bir cemaatle ne de bir dini grupla bağlantım yoktur. Olsa  gururla açıkça söyleyeceğimi de herkes bilir. Doğrusu böylesi  ithamlarla karşılaşabileceğimi tahmin ediyordum ancak bunu yıllarca beraber görev yaptığım partimin yetkililerince seslendirilebileceği ihtimalini düşünmemiştim. Umarım beni kast etmemiştir, Amerika'ya ömrüm boyunca bir kez Çiller'e danışmanlık yaptığım sırada 1995 yılında bir uçak dolusu insan ile beraber gittim. Onun dışında bırakınız Pensilvanya'yı, ne Newyork'a ne de Washington'a gitmiş değilim. Bunların gündeme getirilerek siyasi avantaj sağlanmaya kalkışılması kar değil zarar getirir" sözlerini söylerken de hüzünlüydü.

Devlet Bahçeli'ye o metni yazanlar işlerini yaptığını sanıyor. Ama Bahçeli okurken hiç düşünmedi mi? Madem, Fettullah Gülen hareketinin siyasi figürü MHP de görevlendiriliyor, siz genel başkan olarak bunca yıl ne yaptınız? O figürü niçin yıllarca milletvekili, TBMM de Başkanvekili yaptınız? Yoksa siz de Tayyip Erdoğan gibi kandırıldınız mı? Çok mu safftınız? Ne istediler de vermediniz? Sahi siz kaç yıldır MHP'nin başındasınız? Ömründe MHP dışında başka bir partiye oy vermemiş milyonlar adına bu soruları yöneltirken yılların hukuku ile Meral Ablama bahtının da yolunun da açık olmasını temennin ediyorum.

Koltuklarını muhafaza edebilme adına Bahçeli'yi yanlış yönlendirenlere sözüm yok. Hep bu sütunlardan yazdım bu kez Bahçeli'ye hatırlatacağım "Liderler sadece yaptıklarından değil yapamadıklarından da sorumludur". Sorumluluğun gereği tabanın sesine kulak verip kurultaya giderek işi ehillerine teslim etmektir. Aksi halde Türkiye'nin bütünlüğünün sigortası olan MHP tıpkı İttihat ve Terakki gibi tarihin karanlığına gömülür. Dost acı söylermiş.

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları