Kimyası bozulan PKK!

A+A-
Özcan YENİÇERİ

                PKK, kan dökerek, kitle katliamı yaparak, insanları sakat bırakarak, sokaklara hendek açarak, uyuşturucu satarak, haraç alarak, baskı kurarak, tehdit ederek halkı teslim almak istiyor. 

Hain örgüt, Şemdinli'de bomba yüklü araçla insanlık dışı bir saldırı daha gerçekleştirdi. Şemdinli'deki saldırıda, 10 askerimiz şehit oldu, 8 vatandaşımız da yaşamını yitirdi, 11'i asker 27 kişi de yaralandı.

                PKK, son zamanlarda yediği darbelere karşın bu tür eylemlerle "bitmedim ayaktayım" mesajı vermektedir. Bu mesaj hem sırtını dayadığı ABD'ye hem de hendek siyasetiyle nefretini çektiği bölge halkınadır.

                PKK'nın 6-8 Ekim olaylarının yıl dönümü dolayısıyla yaptığı  "ayaklanma" çağrısı ile Karayılan'ın aşiretlere yaptığı "direniş ve ayaklanma çağrısı" da karşılıksız bırakıldı.

Aksine 181 aşiret temsilcisi, PKK terör örgütüne rağmen bir araya gelerek 'PKK terör örgütünün eylemlerini lanetlediklerini ve her zaman devletin yanında olacaklarını' açıkladılar.

TSK'nın dikkatini dağıtmak!

                Son zamanlarda PKK demek; "ölümsüzler taburları", "devrimci halk savaşı", "bombalı araç", "canlı bomba", "bombalı motosiklet", "yolların altına döşenen patlayıcı" ve "aşiretleri isyana çağrı" demektir.

                PKK pusu kurarak, mümkün olduğu kadar çok insanı öldürerek ya da sakat bırakarak insanları paniğe sevk etmek suretiyle halka diz çöktürmeyi, devleti teslim almayı düşünüyor.

                Yabancı istihbarat servislerinin etkili bir oyuncağına dönüşen bu örgüte verilen görev, mümkün olduğu kadar TSK'yı Türkiye'nin içinde tutmaktır. TSK içeride oyalanırken PKK, Irak'ta ve Suriye'de kendine alan açmak amacındadır.

Örgüt, bu şuursuz ve vahşi saldırılarla TSK'nın dikkatini Suriye'den Türkiye'ye çekmeyi amaçlıyor. TSK'nın da dikkatini dağıtmayı amaçlıyor.

Yoksa vahşi örgütün kan içici patronları da Türk Milletinin bomba yüklü kamyonlara teslim edecekleri vatanlarının olmadığını biliyor!

PKK'nın katletme kapasitesi!

Diğer yandan TSK, son zamanlarda her türlü pusuya, menfezle yerleştirilen EYP'lere, mayınlara, canlı bomba ve bombalı araçlara karşın PKK'nın cinayet işleme kapasitesine büyük bir darbe vurmuştur. 

6-7 Ekim kanlı kalkışmasının yıl dönümünde olsun, 10 Ekim'deki Gar saldırısının seneyi devriyesinde olsun PKK etkili bir eylem gerçekleştirememiştir. Metropollerde harekete geçirilen "ölümsüzler taburları" ve diğer cinayet işleme şebekeleri güvenlik güçleri tarafından ele geçirmiştir.

Üst üste güvenlik güçlerinden yediği darbeler PKK'yı adeta kudurtmuştur. 9 Ekim günü PKK'nın asker-sivil on sekiz kişiyi katletmesi ve onlarca insanı sakat bırakması işte bu açığı kapatmak içindir.

PKK kamyonlara yüklenen bombalarla yapabildiği saldırılarla cinayet işleme kapasitesinin yerinde durduğunu kendini kullanan efendilerine kanıtlamak istemiştir.

Musul'da olmak ya da olmamak!

Türkiye'nin Başika'daki varlığının PKK'nın Musul ve Kerkük'e sarkmasını engellemek için olduğunu herkes biliyor.

Türkiye, Cerablus'ta PKK'nın önünü kestikten sonra Rakka ve Musul operasyonları için PYD-PKK'nın devreden çıkarılmasını PKK'nın efendisi ABD'ye var gücüyle hatırlatıyor.

PKK için bu durum var olmak ya da olmamak sorunu haline gelmiştir.

Dahası Türkiye'deki PKK'yı terörist; Suriye ve Irak'taki PKK'yı ise müttefik olarak ilan eden ABD'yi Türkiye'nin tutumu, ciddi biçimde rahatsız etmektedir.

ABD'nin Rusya ile Suriye'de yaşadığı yeni sıkıntılar Türkiye karşısında geri adım atmayı zorunlu kılmaktadır.

Nitekim Amerikalılar Musul'un IŞİD'den alınması için yapılacak operasyona "PKK veya PKK ile bağlantılı" hiçbir örgütün dahil edilmeyeceği güvencesini Türkiye'ye ilettiğine yönelik haberler geliyor.

Gelişmeler PKK'nın kimyasını fena halde bozmuştur. Şuursuz ve cinnet tipi saldırıların nedeni budur.

TSK karşısında cephede varlık gösteremeyen PKK, bu alçak yöntemlerle Türkiye'nin cephe gerisini vurmaya çalışıyor. PKK'nın gücü, kamyona doldurduğu patlayıcıların etkisi kadardır. Her anlamda uyanık olmak zorunluluktur!

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları