Kin, öfke ve iman...

A+A-
Ahmet SEVGİ

Cumhurbaşkanı'nın eski metin yazarı ve halen milletvekili olan bir zat, havuz medyasındaki köşesinde şöyle diyor: "Kinimiz de, öfkemiz de, imanımız da dipdiri. Azalacağını zanneden hata yapar."

Arkadaşın imanı azalmasın, artsın, buna itirazımız olmaz. Lakin kin ve öfkesinin artmasını talep etmeyiz, hatta hiç olmasın isteriz. Çünkü kin ve öfke insanı aptallaştırır, sağlıklı düşünmeyi engeller.

Belli makamlara gelmiş sorumluluk sahibi kişilerin, hele hele "dindar nesil" yetiştirme iddiasında bulunan zevatın "din" ile "kin"i bir arada zikretmesi ne büyük dalalettir.

Kur'ân-ı Kerim'de şöyle buyrulur:

"Bir kavme (veya millet ve topluluğa) olan kininiz sakın sizi adaletsizliğe sevk etmesin." (Mâide Sûresi, Âyet: 8)

Hz. Peygamberimiz de: "İslâm'da kin (hıkd) yoktur" der.

Peki, son zamanlarda, siyasî İslâmcıların kin ve din söylemleri neyin nesidir, diyeceksiniz. Kanaatimizce bu fırka büyük ölçüde Necip Fazıl'dan etkilenmiştir. N. Fazıl'ın "Gençliğe Hitâbe"sinde işaret ettiği "dininin ve kininin dâvâcısı gençlik" bugün iktidarda. Siyasîlerin de, kalemşorlarının da ısrarla kin ve din vurgusu yapması bence "büyük doğu" geleneğinin bir tezahürüdür. Ancak az önce de ifade ettiğimiz gibi dinde kin yoktur.

Geçmişe dönüp baktığımızda ne yöneticilerin ne de münevverlerin kişileri kin ve öfkeye dâvet ettiğini görürüz. Aksine, başta padişahlar olmak üzere eli kalem tutan herkes kinden uzak durulmasını tavsiye etmiştir.

Bakınız Kununî Sultan Süleyman bir beytinde ne diyor:

"Sûf-kalb ol kimseye tutma sakın kalbinde kîn//Fahr-i âlem dedi sığmaz kin ile bir yerde dîn." (Temiz kalpli ol, kimseye kin tutma. Çünkü Hz. Peygamber kin ile din bir arada bulunmaz demiştir.)

Koca Yunus'un bu konuda söyledikleri ne kadar anlamlı değil mi?

"Adımız miskindir bizim//Düşmanımız kindir bizim//Biz kimseye kin tutmayız//Kamu âlem birdir bize."

Eski sadrâzamlarımızdan (başbakan) büyük devlet adamı Koca Ragıp Paşa da kin ve düşmanlığın temelinde yatan gerçeği bize şöyle ifade eder:

"Kemâlinden değildir dâğ-ber-dil kimseye kimse//Medâr-ı hıkd u kîn gavgâ-yı dînâr u diremdir hep." (Kimse kimseye olgunluğundan dolayı kızıp öfkelenmez. Kin ve düşmanlığın temelinde para-pul, makam-mevki kavgası vardır.)

İnsanlar arasında kin ve nefreti yayarak taraftar toplayıp belli makamlara gelebilirsiniz. "Ağanın malı gider, uşağın canı" misali iktidara muhalif gördüklerinize sövüp sayarak klavye kahramanı da olabilirsiniz. Lakin kin ve intikam duygularıyla devlet yönetemezsiniz. Yönetmeye kalkarsanız ülkede huzur ve sükûn kalmaz. Bugünkü kutuplaşmalar durup dururken ortaya çıkmadı her halde...

Son söz şairin:

"Mayasında nûr olanın gönlünde kîn olmaz//Hamurunda kir olanın kalbinde dîn olmaz." (Li-müellifihî)

  • Yorumlar 5
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları