Kırgızistan’ın Bağımsızlığının 20.Yıldönümü

Kürşad ZORLU

Kırgızistan’ın bağımsızlığının 20. yıldönümü çeşitli etkinliklerle kutlanmaya devam ediliyor. 1991 yılında elde edilen bağımsızlığın ardından belli bir süre istikrar ve büyüme sağlayan Kırgızistan’da son 10 yılın siyasal, ekonomik ve sosyal sorunlarla geçtiğini belirtmek gerekiyor. Kurucu Devlet Başkanı Askar Akayev’in devrilmesi ile birlikte ülkeyi kaos ve karmaşanın devraldığı görülüyor. Bakiyev yönetiminin iş başına gelmesiyle yeniden umutlanan Kırgız halkının bu kez belki öncesinden daha güçlü bir hayal kırıklığı ile karşı karşıya kaldığını unutmamak gerekiyor. Ülkedeki yönetim katında rüşvet, yolsuzluk ve dost-kardeş kayırmacılığı insanların geleceğe bakışını da değiştiriyor. Böylelikle ülkede çatışma, ayaklanma ve hatta iç savaş için uygun koşullar meydana gelebiliyor. Bir süre önce Oş ve Celalabad şehirlerinde Kırgız ve Özbek’lerin karşı karşıya getirilişini hatırladığımızda siyasal ve yönetsel boşluğun, istikrarsızlığın ve güven kaybının nelere sebep olabileceği daha da netleşiyor.


Yeni dönem yeni umutlar
Kırgızistan açısından bu sorunlu yıllar geride kalacak gibi görülüyor. Yeni yönetim ülkeyi kaos ve karmaşadan uzaklaştırarak yeniden istikrarlı günlerine döndürmek istiyor. Bu kapsamda Türkiye-Kırgızistan ilişkileri büyük önem taşıyor. Türkiye Kırgızistan’ı ilk tanıyan ülke olarak zor zamanlarında kardeş Cumhuriyetin yanında olmaya devam ediyor. Muhakkak ki ilişkiler yetersiz ve olması gerekenin gerisinde duruyor. Buna rağmen Türkiye, Kırgızistan başta olmak üzere bölgedeki istikrarın korunması, bölgesel işbirliğinin teşvik edilmesi ve karşılıklı eşitlik ilkesine özen göstermeye çalışıyor. Her yıl liderler zirvesinin toplanmasına -Özbekistan ve Türkmenistan katılmamakla birlikte- öncülük ediyor, Türk Konseyini -Özbekistan ve Türkmenistan burada yoktur- oluşturuyor.
Geriye dönüp bakıldığına Kırgızistan bu yapılanmaların hepsinde yer almıştır. Türkiye ile 1992 yılında başlayan diplomatik ilişki sürecinde 50’den fazla üst düzey ziyaret ve 150’ye yakın ikili anlaşma imzalanmıştır. Terörle mücadele çerçevesinde; işbirliği geliştirilmiş ve Kırgızistan’a teknik desteği, nakdi yardım ve askeri eğitimi konusunda gereken yardımları sağlanmıştır. Türkiye 2010’daki Oş olaylarının ardından 10 milyon dolar hibe ve 11 milyon dolarlık TİKA destek projesini ulaştırmıştır. Türkiye iki ülke Başbakanlarının karşılıklı ziyaretlerinin ardından 61 milyon dolarlık hibe daha yapmıştır. Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği anlaşması imzalanmış, Stratejik İşbirliği Konseyinin kurulması ve vizelerin kaldırılması kararlaştırılmıştır.
Önümüzdeki dönemde Kırgızistan’ın siyasi ve ekonomik istikrarı yakalaması, asayişin sağlanması ülkeye yabancı yatırımların gelmesi için büyük önem taşımaktadır. Çünkü bu konuyla ilgili hafızalarda çok da olumlu izlenimlerin kaldığı söylenemez. O halde bir an önce yatırımcıya kolaylık getiren düzenlemelerin yapılması ve çeşitli muafiyetlerin çıkarılması gerekmektedir. Ülkenin inşaat ve turizm sektörünün yeniden canlandırabilmesi için özellikle son yıllarda çekimser davranan Türk firmalarına büyük görevler düşmektedir. Bu çerçevede Türkiye-Kırgızistan ilişkilerinde daha gerçekçi, ihtiyaçlara dönük ve ekonomik temelli projelere ihtiyaç duyulmaktadır. Örneğin Türkiye TİKA ve diğer kanallardan yönlendirdiği proje ve destekleri Türk firmalarının ülkedeki kalıcılığı için kullanabilir. Umarız önümüzdeki yıllar Kırgızistan’a istikrar, barış, huzur ve daha çok yatırım getirir. 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş