Kıskaçta dokuz milyon insan!..

A+A-
Behiç KILIÇ

Bu köşede uçurumun dibinde gezinen,
kırmızı hatları aşmış sosyal yapıdan, geçen
Pazar günkü yazımızda, son yirmi günde Türkiye gündeminin başlıklarını sıraladık... Korkunç bir vahşet var!.. Bu tehlikeli tırmanışı tetikleyen unsurların başında hiç kuşkusuz ekonomik nedenler var...
Yaşama savaşı veren çoğunluktaki vatandaş,  “çare”  olarak neye sarılmış vaziyette?.. Cebinde bir mayın gibi taşıdığı kredi kartlarına!.. Bankaların kolayca dağıttığı, hatta almaya zorladığı kredi kartları çare mi?.. Cevabı malum..
Bu noktada korkunç bir gerçek var!..
Türkiye’de çaresiz vatandaşların sonunda kendi canlarına kıymalarına sebep olacak bir vurgun düzeni, bankalar için iştigal alanı olarak kullandırılıyor!.. Bankalar, yeraltı tefecilerinin benzeri sistemleri yasal zeminde uygulayabildikleri için toplum ağı travmalara yuvarlanıyor...
Bu durum nedir?..
CHP Milletvekili Ekonomist Profesör Doktor Esfender Korkmaz’ın yalın ifadesi ile şudur..
“... banka yüzde 11 faizle mevduat topluyor. Yıllık bileşiği yüzde 13 eder. Bunu sanayiye yüzde 30’la satıyor, kredi kartına yüzde 56’yla satıyor..”
İşte sonuç!..
Esfender Hoca’nın şu sözleri de gerçek..
“ Peki, bankaların, kredi kartı veren 21 bankanın 19’u en yüksek faizden
alıyor. Peki, bu, kartelleşme değil mi arkadaşlar? Yani bu kartelleşme olmasa
9 milyon insan sıkıntıya
düşer mi?..”
Sıkıntıya düşen dokuz milyon insan!!?

Tehlikenin boyutu...
CHP Milletvekili Nesrin Baytok’a kulak verelim.. Baytok, kredi kartları-işsizlik temelinde yaptığı açıklamasında şunun altını çiziyor;
 “Bu durumda intiharların daha da artacağı, yaşanmakta olan sosyal patlamaların artarak yaşanmaya
devam edeceği çok açık
bir gerçektir.”
Asla dilenmeyecek gidişat bu mu?!..
CHP Milletvekili Baytok, bankaların adeta canavar tefecilere dönüşen hallerine ışık tutuyor! Sunduğu rakamlar  “vahşeti-insafsızlığı”  çok net gösteriyor!.. Misal..
 “Merkez Bankası gösterge faizi yüzde 13’tür. Kredi kartlarına uygulanan gecikme faizi yüzde 62,68; yani yüzde 63’tür.
Ve sonrası...
“Kredi kartı vatandaş için bir tuzak hâlini almıştır. Para sihirbazlarının cambazlıklarıyla tuzak şeklinde bir uygulamadır. Kart sahibi olduğunuz anda elinizi, ödemediğiniz andan itibaren kolunuzu kaptırmışsınız demektir...”
Aksayan ödeme “felaketlerin” başlangıcı oluyor, ama işsizlik sorumsuzluğu getiriyor ne yazık ki!.. Zaten bütün kötülüklerin anası işsizlik.
Resmî işsizlik Şubat 2009’da yüzde 16,1 oldu..
Bu durumda, ödenemeyen kredi kartlarının sayısı da aynı şekilde rekor düzeyde artıyor. Buna, geliri azalan, siftah yapamayan ama işi varmış gibi görünen esnafı ve dar gelirliyi de eklediğinizde kredi kartı borcu çok daha fazla artma sinyali veriyor..

Nereye kadar?!.
CHP’li Baytok’un aktardıklarına bakalım...
“2002 yılının sonunda, vatandaşın kişi başına tüketici kredisi ve kredi kartı borcu sadece 64 dolardı, 2009 yılının mart ayı sonunda, durum şudur: Yüzde 1.422 oranında bir artışla bu borçluluk 971 dolara çıkmıştır. Bu borçluluktan konut ve otomobil kredilerini çıkararak bakarsak kişi başı borç yükü yüzde 1.037 artışla 53 dolardan 605 dolara çıkmıştır. Kişi başına tüketici kredisi ve kredi kartı borcundaki artış, vatandaşın günlük yaşantısını sürdürmek için borçlanmaya başvurduğunu göstermektedir. Bu ise düzenli gelirinin azalmasının bir sonucudur. Bugün artık vatandaşımız gerek tüketim gerekse yatırım niteliğindeki tüm harcamalarını borçlanmayla sağlamaktadır. İşsizliğin geçen yıla göre 1 milyonun üzerinde arttığı bu dönemde kredi kartı mağduriyetinin sonuçları çok daha ağır olmaktadır. Büyümede 2009 yılı tahminleri değil büyüme, yüzde 4 civarı küçülme olacağını söylüyor...
Şimdi konu Hükümet ve TBMM gündeminde...
Devlet Bakanı Babacan’ın açıkladığı bir çalışma var... Bakan Babacan’ın  “uyarı” nitelikli sözleri..
Bakan şöyle diyor;
 “- Biz kredi kartı kullanımını teşvik ediyoruz. Ancak bununla birlikte kredi kartının borcu borçla çevirme ve borçları öteleme aracı olmadığının da altını çizmek istiyorum.
- Borç bakiyesi gününde tamamen ödenmediğinde, en pahalı kredi türüdür. Kredi kartının daha rasyonel kullanımını hayata geçirmek amacıyla yeni düzenlemelere ihtiyaç vardır.
- Kredi kartları faizinin, tüketici kredileri arasında en yüksek faize sahip olduğunu görüyoruz.
Vatandaşlarımızın ihtiyaç kredisi sistemine eğilmelerini tavsiye ediyorum...”

Yazarın Diğer Yazıları