Kızılay’da istifa depremi...

Yavuz Selim DEMİRAĞ

Kızılay Genel Başkanı Tekin Küçükali’nin istifasını Nihat Genç’ten öğrenince “Pes artık!” diyebildim. Demek ki dürüst ve çalışkan insanlara tahammül edemiyorlar. Tayyip Erdoğan’ın “bi taraf olmayan bertaraf olur” sözü bir kez daha kanıtlandı. Yandaş medyanın hedefi haline gelen Tekin Küçükali “Alın atınızı verin tımarımı” noktasına gelerek istifa etmek zorunda kaldı. Türk Milliyetçiliği hareketinin içinden gelen Tekin Küçükali, 1999 depreminde sınıfta kalan, güvenilirliğini yitiren tarihi hayır kurumu Kızılay’ı battığı çukurdan zirveye çıkaran adamdır. Otuz yıldır tanırım. O’nun Kızılay başkanı olmasından sonra kurumdaki gelişmeleri yakından takip ettim. Bu sütunlardan faaliyetleri ile ilgili bilgi verdim. Daha üç-beş gün önce Somali’ye yardım konusunda Tekin Küçükali ve yönetim kurulu üyelerine güvenimden dolayı okuyucularımıza Kızılay aracılığı ile yardım yapmalarını önerdim. Ama Küçükali’nin istifasından sonra bu sözlerimi geri almak zorunda kalıyorum.
Deniz Feneri skandalından sonra insanlarımızın hayır kurumları ve derneklere güveni kalmamıştı. Mavi Marmara gemisiyle İsrail’e çıkarma yapmaya kalkışan bazı vakıflar işin cılkını çıkarmıştı. Pıtrak gibi her gün yenileri türeyen sözde bazı yardım kuruluşları duygu sömürüsünün ötesine geçemedikleri için Türk toplumunda ayrışmalara sebep oluyor. “Senin derneğin, benim derneğimden” tutun da “sizin cemaat, bizim cemaat” e kadar işin boyutlarını büyütürken Türkiye’nin çoktan kaymış olan dış politika eksenini de yer ile yeksan ettiler.
Tekin Ağabey’e söz konusu kuruluşları şikayet ederek Kızılay’ın yaptığı icraatları basın-yayın yoluyla kamuoyuna daha fazla duyurmasını istemiştim. Hiç birinin aleyhinde tek bir laf etmediği gibi “bırakalım herkes ulaşabildiğine yardım etsin” sözleriyle hiç birine karşı olmadığını da ortaya koydu. Ama Kızılay’ın yükselen prestiji bazılarının mamasını azalttığı için malum gazeteler çamur atmaya başladılar. “Suriye’den gelen mültecilere bayat ekmek veriyor” haberleri ile Küçükali’nin şahsında Kızılay’ı hedef gösteriyorlardı.
Somali’deki insanlık dramında inisiyatif alan Kızılay, TİKA ile işbirliği yaparak insani yardım kampanyasında başarılı yol almıştı. AKP hükümeti bu başarıdan pay alabilmek için yandaş medya ile beraber işi parti propagandasına dökmeye kalkışınca olan oldu...
Demokratik seçimlerde, şubelerin belirlediği delegelerin verdikleri oylar ile seçilen Tekin Küçükali ve yönetimi, kurumda partizanlığa izin vermiyordu. Hükümetin dayattığı bazı isimlere delege oy vermediği için yönetimi ele geçiremediler. HSYK, Yargıtay, Danıştay seçimlerine müdahale edilmesini unutmayan okuyucularımız, AKP hükümetinin Kızılay içinde bir formül bulmakta güçlük çekmeyeceğini bilirler.
Tekin Küçükali aldığı devlet terbiyesinin gereğini yerine getirerek, Kızılay’ı yıpratmamak için “sağlık sebepleri” yüzünden istifa ettiğini açıklamak zorunda kalmıştır. Ancak bütün Türkiye istifanın perde arkasını bilmektedir. Mübarek Ramazanı idrak ediyoruz, Başbakan perşembe günü CHP lideri Kılıçdaroğlu ise bayramda Somali’ye gidecek. Ardından Kurban Bayramı geliyor. Sevgili Nihat Genç “Cumhurbaşkanı mı, Başbakan mı bilemem ama birileri bu istifayı önlesin” temennisinde bulunmuş. Bu konuda iyimser değilim. Kızılay’ın başına Deniz Feneri’nden birini atarlarsa şaşırmam. Yine de Kızılay’ın seçkin üyelerine güveniyor, meydanı AKP borazanlarına bırakmayacaklarına inanıyorum.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş