KKTC'nin bekası için...

A+A-
Hüseyin Macit YUSUF

KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı'nın vizyonu, misyonu ve hayali Kıbrıs sorununa çözüm bularak Kıbrıs'ı yeniden birleştirmektir. Seçilmezden önce, tüm propaganda süresince, kendisinin bu sorunu çözebilecek niteliklere sahip olduğunu vurguladı durdu.

Akıncı "Sadece kendisinin Rumlarla uzlaşı sağlayabileceğini" öne sürerek "iki toplumu birleşebileceğini" iddia etti. "Hemen anlaşma-hemen barış sloganı" iş yaptı ve Akıncı 4. Cumhurbaşkanı seçildi. Onu seçen Kıbrıs Türklerinin ve hatta bazı Rumların umudu oldu. AB ve ABD'nin desteğini aldı!15 Mayıs 2015'te başlayan görüşmeler iki yıldır devam etmektedir. Rum'un anlaşma manlaşma peşinde olmadığı bu dönemde de bir kez daha ortaya çıktı. Kıbrıs'ta başlayan görüşmeler, New York, Mont Pelerin I-II, Cenevre; tekrar Lefkoşa'da devam ediyor. Enosis Plebisiti'nin tüm Rum okullarında kutlanmasının doğurduğu kriz ile ara verilen müzakereler bir süre önce yeniden başladı. İki lider arasında gerilen ilişkiler sonrasında yapılan açıklamalara bakılırsa süreç bir kez daha koptu kopacak. Faşist Eoka'cı Anastasiadis'in kendisinden önceki tüm Rum liderler gibi anlaşma istemediğini KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı yeni yeni anlamaya, kavramaya başladı. Ne olduysa oldu ve son dönemde, Cumhurbaşkanı Akıncı sık sık "Anlaşma olmazsa biz de KKTC ile yolumuza devam ederiz" demeye başladı. Birleşik Kıbrıs'a, iki halkın yeniden birleşmesine bu kadar inanan, kendini buna adayan, kurulacak düzende devletimiz KKTC'yi bir eyalete dönüştürecek yani ortadan kaldıracak bir anlaşma için çaba gösteren Akıncı'nın şimdi de KKTC'nin bekası için çalışmaya karar verdiğini açıklaması ne kadar inandırıcıdır? Vizyonu ve misyonu ile uyuşmayan bu duruma kendisi nasıl uyum gösterecektir? Günün sonunda Akıncı KKTC'ye ne kadar inanmaktadır? Ne kadar bağlıdır? İlelebet yaşamasını ne kadar istemektedir? KKTC kurmak istedikleri "Birleşik Kıbrıs" önündeki en önemli engel değil midir? KKTC'nin varlığının pekişmesi Akıncı'nın sık sık vurguladığı üzere "kalıcı bölünmenin" önünü açmayacak mıdır? Akıncı'nın dediği gibi Güney Kıbrıs'ı Türkiye'ye komşu yapmayacak mıdır!? 2. Cumhurbaşkanı Talat'ın bir zamanlar vurguladığı "KKTC uğruna ölünecek Leyla değildir" söylemi doğrultusunda hareket eden bir siyasi olarak şimdi aniden KKTC kendisi için neden değerli olmuştur? Bu değişim, yani KKTC'ye sahip çıkması Akıncı'nın "Denktaşlaşmasıdır" ve bu oldukça memnuniyet vericidir. Ne var ki Akıncı'nın önümüzdeki süreçte KKTC'nin bağımsızlık, özgürlük, egemenlik haklarını savunması mümkün değildir, o kutsal makamda oturması ise hiç doğru değildir. Bu işi yapacak, millî davanın tüm unsurlarını taşıyan ve içine sindirmiş, KKTC'nin tanınmasını ve uluslararası platformda hak ettiği yeri alması için mücadele edecek gerçek AKINCI'lar  görev beklemektedir. "Herkesi, görüşleri ne olursa olsun her kesimi, kucaklayacağım" diye görev alıp, seçildikten sonra KKTC'ye sahip çıkanlara, Kurucu Cumhurbaşkanımız Denktaş'ı ve Varoluş Mücadelemizin lideri Dr. Küçük'ü lider bilenlere karşı takındığı tutum ile Akıncı'nın o kutsal makamda yoluna devam etmesi doğru mudur? Bu nedenle geç kalmadan Akıncı'nın istifa etmesi gerekmiyor mu? Akıncı istifa etmeli mi? Ya da istifa eder mi, diye sorulması ve gerekenin yapılması için KKTC'ye sahip çıkan siyasilerin çaba göstermesi KKTC'nin geleceği adına daha doğru bir yol olmayacak mıdır?

Tunçtan kale; Yeniçağ

Bugün Kıbrıs'taki mücadelemiz izlediğiniz üzere bitmiş değildir. Emperyalizm yeni şer planlarıyla kuyumuzu kazmaya devam etmektedir. Yeniçağ gazetesi bu mücadelede Kıbrıs Türkü'nün Anavatan'daki ön cephesi, tunçtan kalesi olmaya devam etmektedir. Emperyalizm destekli Güney Kıbrıs Rum Kesimi topla tüfekle alamadığını müzakere masasında almaya çalışmakta, her türlü yolu mubah saymaktadır. Yeniçağ, bu Bizans oyunlarına karşı direncimizin meşalesi olmakta, yolumuzu aydınlatmaktadır. Anadolu'daki milyonlar ve KKTC'deki yüz binler tehlikelere karşı uyarılmakta, uyandırılmakta ve mücadele ruhları diri tutulmaktadır.

Türklük için, Anavatan Türkiye için emperyalizme karşı verilen mücadelede Kıbrıs Türkü Yeniçağ'a minnettardır.

Verdiğimiz mücadelede Yeniçağ gazetesinin varlığı ve desteği önemlidir. Parmakla sayılacak kadar az olan Milliyetçi ve Ulusalcı medyanın yaşaması, gelişmesi için siz okurlarımıza büyük görev düşmektedir.

Siz değerli okurlarımızın, Anavatan Türkiye'miz, KKTC ve Türklük Dünyası üzerinde inanılmaz oyunların oynandığı bu çok kritik dönemde, Yeniçağ gazetesine her zamankinden daha fazla sahip çıkmanız şarttır. Bugünden itibaren 1 yerine 2 Yeniçağ alacağınız, Yeniçağ okuyup okuttuğunuz için sonsuz teşekkürler...

Davamız hepimizindir. Türkiye hepimizindir. KKTC hepimizindir.

Ve YENİÇAĞ hepimiz içindir.

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları