Köksal Toptan

A+A-
Altemur KILIÇ

Daha önce Adalet Partisi ve Doğru Yol Partisi’nden milletvekilliği yapan Köksal Toptan’ı AKP’ye hiç yakıştıramamışımdır, ama hemen söyleyeyim; TBMM Başkanlığına yakışıyor... Ölçülü sözleri- yorumlarıyla ve iktidara karşı, satırlar arasındaki manidar eleştirileriyle! Herhalde, tarafsızlık ve ülkede birlik sağlamak konusunda, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den çok farklı! Gelecekte Cumhurbaşkanı, iyi de bir Devlet Başkanı olabilir; “Devlet Adamlığı etofu”  kumaşı- var!

Anlamlı sözler!
Son sözleri de, bunu gösteriyor... Ölçülü ama anlayabilenler, arif olanlar için çok anlamlı... Kısacası Başbakan Erdoğan’ın söylediklerinin tam tersi...
Özetle: “Rejimin teminatı polis değil, halktır”. Ergenekon kutsal bir kelimedir  “Çocukluğumuzdan beri bizim Orta Asya’dan çıkışımızı ifade eden” kutsal bir terim, bir terör örgütünün adı olamaz.  CHP’nin istediği geçici 15. maddenin kaldırılması durumunda Kenan Evren yargılanamaz... 70 küsur yaşında DP’nin başına geçen Hüsamettin Cindoruk’un takdir edilmesi gerekir...

Vefa
Toptan, politikacılarda,  pek nadir olan bir vefa örneği de gösterdi: Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i eleştirmedi. Demirel için, “Üzerimde emeği olan büyüğüm”  ifadelerini kullandı.
Köksal Toptan, askere sivil yargı yolunu açan düzenleme konusunda içeriğine destek verdi ama: “Keşke bu tartışılan konu, daha önceki saatlerde ya da komisyonda tartışılabilseydi” dedi... Yani “yangından nal kaçırırcasına yapılmasaydı”  demek istedi’.
TBMM Başkanı, Devletin zirvesinde gerilim olduğu görüşünü kabul etmiyor. “Zirvede herkes sorumluluğunun idraki içerisindedir. Devleti yönetenlerin birbirine küs ve dargın olması düşünülemez” diyor.
Ben, bu konuda mülahazat hanesini açık bırakıyorum. Köksal’ın sözleri herhalde bir  “temenni”! 
Fakat Toptan’ın, Erdoğan’ın, “rejimin teminatınının Polis olduğu” yolundaki sözleri karşısında; “Rejimin teminatı hiç şüphesiz ki halktır” demesi çok manidar!

Çiçek olayı
“İrtica Eylem Planı”nın altındaki imzada adı olan Albay Dursun Çiçek’in tutuklanması konusunda, tutuklandıktan sonra aradan 24 saat geçmeden tahliye edilmesini değerlendiren Köksal Toptan’ın şu ifadeleri de çok anlamlı: “Orduda görev yapan arkadaşlar da bu memleketin çocukları, onları biraz rahat bıraksak sanırım iyi olur” dedi.
Ve bu konuda da şu ifadeleri: “Daha 24 saat geçmeden tutuklu biri tahliye edildiği zaman hukukçu olmayanların gözünde” yahu, bu nasıl iştir “sorusu geçebilir” ...Bir TBMM Başkanı “yahu bu nasıl iştir” diye sorabiliyorsa, gerisini siz düşünün!

Sonuç
Köksal Toptan’ın genel olarak tarafsız tutumu ve tavrı, artı, bu sözleri üzerine, Başbakan Erdoğan’ın-hemen göstermese bile-rahatsız olacağı, onu “defterinden sileceği”, önümüzdeki TBMM Başkanlığı seçiminde adaylığının tehlikeye düşeceği düşünülebilir... Ama, bana göre, “nabza göre şerbet vermeyen”, sözünün eri, Köksal Toptan “köklüdür” eğreti değil!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları