Kökten laikçilik-kökten dincilik

A+A-
Altemur KILIÇ

 “Laik olmak adam olmaktır, Hoca efendi. Mustafa Kemal Atatürk”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan sözlerinin ucunun nereye varacağını pek bilmiyor... Mısır gazasında laiklik konusunda söyledikleri oradaki Müslüman Kardeşler’i kızdırdı. Oralardaki hayranlarını, bütün cemaat ve mollaları inkisâr-ı hayale uğrattı... Atatürkçülere de şu sırada böyle bir kişinin milliyetçi, laik bir devletin başbakanı olmasındaki garabeti ve de tehlikeyi belirtmek fırsatını verdi...

***


Erdoğan özetle: “Ben laik değilim; Müslüman’ım... Ancak laik TC’nin Başbakanıyım” diyor ve belki de gayri ihtiyari olarak sıkıntısını ifade ediyor!.. Bu, önce terimlerin çelişkisidir; sonra kafaları karıştırıcı ve asıl “sıkıntı” Türkiye’nin şu sıradaki açmazı-ikilemidir: Laik veya “Laikçi” olmayan, “ümmetçi” veya Star yazarı Hikmet Genç’e göre “kökten dinci”, gene kendisinin geçmişteki ifadeleriyle  “milliyetçi olmayan” bir zat laik ve milliyetçi Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanı ve Anayasa Mahkemesi’nin hükmüyle “laikliğe karşı eylemlerin odağı” AKP’nin Genel Başkanı!..
Bu iktidarın Cumhurbaşkanından, Başbakanından bakanlarına kadar ettikleri yemine rağmen “laik ve milliyetçi olmadıkları” kendi ifadeleriyle sabit... Abdullah Gül, AKP iktidar olmadan 1992’de: “Türkiye’nin bütünlüğünü tehdit eden, en büyük tahribatı vermiş olan sistemin ilkelerinden birisi de laiklik ilkesidir” buyurmuşlardı. Ve gene Gül: “Milliyetçilik öyle olmuş ki Türkçülük şeklinde olmuş... Mesela ’Ne mutlu Türk’üm diyene’ lafını tutup her yere yaza yaza, özellikle hiç olmayacak yerlere yaza yaza, Türkiye aslında ilkel bir hale dönmüştür... Seyahat ederseniz Orta Anadolu’da her ilçede ’Önce vatan’ yazdığını da görürsünüz. Yani bunlar tek parti döneminden kalan, zorla halkın kendi inanç değerleriyle bütünleşmemiş bir dünya sistemini halka zorla kabul ettirmektir...”
Erdoğan da iktidara gelmeden önce, “Türkiye Türklerindir, demek yanlıştır... Türklük alt kimliklerden biridir” demişti. Bu kişilerin zihniyetlerinin değişmesi mümkün mü?.. İktidar, onları yola getireceğine büsbütün “ifsat” ediyor ve zihniyetlerini devlete mal ediyor...

***


Devletle bugünkü iktidar arasındaki “derin uçurum”, iç ve dış siyasette mücadeleler yapılırken “Kim daha evvel gözünü kırpacak, teslim olacak?” veya İngilizce deyimiyle “brinkmanship” - “uçurumculuk”, uçurumun kenarına gelinceye kadar dayanacak?.. Tehlikeli bir oyun: Muhtemelen rakibi uçuruma atarsın ama belki kendin de uçuruma yuvarlanırsın!.. İşte Erdoğan şu sırada “uçurumculuk” oynuyor... Uçuruma kendileri yuvarlansalar eyvallah; ülkeyi de peşlerinden çekiyorlar!
Son olarak, Milli Eğitim Bakanlığı’nda olanlar ve bundan sonra olacaklar... Ümmetçi, “anti-laikçi” Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, göreve gelince bakanlığa “neşteri” vurdu. Yürürlüğe giren Kanun Hükmünde Kararname gereği, “Milli Eğitim Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun” yürürlükten kaldırılarak, bakanlık merkez teşkilatlanması yeniden yapılandırıldı. Yapılan değişiklik ile bakanlığın görevleri arasından Milli Eğitim ‘sivilleşti’...
 “Atatürk milliyetçiliğine bağlı vatandaş yetiştirme” ve “Milli güvenlik siyasetine bağlı olma” kuralı kaldırıldı.
Çünkü “milliyetçilik”, anlaşılan, Sayın Bakanı rahatsız ediyor... Tehlike laik ve milliyetçi Türkiye Cumhuriyeti’nin batması
tehlikesi!..

***


Ergenekon sanığı iken, seksen küsur yaşında tutuksuz yargılanırken vefat eden İlhan Selçuk’a Allah, gani gani rahmet eylesin... O, “Tehlikenin farkında mıyız?” diye haykırdı Cumhuriyet’in manşetlerinden! Tehlike gözlerimizin önünde büyümekte... Farkında mıyız?.. Tehlikenin farkında mıyız?.. Tehlikenin farkına varıp, ellerinde bayraklarla, çiçeklerle Anıtkabir’e yürüyen binlerce insan buharlaştı mı?!! Hayır; onlar şimdi Fenerbahçe için yürüyorlar... Selçuk artık yok... Ama Mustafa Balbay, Tuncay Özkan ve diğerleri içerideler... “Ergenekon’a çarptırıldılar!..”
Evet; farkında mısınız Atatürk’ün “kayası, milliyetçi, laik” Cumhuriyet parçalanıyor; ufalanıyor; kumları avuçlarımızdan kayıyor!!! Yarın çok geç olacak...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları