Köktöbe’de bozkurtla karşılaşmak

Kürşad ZORLU

 

 

 

 

 

Kazakistan seyahatimize kaldığımız yerden devam ediyoruz. Eski başkent Almatı’da şehrin en yüksek yeri olan Köktöbe tepesine ulaşıyor ve şehre kuşbakışı bakıyoruz.
Almatı’nın sembolü olan elma figürü önünde fotoğraf çektirenler ve eşsiz manzarayı görüntülemek isteyenler bir tarafa mükemmel bir şeyle karşılaşıyoruz. Bir Bozkurt... Asaletine bakıldığında en azından bizim için öyleydi. Biz de hemen bu anı ölümsüzleştirmek istiyoruz. Herbir fotoğraf 100 tenge, yani 1 lira. Meğer aramızda birden fazla Bozkurt sevdalısı varmış ki herkes sıraya geçiyor. Gururlanmamak elde değil.
Otobüsle çıktığımız Köktöbe’den biraz eski de olsa teleferikle iniyoruz. Oradan 2.Dünya Savaşında yaşamını yitirenler için yapılan Panfilov parkına geçiyoruz. Evlenen çiftlerin uğrak yerleri arasında yer alan parkın ortasında sürekli ateş yanıyor ve hemen arkasında ölen askerler için görkemli bir anıt bulunuyor. Kırşehir’den gelen bazı konuklar ateşin yanında fotoğraf çektirmek için basamağın üzerine çıkınca bir güvenlik görevlisi müdahale ediyor. Tabii bu uygulama tepki çekiyor. Bunun kişisel bir olay olduğunu anlatmaya çalışsak da Kırşehir’de “Nursultan Nazarbayev” caddesine imza atmış olan kişiler için güvenlik görevlisinin tutumu olumsuz düşündürmeye yetiyor.
Bu ve benzeri durumlarla Kazakistan’da karşılaşabilirsiniz. Özellikle havalimanından geçerken zaman zaman “bu nasıl kardeşlik” dedirten olaylarla yüzleşebilirsiniz ki pek çok dostumuzdan bu yönde şikayetler de alıyoruz. Ancak bunlara takılmayın. Kazakistan farklı etnik grupların bir arada yaşadığı bir ülke. Hukuk mevzuatı ve kurumsallaşma süreci henüz istenilen düzeyde değil. Bir takım kişilerin sistemsel sorunlardan kaynaklanan aşırı duruşlarına genel bir değerlendirme yüklemeyin. Zira bizim ülkemizde de şu an veya geçmişte burada okumuş ve bulunmuş Kazak konuklarımıza yapılmış pek çok saygısızlığı saymak mümkündür.

 


At eti yenir mi?

 


Parkın ardından insanların en çok uğradığı Ziloni pazarına geçiyoruz. Çok katlı AVM’leri kıskandıran pazarda neredeyse yok yok. Özellikle et ve yemiş bölümleri oldukça dikkat çekici. Satıcılar arasında kadınlar ve özellikle Özbek asıllı Kazakistan vatandaşları göze çarpıyor.
Yaklaşık olarak koyun eti 16TL, sığır eti 14 TL, at eti ise 22 TL değerinde. Bu topraklara geldiğinizde konukseverlik ve lezzetli yemekler eşliğinde at etiyle tanışabilirsiniz. Özellikle at etini daha önce denememiş insanlar için önemli bir tartışma da gündeme geliyor. “At eti
yenir mi?..”
Prof. Dr. Bayraktar Bayraklı atın çift tırnaklı olmadığı ve geviş getirmediği için yenmeyeceği görüşünde. Kur’an’da yenilmesi yasak olan hayvanlar arasında atın geçmediğini belirten Prof. Hayrettin Karaman ve eski Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz ise at etinin yasaklanan etler arasında olmadığını düşünüyorlar.
Üstelik aynı tartışma “kımız” için de geçerli. Sanırım bu meselenin odak noktası alışkanlıklarla ve yerel kültürle ilgili. Bugün Kazakistan başta olmak üzer Orta Asya’da at eti tüketilmekte ve kımız kullanılmaktadır. At etini denemiş birisi olarak vücuduma zararlı hiçbir yönünü görmedim. Hatta bölgede iddia edildiği gibi kışın vücut ısısını artırması ve enerji vermesi gibi bazı avantajlarını sayılabilir. Neyse... Yiyen de yemeyen de bizdendir diyerek izlenimlere haftaya devam edeceğiz...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş