Koltuk sevdası Hugo Chavez'i de teslim mi alıyor?

İsrafil K.KUMBASAR
Hugo Chavez, yaşayan bir efsaneydi.
‘Küreselleşme’ adı altında bütün dünyayı hegemonyası altına almaya kalkışan küresel teröriste kafa tutan Chavez, ezilen bütün milletlerin sempatisini üzerinde toplamıştı.
Emperyalizme karşı giriştiği ‘yeni güç ittifakı’ arayışları, yerkürenin her köşesinde direnişlerini sürdüren vatanseverler için ‘yeni bir umut ışığı’ olmuştu.
Birçok kişi, okyanus ötesinde Venezüela adında bir ülkenin var olduğunu, belki de ilk defa onun sayesinde öğrenmişti.
Yine birçok kişi, kendilerini yöneten işbirlikçilerin zavallı hallerine bakıp,“Neden bizim de öyle bir önderimiz yok” diye Venezüela’ya gıpta ile bakıp, kör talihlerine isyan etmişti.
Amme velakin, Chavez’e karşı oluşan sempati, Venezüela’da son zamanlarda olup bitenleri asla gözlerden kaçırmıyor.
Nedendir bilinmez kendisine has üslübu, emperyalizm karşıtı duruşu ile Sam Amca’ya meydan okuyan Chavez’e bir şeyler oluyor.
Tarihin karanlık çağlarından beri nice ‘dizlilere’ diz çöktüren, ‘başlılara’ baş eğdiren o melun ‘koltuk sevdası’, ne yazık ki Chavez’i de teslim alıyor.
Chavez, ‘diktatörlük’ yolunda hızla ilerliyor.

* *  *

Venezüela’da geçen hafta sonu yapılan referandum, aynı zamanda Chavez efsanesinde adeta ‘sonun başlangıcı’ denilebilecek bir nitelik taşıyor.
Mevcut anayasaya göre 2012 yılında görevden ayrılması gereken Chavez, 2007 yılı başlarında  “Sosyalist devletin inşası için gerekli” diyerek, geniş çaplığ bir Anayasa değişikliği tasarısı hazırladı.
Tasarı, muhalefetin 2005 seçimlerini boykot etmesi yüzünden, tamamen Chavez’in kontrolü altında bulunan parlamento tarafından kabul edildi.
Görünürde hukuki süreç takip edilerek halkoyuna sunulan tasarıda, en çarpıcı üç madde şu değişiklikleri içeriyordu:
* Devlet başkanlığı görev süresi uzatılarak, 7 yıla çıkarılacak.
* Bir kişi devlet başkanlığı görevine istediği kadar seçilebilecek.
* Devlet başkanının merkez bankası, belediye ve eyaletler üzerindeki yetkileri artırılacak.
Halkın hoşuna gidecek ‘günlük çalışma sürelerinin 6 saat ile sınırlandırılmasını’ ve ‘herkese sosyal güvenliğin sağlanmasını’ içeren iki ayrı madde daha tasarıya eklenmişti.
Halkoyuna sunulan değişiklik, kıl payı reddedildi.
Chavez’in ‘diktatörlük’ hevesi kursağında kaldı.

* *  *


Anayasa değişikliği paketi, ülkedeki muhalefet tarafından “Chavez ömür boyu iktidarını garanti altına almayı amaçlıyor” diye protesto ediliyordu.
Nitekim Chavez, referandumdan bir gün önce düzenlediği mitingde, iddiaları adeta birinci ağızdan doğruladı:
- “Ne kadar görevde kalacağım hakkında halk karar verecek. Halk destekler, ömrüm yeterse 2050’ye dek ülkemi yönetmek istiyorum.”
Bu söz, ‘ülke sevdasının’ sınırlarını bir hayli aşarak, ‘koltuk sevdasının’ zirvesini zorluyordu.
Anlaşılan o ki Chavez, özel sohbetlerinde “Babam” diye hitap ettiği Küba Devlet Başkanı Fidel Castro’nun izini takip etmeye karar verdi.
Öyle görünüyor ki, ‘Azrail yakasına yaşıncaya kadar’ koltuğunu asla bırakmayacak.
Ne yaman bir sevda imiş bu koltuk sevdası.
İşte böyle insanın gözünü birdenbire karartıyor.
Koltuğa oturanlar, sanki o koltuktan bir daha kalkmayacaklarmış gibi bir hisse kapılıyorlar.
‘Aklı’, ‘izanı’ bir kenara bırakıp, kendilerine ‘dalkavukların’ omuzlarında yükselen, ‘korkularla’, ‘vehimlerle’ dolu ‘sanal’ bir imparatorluklar kuruyorlar.
Yapmaya çalıştıkları iyi şeyleri de, bu imparatorluklar vasıtası ile yıkıp yokediyorlar.

* *  *


Diktatörlük, ilkönce gayet masumane bir şekilde ‘mevcut olanı’ yeterli görmeyip, ‘yetkilerin artırılması’ talebi ile başlar.
‘Halk adamlığından’, ‘tek adamlığa’ geçiş sürecinde, efsaneler birer birer hafızalardan silinerek yerlerini ‘viranelere’ bırakırlar.
Gördükleri her ışıkta kendilerini ‘kurtuluşa’ ulaştıracak bir mucize arayanlar, her seferinde yeni bir hayal kırıklığı ile karşılaşırlar.
Ne de olsa insan bu.
‘Etten kemikten’ müteşekkil olan yeryüzünün en aciz varlığı, eline geçirdiği ‘güç’ sayesinde bir anda bambaşka bir varlığa dönüşüyor.
Adı ha Chavez olmuş, ha başkası hiç değişmiyor.
Diktatörler hep birbirlerine benziyor.
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş