Koparın zincirlerinizi

A+A-
Ahmet B. ERCİLASUN

Beyinlerinizi saran zincirleri koparın; açın beyninizi, açın ve düşünün!         Kendi ellerinizle beyinlerinizi kuşattınız; iradelerinizi birilerinin veya bir şeylerin emrine kendi iradenizle verdiniz. Şimdi algılayamıyorsunuz, düşünemiyorsunuz, kendi iradenizle karar veremiyorsunuz.
Kimileriniz dini, din olmaktan çıkarıp ideoloji yerine koydu. Birilerinin semavi iletileri yorumlamasını, semavi iletilerin kendisi zannetti; onlara bağlandı; onlarla beynini zincirledi ve Tanrı’nın en önemli nimetlerinden biri olan beynini çalışamaz hâle getirdi. 
Kimileriniz, son peygamberden sonra peygamber derecesine yükselttiği önderlere, imamlara bağlandı; onların vaazlarıyla, onların sözleriyle, hatta onların söz ve mimikleri ve hatta gözyaşlarıyla beyinlerini kuşattı. Tanrı’nın görmek için verdiği gözleri, işitmek için verdiği kulakları, düşünmek için verdiği beyni kullanamaz hâle geldi.
Kimileriniz, düşünce tarihine geçmiş yüzlerce düşünürden sadece birini veya ikisini düşünür kabul etti; onların düşüncelerini bilim yerine koydu ve ilahi bir iletiymiş gibi onlara inandı. Beynini sadece onların düşünceleriyle zincirleyip başka düşüncelere ve hatta kendi düşünmesine engel koydu.
Beyinleri zincirlenmiş kuklalar hâline geldiniz. Gözünüzün, kulağınızın, el ve ayaklarınızın ipleri beyinlerinizi zincirle kuşatan kuklacının elinde, ha bire kuklalar gibi oynayıp duruyorsunuz. 
Karagöz perdesindeki gölgelerden ibaret olsanız mesele yok; sizi seyreder ve eğleniriz. Fakat siz her yerdesiniz.         
Makamlardasınız, mevkilerdesiniz, koltuklardasınız.
Partilerdesiniz, vakıflardasınız, derneklerdesiniz.
İktidardasınız, muhalefettesiniz, yasamadasınız, yürütmedesiniz, yargıdasınız.
Evlerdesiniz, okullardasınız, üniversitelerdesiniz.
Televizyonlardasınız, gazetelerdesiniz, sosyal medyadasınız. 
Beyinleri zincirlenmiş, ipleri kuklacıların ellerinde bulunan kuklalar her yerde. Çalışmayan, çalıştırılmayan, çalışamayan beyinler her yerde. Yüzleri gerilmiş, dişleri sivrilmiş kuklalar her yerde. Zincirler sadece onların beyinlerini sarmış değil bütün toplumu sarmış durumda. Çünkü onlar her yerde.
Kullanabilirler mi iradelerini, koparabilirler mi zincirlerini. Belki... Eğer birbirlerine dokunurlarsa belki zincirleri fark edebilirler. Belki koparabilirler zincirlerini ve hatta zincirlerinden boşanabilirler. 
Yoksa toplum mu koparmalı onların zincirlerini? Hangi birinin zincirini ve nasıl koparacak? Kuklacı bazen en yakınımızda. Yanı başımıza sokuluvermiş; çalıştığımız yere, televizyona, gazeteye sinsice yerleşivermiş. Beynimizden çıkanları kesip biçiyor; kendine göre koyup çıkarıyor... Dedim ya, kuklacı ve kuklalar her yerde. 
Yanı başımıza, içimize sinmiş kukla! Ya çek git kuklacının yanına, ya da kopar zincirlerini!  

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları