Koruculuk kalkarsa PKK bayram eder!

A+A-
Behiç KILIÇ

Mardin faciası duyulduğunda, şu PKK eşkıyasının TBMM içine duhul etmiş uzantılarından çıkan ilk ses dikkat çekicidir!..
“Koruculuk derhal kaldırılmalı..!” diye beyana başlayıverdiler... Türkiye, olayın dehşeti ile sarsılıyor ama PKK sözcülerinin akıllarında olan şu..
“Fırsat bu fırsat, koruculuğa saldırının tam zamanı!..”
Koruculuk ne?!.
Koruculuğu PKK yaratmadı mı?!. Korucular, özellikle Kürt insanı canını malını, namusunu PKK eşkıyasından korusun diye silahlandırılmadı mı?..Ve zaten böyle olmuyor mu?.. PKK; şiddetini, etki alanını, Kandil’den öteye sırf bu sistem nedeniyle, istediği düzeye getiremediği gibi bir gerçekle karşı karşıya değil mi?..
Lafı hiç uzatmayalım, eşkıya çetesinin iki kabusu, önünde gördüğü en büyük iki engel bellidir...
Birincisi özel tim...
İkincisi köy korucuları...
Çünkü bu iki yapı, terörle mücadelede “böcek yiyen böcekler!” oldukları için, eşkıya yönünden büyük tehlikedir!..
Bu nedenle, koruculuk sistemine hep saldırılmıştır PKK tarafından.. Ve bu saldırıda hep matbuat içerisine “gizletilmiş” yandaşlar, büyük rol oynamışlardır!.. Elbette korucular içinde oluşan menfaat çeteleri de, bu konuda PKK’nın propagandasına yardımcı olmuştur.. Ama korucuların bölgeye, PKK’ya karşı bir paratoner oldukları gerçeği de açıktır.


Komutan, önemlerini anlatmıştı
Daha çok yenidir, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ’un açıklamaları.. Komutan, konuşmasında koruculardan şükranla bahsetmişti.
Onun verdiği bilgilerden öğrenmiştik, köy korucularının PKK ile çarpışırken tam 1335 şehit
verdiklerini...
İşte bu kadar açıktır PKK’nın düşmanlığı, bu kadar nettir PKK sözcülüğü yapan, Meclis’teki o malum tayfanın attıkları  “Koruculuk kaldırılsın”  çığlıklarının sebebi..
Orgeneral Başbuğ aynen şöyle demişti; “Geçici ve Gönüllü Köy Korucuları, Bölücü Terör Örgütü ile mücadelede, çok önemli görev ve sorumluluklar üstlenmektedir. Geçici ve Gönüllü Köy Korucularının devlet yanında bu mücadelede yer alması, sorunun etnik bir çatışma olmadığının ve Bölücü Terör Örgütünün bölge halkının desteğini sağlayamadığının da çok önemli bir göstergesidir...”
Son cümle ne kadar önemlidir ve ne kadar da doğrudur..
Korucular PKK çetesine karşı topraklarını savundukları için “Sorunun etnik bir çatışma olmadığının ve Bölücü Terör Örgütünün bölge halkının desteğini sağlayamadığının da çok önemli bir göstergesi” ortaya çıkmış oluyor... Elbette bu durum da, eşkıyanın o çok hedeflediği bu topraklardaki iç savaşı, kardeş kavgasını önlüyor. PKK, ne kadar yırtınırsa yırtınsın Kürt kimliğini gasp edemiyor, şuurlu Kürtler, Haçlının maşası olan aldatılmış silahlı çeteye itibar etmiyor...


Askerden bilgi sormadan!..
PKK uzantısı malum sözcüler ötesinde, şu birkaç gündür sözünü ettiğim sermaye yapısının matbuatı içindeki çıkıntılar da “Koruculuk kaldırısın” korosunda tempo tutuyorlar, malum..! Nesepleri gereği tabii!..
İşin ilginci, ülkeyi yönetenlerin açıklamaları. Sayın İçişleri Bakanı öyle açıklamalar yapıyor ki, dinleyen hiçbir fert korucuların bir saniye bile barınmasını istemez!.. İçişleri Bakanı “Cinayet silahları devlete aitmiş” der demez, o Ahmet Türk denilen şahıs  “Bak işte, devlet silahı vermeseydi saldırı olmayacaktı...”  diye dalış yapıyor!.. Millet avanak ya, o silahı yaratanın PKK olduğunu bilmiyor sanki!..
Oysa, bu tür terörle mücadelenin kaçınılmaz olduğunu da anlatmıştı Orgeneral Başbuğ ve yakın örnekleri şöyle vermişti; “Türkiye’de uzun süredir başarıyla uygulanan korucu sisteminin bir benzeri de, 2007 yılından itibaren ABD tarafından Irak’ta (Sons of Iraq) kullanılmaya başlanmıştır. Bu sistemin kullanıldığı bölgelerde direniş ve askerî güçlere saldırı büyük ölçüde azalmıştır.
ABD, Afganistan’da da Irak’ta uygulanan koruculuk sistemine benzer mahalli güvenlik birimi, ya da milis gücü (Afghan Public Protection Force) kurmak istemiş ve buna ilişkin pilot programa Şubat 2009’da başlamıştır. Bu milis güçleri kendi sorumluluk alanlarında, yollarda güvenliği sağlayacak, hükûmet tesislerini ve personeli koruyacak ve saldırıları engelleyecektir...”
Bölgede 50 bin korucu, PKK’ya karşı görev başında.. Eşkıya bu barikatı aşmak istiyor. Bu durum neden  “kaldırılmamasını”  izah etmeye yeterli değil mi?!
Aksayanı gidermek söz konusudur sadece...

Yazarın Diğer Yazıları