Kozmik Oda ve Casuslar

Yavuz Selim DEMİRAĞ

        Kozmik odaya giren hakim ve savcılar için HSYK soruşturma izni vermiş. Bütün gazeteler bu haberi doğal olarak değerlendirmiş. Yandaşlar ise daha heyecanlı ne de olsa paralelcilerden 17-25 Aralık'ın intikamını alacaklar ya. İşin tuhaf olduğu kadar yüzsüz tarafı ise aynı kozmik oda haberini ilk gün nasıl verdiklerini milletin unuttuğunu sanmaları. Resmen insanımızın zeka seviyesi ile alay ediyorlar. "Bülent Arınç'a suikast" manşetlerini birileri unutmuş olsa da bizim hafızalarımızda kazılı.

        Yasaya göre mahkemelerde fotoğraf çekmek, yayınlamak yasak olmasına rağmen aynı gazetelerin Ankara adliyesinde ifade veren iki özel kuvvetler subayının fotoğraflarını bile yayınladılar. Hadisenin muhatapları bile unutmuş, hatırlamıyor olabilir. "Savcı Mustafa Bilgili karşısında saatlerce ayakta bekleyerek ifade verdiler" haberini zafer kazanmış edalarıyla verdiler. Kozmik odaya girmek için Özel Kuvvetler Nizamiyesi'nden giriş- çıkış yapan Hakim Kadir Kayan'ı "Kahraman!" ilan edişlerinin görüntüleri de kayıtlarda. Kendisine suikast yapılacağına ciddi ciddi inanan Bülent Arınç'ın korku ve endişe yüklü yüz halini de unutmak mümkün değil. Dahası Arınç bu olaydan dolayı bazı siyasilerin kendisine "geçmiş olsun" demedikleri için de kameralar önünde sitem etmişti.

        İlk günden itibaren bunların "kumpas" olduğunu yazıp, televizyonlarda açıkca söylediğimiz için de bizlere atılmadık iftira bırakmamışlardı. Kumpasçı yargıçlar terfi ederek Yargıtay üyeliğine bile getirildiğinde "Cenab-ı Allah verdikçe veriyordu hani.."

        Gördük "Kahraman savcı ve hakimlerini.. " Keser sapı ile dönmeye başlayınca firar etti bir kısmı. Kadir Kayan ve Mustafa Bilgili belki de çoktan yurdu terk etmiştir. Etmedilerse de gidişleri yakındır. Peki "suikastçi" dedikleri TSK'nın en güzide subayların ne oldu? Yıllarca emek verdikleri kurumları sahip çıkmadığı için kahrettiler ve sesiz sedasız emekliye ayrıldılar. Büyük ihtimalle çapraz kılıçlı apolet ile generalliğe terfi edecek bu kahraman subayların yerine başkaları oturdu.

Kozmik odayı arayan Kadir Kayan'ın tutanakları ne yaptığı meçhul!.. Elbette minare-kılıf çerçevesinde bir açıklaması vardır. Lakin aramadan yaklaşık bir iki ay geçmeden Yunan Genelkurmayı'nın açıklamalarını unutmamak lazım.Yunan kurmayları "Türkiye'nin ülkemizi işgal planları korkunç" sözleri ile Türk ordusunu dünyaya şikayet etmişlerdi. Ordunun en başarılı subaylarından yüzlercesini "casus" ilan ederek hapislere tıkıp tasfiye edenler bakalım Kozmik Oda casusluğuna hangi kılıfı bulacaklar.

        Söz casusluktan açılmışken İstanbul'da başlatılıp onlarca subayın tutuklandığı, aralarında TUBİTAK personelininde bulunduğu dava da çöktü. Dün savcı sanıkların tamamı için beraat istedi. Aradan yıllar geçtikten sonra gelen adaletin ne kadar anlamı var bilmem. Bu dava da yargılanıp ceza verilen subayların çoğu meslekten atıldı. Gencecik teğmenlerin sınıf arkadaşları yüzbaşı oldu. "Pardon" denmesi hangi kayıpları geri getirebilir ki... Balyoz davasında olduğu gibi yıllar sonra  mahkemelerin tazminat kararları da kayıpları telafi edemez. Bu acıların maddi bedeli olamaz! Dünya barışının teminatı olduğuna inandığım Türk ordusu bu kayıplarını nasıl ve ne zaman geri kazanacak?

        İddianamesi bile "kes-kopyala-yapıştır" metodu ile İzmir'e uyarlanan Casusluk Davası 8 Şubat'ta  görülecek. Yüzlerce askerin yanında aralarında İç işleri bakanı Efkan Ala'nın da bulunduğu binlerce bürokratın fişlendiği, itibar infazına uğratılarak tasfiye edilip yerlerine yeni kadroların açılışının hesabını kim verecek? İşin daha acısı bu kumpas davalarında tasfiyeye uğrayan personelin sayısını, sebeplerini ne Milli Savunma Bakanlığı ne Genelkurmay ne de yasaya göre "Başkomutan" sayılan Cumhurbaşkanı bile bilmiyor! Ne acı..

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş