Kuaföre gitseler de olmuyor

A+A-
Afet ILGAZ

Bugün Milli Egemenlik bayramımız. Birçok kereler egemenliğimize yönetilmiş acı ve unutulmaz şeyler söylenmiştir. Egemenlik bayramlarımızda bunları hatırlarız. Mesela Bülent Arınç’ın:
 “Egemenliğin bir kısmını devretmek ne ayıptır, ne günah!” lafını unutamayız. Sanki milli yaptırımlar, “ayıp” la “günah” mış gibi. Ayrıca ayıptır da günahtır da. Milli egemenlikleri için hâlâ kan döken güney komşularımızı düşünürseniz, bunun nasıl somutlaştığını anlarsınız.
Bülent Bey’in söyledikleri epeyce önceydi. AB için en hızlı tartışmaların ve girişimlerin yapıldığı yıllardı.
***
Meclis kürsüsünden,  “bir kadın”  Anayasa görüşmeleri yapılırken, hiç verilen önergeyle ilgisi olmayan laflar söylemeye başladı. Bu hanım PKK sanığı iken, aday yapılmış ve hüküm giymediği için de vekil olmuş biri.
Diyor ki:
 “Savaş taraftarlığı yapan bir Mecliste konuşmaktan utanıyorum.”
Cevap çok ama ben konuşmanın başlangıç, temel argümanına
dönüyorum.
Türkiye’de iç savaş varmış ve molotof atan çocuklar “savaşın bir tarafı” ymış.
***
Bu memleketin hiç mi ekmeğini yemediler? Hiç mi bu ülkede mutlu bir günleri olmadı? Hiç mi okumadılar, iş, meslek sahibi olmadılar. Hiç mi sokakta kendi “ırk” larından saymadıkları birinden bir sıcak bakış görmediler? Hiç mi bir yardım eli uzatılmadı? Hiç mi sevmediler, hiç mi şükretmediler? Hiç mi bir lokma ekmeği yerden alıp öperek başlarının üstüne koymadılar? Hiç mi bayram görmediler, hiç mi bu memleketin camilerinde namaz kılmadı, minarelerinde okunan ezanı dinlemediler?
***
Sen şehirlerde dehşet saçacaksın. Otobüslerde yolculuk eden ve belki de o “ırkçı” bakışınla kendinden olan birisinin varlığını bile, düşünmeyeceksin? Otobüs yakarak o ağzınızdan düşürmediğiniz “Sivillere” yönelik saldırıların savaşta bile yapılmayacağını hiç mi duymadınız? İsrail saldırılarına dünyanın neden nefret duyduğunu ve “Filistinli sivilleri” öldürmeye hakları olmadığını haykıran hiç mi medeni bir ses duymadınız?
***
AKP milletvekilleri bile dayanamadılar bu kışkırtıcı laflara, itirazlar yükseldi, Meclis Başkanı uyarılarda bulundu. Ama hiçbir yaptırım uygulanmadı. Meclis Başkanı ikide bir:
 “Disiplin cezası uygularım” diyor ama bu sefer:
 “Yemininize sadık kalın” uyarılarında bulunmaktan başka bir şey yapmadı.
Hem egemenlik bayramımızın kutlanacağı egemenlik haftasında yapılıyor bu küstahlık. Allah o hor gördüğünüz, zedelediğiniz, çeşit çeşit hakaretler yağdırdığınız egemenliğimizi size
aratmasın!
Bu kadına kimse, o “utandığı” Meclis’e seçilmek için dayanılmaz ısrarlarda bulunmadı herhalde. Ne işi var utandığı bir yerde?

Molotoflara meşruiyet kazandırmaya çalışmak
Bir savaş varmış ve molotof atanlar bu savaşın bir tarafıymış. Yani yumruklama olaylarında üzüntü beyanı ve af dileme kuyruğuna girenler, Semra’nın, otobüste ölen öğrenci kızın ölümünü bir savaş zayiatı saydırmaya çalışıyorlar. Molotofları, sivillere yönelik bombaları meşrulaştırmaya çalışıyorlar.
Yani, Meclise gitmeden kuaföre de gitseler bir parlamentoya yakışır ağırbaşlılıkları olmuyor bunların.

Yazarın Diğer Yazıları