Kübalı ama Türk gibi...

A+A-
Ergun KAFTANCI

    ALEXANDER Lescay'ı tanır mısınız?

       Ben de tanımıyordum; hakkında yazılanları okuyunca tanışmış oldum...

       İlginç bir tanışma bizimki...

       Benim ondan haberim var ama o, kendisinden sitâyişle bahsettiğimi bilmiyor, dolayısıyla benimle de tanışmış olmuyor...

       Sanki tek taraflı platonik aşk...

***

       Lescay, Fidel Castro'nun ülkesinden, yani Kübalı...

       Genç değil, yaşlı da sayılmaz...

       Orta yaşlarda ve kendi halinde biri; onu bize bir gazeteci yazar tanıttı...

***

       Lescay'ın özellikleri var; 24 saatin 5 saatinde uyuyor, dört saatinde özel işlerini yapıyor, sonra da ver elini kentin ortasındaki Gazi Mustafa Kemal Atatürk heykeli...

       Doğru oraya koşuyor!

       Onbeş saate yakın heykelin önünde nöbet tutuyor, gelip geçene Atatürk hakkında bilgi veriyor ve Küba halkına Ulu Önder'i sevdirmeye çalışıyor...

       * * *

       Lescay için Atatürk emsalsiz bir asker, büyük bir vatansever, eşsiz bir devlet adamı ve benzersiz bir lider...

       Atatürk kim diye soranlara önce onu "Bir deha" diye tanıtıyor, sonra da neler yaptığını anlatıp "Devrimci bir dehaydı" diyerek tanıtım işini noktalıyor...

       Bir başka özelliği daha var bu Atatürk hayranı Kübalı dostumuzun; hemen her gün heykeli ve etrafını temizliyor. Onu günün her saatinde elinde bezlerle temizlik yaparken görmek mümkün.

***

       Bir, Kübalı Lescay'ın Atatürk hayranlığına bakın, bir de bizde son onbeş yıldan beri tırmandırılmaya çalışılan Atatürk karşıtlığını üstlenenlerin pejmürde hale gelen hainliklerine...

       Vaktiyle Atatürk'ün büstlerine saldıran ticaniler vardı, bugün iktidarın saflarında yer alanlar, ticanileri bile çok geride bıraktı...

       Lescay bunlara inat, Ulu Önder'e saygı ve sevgisini belki kör gözler açılır, taş yürekler yumuşar ve idrakler canlanır umuduyla aleniyete döküyor...

***

       Evet, Alexander Lescay, Türk değil ama Atatürk'ü sahiplenen Türk gibi!

       Yürekten alkışlıyorum!

         

Birbirlerinden habersizler

----------------------------------------

       YENİ İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Maliye Bakanı Naci Ağbal, trafikte radar uygulaması konusunda farklı söylemlerle sürücüleri şaşırttılar...

       Soylu, sürücüye kurulan tuzağa izin verilemeyeceğini söyledi... Böylece, kısa alanda zorunlu olan hız ayarlamasından vazgeçildi. Çünkü bu ayarlama sürüş tekniğine aykırıydı, sürücülere de tuzaktı...

       Akla ziyan bu uygulamanın trafik düzenlemesi için yapıldığını düşünmeyin...

       Uygulama, böyle bir endişeden doğmuş değil; sadece, Hazine'ye para akması için düşünülmüş o kadar...

     ***

       Sürücünün cambazlık yapıp dar alanda hız kesmesi kolay iş değil; nitekim Afyon'dan dönerken yolda, nasıl olduğuna anlam veremediğimiz kazalara tanık olduk. Herhalde hepsine, bu tuzak uygulama neden oldu...

       Gelelim Maliye Bakanı'nın sözlerine...

       Soylu'nun "Uygulama kaldırıldı" beyanına karşılık Ağbal, "Radar uygulaması sürecek, o yolla gelen paraları belediyelerimize aktarıyoruz" açıklaması yaptı...

       Sürücüler bayramı, uygulamada yaşanan kargaşaya ayak uydurmakla geçirdi.

***

       Eskiden de bakanlar birbirlerini tekzip eden uygulama yapar, beyanda bulunurdu.

       Değişen bir şey yok... O alışkanlık bugün de sürüyor...

       Temelindeki nedene gelince, koordinasyon eksikliği; onu kurmayı hâlâ beceremiyoruz.

      

Demokrasinin hakkı

---------------------------------   

        İKTİDARIN ağzına bakarsanız, demokraside bir hayli yol aldık...

        Daha da alacağımızı iddia ediyorlar...

        Özgürlüklerin KHK'larla yeniden düzenlendiği -kısıtlandığı- bir siyasal iklimde demokrasi kendi değerleri içerisinde yaşanabilir mi, önce onu tartışmak lâzım...

        Bireyin, durumdan şikâyetçi görünmediğini söyleyebilirler; pekiyi bu sessiz duruşun nedeni OHAL değil mi... Takibata uğramaktan korkan korkana... Demokraside korkular olur mu!

 

        Uygulama FETÖ çetesinden başka bir hedefe dönük değil diyorlar ama gözaltılara bakıldığında masumiyet karinesinin dahi dikkate alınmadığı, insanların  rastgele derdest edilip yargıya gönderildiği, ya da görevlerinden azledildiği, aç ve açıkta bırakıldığı ortaya çıkıyor.

               Demokrasinin egemen olduğu bir dünyada yaşamak istiyorsak sistemin hakkını vermek zorundayız!

 

RASTGELE

-----------------------

        ADALET Bakanı Bozdağ, yakışmıyor diyen arkadaşlarını kırmadı, bıyıklarını kesti, vallahi daha yakışıklı oldu...

        Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'na da bıyık yakışmadı. O da yakında keser inşallah.

        * * *

        SÜLEYMAN Soylu "Türkçe gibi Kürtçe de bizim dilimiz" dedi. Bu ifadede kasıt yoksa, cehalet var. Türkçe bizim ama Kürtçe değil; Kürtçe kullanımı serbest bırakılmış bir dil. Türk'ün Türkçe'den başka dili yoktur.

   

KOCAMAN SÖZLER

--------------------------------

        GÖĞÜN her yerde mavi olduğunu anlamak için dünyayı dolaşmanız gerekmez. (Goethe)

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları