Kubilay’dan Ali Tatar’a

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

“Ali Makamındaydık” geçtiğimiz hafta Ankara Karşıyaka Mezarlığı’nda. Beş yıl önce  “hesabı ödemeden mermiye kafa atan”  Ali Tatar’ın mezarı başında tuhaf duygulara kapıldım. “Poyrazköy ve Amirallere Suikast Davası”ndan tutuklanıp serbest bırakılan sonra tekrar tutuklanması istenen Ali, haksızlık ve hukuksuzluğa isyan ederken aslında kendi kafasına değil, sessiz kalarak hukuksuzluğa boyun eğenlere sıkmıştı mermiyi... Onların kara vicdanlarına saplanmıştı çelik çekirdek!
....
Ali Tatar’ı kamuoyu Denizci Yarbay olarak tanıdı. Doğru subaydı Ali ama önce öğretmendi, tıpkı Menemen’de şehit edilen Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay gibi. Kubilay’ı 84 yıl önce Cumhuriyet değerlerini hazmedemeyenler kafasını keserek şehit etmişti. Menemen’den 79 yıl sonra Cumhuriyeti ortadan kaldırmak isteyenler yöntem değiştirdi. Ali Tatar intihara sürüklendi. Fakat zihniyetleri ve hedefleri aynıydı... 84 yıl önce Menemen’de sayıları az olan mürteci katiller, devir değişince Türk subayının kafasını bağ bıçağı ile değil gizlice sızdıkları hukuk adına kesmeye çalıştılar. Bu defa Asteğmen Kubilay ve iki bekçi ile yetinmeyip, Türk Ordusunun orgenerallerinden albaylarına kadar yüzlerce subayı mahkeme adıyla spor salonlarında infaz ettiler. Ergenekon, Poyrazköy, Balyoz, Askeri Casusluk, Faili Meçhuller adlarıyla binlerce askerin çanına ot tıkadılar resmen. Bir nevi Menemen, Silivri’ye taşınmıştı. Derviş Mehmed ve avanesinin yerini ise savcı ve yargıç cübbesi giyenler almıştı. Ne yazık ki Türkiye’nin önemli bir bölümü uzun süre bu katliamı seyretmekle yetindi. Lafa gelince Atatürk’ten özdeyişler okuyan, 10 Kasım’larda saygı duruşunda bulunanlar, resimleri önünde fotoğraf çektirenlerin derin sessizliği, aslında suça iştirak etmekle eş değer değil miydi? Mustafa Kemal’in Menemen’i duyunca öfke ile söylediği sözleri bilmem unuttular mı?
“Bu ne haldir, mürteciler hükümet meydanında ordunun subayını din adına boğazlayabiliyor. Binlerce Menemenli’den kimse çıkıp mani olmuyor. Bilakis tekbirlerle teşvik ediyorlar. Yunan idaresi altındayken bu hainler neredeydi? Onların namusunu ve dinini kurtaran ordunun bir subayına reva gördükleri bu saldırının cezasını yalnız hainler değil, hepsi en ağır şekilde çekmelidir.
Bu Cumhuriyeti ve bizim başımızı kesmektir. Bundan bütün Menemen sorumludur. Menemen’i haritadan silin. Bu kasaba “Vilmodit”(*) ilan edilmeye müstahak olmuştur. M. Kemal Atatürk”
Atatürk’ün Kubilay’ın şehadetinden sonraki tavrını bugün birileri çok sert bulabilir. Ancak o günün koşullarını da göz önüne almak şarttır. Okuma yazma oranı yüzde 3 bile olmayan bir ülkede Gazi, Menemen’e müdahale edip müsebbiplerini cezalandırmasaydı bugün Irak ve Suriye’de kelle kesenler bütün Türkiye’yi işgal ederlerdi.
Sözü fazla uzatmayalım... Kubilay’ın şehadetinin 84. yıldönümünde Genelkurmay’ın resmi internet sitesinde sık sık “Ebedi Başkomutanımız” ibaresi yer almış. Doğrusu yüreğim sızlarken: Gazi’nin “Ordunun bir subayına reva gördükleri bu saldırının cezasını yalnız hainler değil, hepsi en ağır şekilde çekmelidir”  sözleri kazındı kafama... Yorumu değerli okurlarımıza bırakırken Türkiye Gençlik Birliği “nin 27 Aralık 2014 günü “Gericiliğe-Bölücülüğe Karşı Kubilay Ankara’da” mitingini hatırlatmak istiyorum. Cumhuriyetimizin teminatı gençlerimiz ile beraber ” Hepimiz Kubilayız “ diye haykırmak için Kızılay’da olacağız. Bekleriz efendim. Ali Makamına, Atatürk’ün huzuruna...
(*)” Vilmodit “: Fransızca olan ” Ville Maudite “ kelimesinin karşılığı cezalandırılmış şehirdir. Vilmodit kasaba demek; o kasabanın bütün halkı şehir dışına çıkarılır, aileler, birer ikişer memleketin başka şehirlerine dağıtılır, tam boşalmış şehir tümüyle yakılır, bugünkü ve yarınki nesillere ibret olmak üzere hükümet meydanına büyük bir siyah taş, sütün olarak dikilir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları