Küçük düşürüldük

A+A-
Ahmet GÜRSOY

             ABD'deki davanın adı ne olursa olsun, Türkiye bunu hak etmiyor. Suçu ne olursa olsun ülkemizin bakanlarının ABD'de yargılanması millî tarihimiz ve onurumuz açısından ağır bir durum ve oldukça da yaralayıcıdır.

Daha kaç Türk'ün sırf bu mesele sebebiyle ABD'ye girdiğinde tutuklanacağını bilmiyoruz. Bazı gazetelerin haberlerine bakılırsa pek çok dosyada gizlilik kararı bulunduğu için tam olarak kimlerin suçlandığından da haberimiz yok. ABD'nin suçladıkları arasında eski Bakan Zafer Çağlayan'ın dışında Egemen Bağış var mı mesela.. En ürkütücü olanı ise dönemin en yetkili isimlerinin suçlanıp suçlanmadığından haberimizin olmaması. Bu sebeple bu dosya millî çıkarlarımız açısından uykularımızı kaçıracak derecede riskler taşıyor.

                CHP lideri Kılıçdaroğlu, önceki gün FOX TV'de İsmail Küçükkaya'nın Çalar Saat programındaydı. Söyledikleri, düşünmesini bile istemediğimiz konulardı. Kılıçdaroğlu, -mealen söylersek- "ABD bu dosyalarla Türkiye'deki iktidarı tehdit eder ve boyun eğmeye zorlarsa ne olur" diye sorduktan sonra, "Eğer ülkeyi yönetenler taviz vermeye başlarsa, ABD her isteğini bu sayede yaptırırsa, ülkemiz açısından felaket olur" dedi.

                Kim ne derse desin, ülkeyi yöneten iktidar partisi ve hükümetleri, Reza Zarrab meselesinde süreci doğru yönetemedi. Şimdi Sayın Cumhurbaşkanı "bunun altından pis kokular geliyor" diyor.

                Evet öyle..

Geliyor.

Hükümet sözcüsü Bekir Bozdağ dilediği kadar meseleyi FETÖ'ye bağlasın. İstediği kadar da haklı olsun. Türkiye'yi 15 yıldır yöneten ekip, bu konuda başarısız.

Kılıçdaroğlu'nun söylediği gibi, "Ülkeyi yönetenler, Zafer Çağlayan'a Reza Zarrab tarafından verilen milyar dolarlık saati yok saymak yerine, Türkiye'nin çıkarını düşünseydi" durum farklı olurdu.

Ayrıca o günlerde iktidarı elinde bulunduranların biraz öngörüsü olsaydı. En azından devletin önemli merkezlerince kendilerine sunulan raporları ciddiye alsalardı, Türkiye bugün ABD'nin oyuncağı durumuna düşürülmezdi.

Bundan daha önemlisi ise, Türkiye'nin kendi hukuk sistemini yok sayarak adı yolsuzluğa karışmış olanları yargıdan kaçırmasaydı bugün ABD'ye vereceğimiz cevap çok daha net ve kesin olurdu.

                Türkiye, ABD tarafından yargılanacak hallere düşürüldüyse bunun vebalini iktidar üstlenmeyecektir. Kaldı ki üstlense de yetmez. Görüldüğü kadarıyla da kendini sorumlu bile hissetmiyor. Onlar, halâ FETÖ üzerinden ABD'ye laf yetiştiriyor. Bu hiç de inandırıcı değil. Çünkü FETÖ'nün devlet içinde devlet olmasındaki en büyük vebal de gene iktidardakilerin kendileridir.

                Üstelik iktidar partisinin gelmiş geçmiş en büyük düşman olarak ilan ettiği FETÖ ekibinin sadece bürokrasisiyle mücadele ederek, siyasi tarafını yok sayması da eksik mücadele olarak tarihe geçecektir.

Kim bilir belki de siyasi tarafın ortaya çıkmasından korkuyorlardır.

Niye?

Çünkü FETÖ'nün elinde dev bir yazılı, sesli ve görsel arşiv var. Ve o arşiv, aynı zamanda ABD'nin elindedir.

Zarrab dosyasından da tehlikelidir.

  • Yorumlar 4
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları