'Kudretli Dosya ve Üç manşet'

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Yargı bugün tarihi sınav verecek. Odatv davasında Soner Yalçın ve Hanefi Avcı’nın tutukluluğunun devamı sebepleri ortadan kalkmasına rağmen verilecek kararı merak ediyorum. Öte yandan Silivri’de Ümraniye Davasında savunmalara devam edilecek. Geç de olsa uyanış umut veriyor. Hukukun teminatı olduğuna inandığım barolar harekete geçti. Gerek Çağlayan Adliyesi’nde gerekse Silivri’de yüzlerce avukat adeta çıkarma yapacak. Umarım gazeteci arkadaşımız Soner Yalçın bu akşam oğlu Aren’e kavuşur. Niçin içeride tutulduğunu cümle alemin bildiği Hanefi Avcı tahliye edilir. Her iki dava ile ilgili izlenimlerimi yarınki yazıya bırakıp, Başbakan Erdoğan’ın gündemi değiştiren “böcek” olayına dönelim. Sıranın günün birinde kendilerine geleceğini hesaplayamayanlar telaşta.
Devletin Başbakanı, bakanlarının dinlenme, görüntülenme olayının aslında bir “güvenlik gerçeği” olduğuna yeni uyananlar var. Son yıllarda  “şantaj”a dönüşen kasetler savaşında sona gelindiğini zannedenler yanılıyor. Yıllardır arşivlenen kasetlerin hangi pazarlıklarda kullanıldığını tek tek belirleyebilmek de mümkün değil.
Akşam Gazetesindeki işinden atılan Serdar Akinan’ın sosyal medyada ortaya attığı tesbit ve soruları çoğunluk görmezden geldi. Akinan her gazetecinin yapması gereken muhalifliği yüzünden susturulmak istenen isimler arasında. Geçtiğimiz gün: “Başbakan hamle yapacak olmasaydı, böcek olayını dillendirmezdi diye düşünüyorum. Asıl merakım bu sürecin “taraf”ı hangi gazete olacak” satırlarını yazdı. Ertesi gün Taraf, Başbakan Erdoğan’ı Ergenekoncu ilan ederek hamlesini gösterdi.
Akinan: “Emniyet mensuplarına yönelik gözaltı furyası başlarsa anlayın ki Başbakan düğmeye bastı. Bu süreçte önemli bir banka fona devredilebilir”  diye sürdürdü. Her ne kadar henüz gözaltı süreci başlamamış olsa da emniyet içinde yapılan ani atamalar, görev yerlerinin değişimi operasyonun kısmen başladığını gösteriyor. Nitekim Serdar Akinan, hemen ardından Adalet Bakanının “Böcek konusunda idari ve adli soruşturma yürütülüyor” açıklamasını eklemiş. Nitekim hükümete yandaşlık konusunda yarışa giren gazeteler arasındaki fikir ayrılıkları sütunlara yansımaya başladı. Aba altındaki sopalar çıkar mı bilmem. Ancak restleşme su yüzüne çıktı bile. Önümüzdeki günlerde emniyet içinde yeni tayin dalgaları gelirse kimse şaşırmasın. Soruşturmanın göbeğindeki MİT yine hedefe kondu. MİT-Emniyet çekişmesine dair yazıları tek tek ele almak mümkün değil. Konunun meraklıları nelerin olduğun takip ediyor zaten. Benim asıl merak ettiğim ise hangi bankanın fona devredileceğine ilişkin duyumlar. Eğer bu gerçekleşirse kılıçlar kınında fazla duramayacak demektir.
Serdar Akinan’ın asıl bombası: “Başbakan’ın elinde Yeşil Ergenekon soruşturmasını açacak kudretli bir dosya var... Buna mukabil hükümeti bir kaç günde istifaya zorlayacak en az üç manşet var. Önümüzdeki süreçte ya karşılıklı hamleler göreceğiz ya da pat durumu...”
Malumunuz Yeşil Ergenekon deyimi yasadışı dinleme ve kayıt yapanlar için kullanılıyor. Başbakan makamı, aracı ve evine kadar giren bu adamlarla ilgili gerçekten bilgi sahibi ise niçin bekliyor? Elinde böylesine bir dosyayı tutan kim olursa olsun yasal olarak suç işlemiş sayılmaz mı? Bu soruların ipucunu Serdar Akinan zaten vermiş bile...  “Buna mukabil hükümeti birkaç günde istifaya zorlayacak en az üç manşet var!” dediğine göre karşı tarafın eli daha güçlü demektir. Dahası yandaş gibi görünen bazı gazete ve televizyonlar en az üç manşet için pusu atmış durumda... Velâkin daha önceki restleşmelerdeki geri adımlar tazeliğini koruyor. Kapalı kapılar ardındaki pazarlıklardan sonra “pat durumu” ’nun çıkma ihtimali de yüksek. Kudretli dosyalar ile istifaya zorlayacak manşetlerin gün yüzüne çıkma pazarlığında hakemlik görevi her zaman olduğu gibi ABD’ye düşüyor. Lakin ABD’de Dışişleri Bakanı değişecek. Clinton ile “çak çak”a alışanlar Obama’nın beyzbol sopasıyla yeniden yüz yüze gelebilir. Bana kalırsa yazarlığı yanında televizyonculuğuyla başarılı olan Serdar Akinan hemen ekranlara davet edilmeli. Erdoğan’ın  “höööt” ü ile Hürrem’i tesettüre büründürenlerle, en başarılı habercileri kapıya koyanlar buna cesaret edemeyeceğine göre iş HalkTv’nin başına geçen Hakan Aygün’e düşüyor. Hele de bugün Soner Yalçın tahliye olursa Odatv’de bırakmaz bu işin peşini. Ulusal Kanal da kovalar “kudretli dosyalar ile üç manşeti.” Bekleyip göreceğiz...
-------------------------------
NOT: En değerli okurum camiamızın asırlık çınarı Hüsnü Kaptanoğlu’nu Karşıyaka Mezarlığında toprağa verdik. Merhuma Cenab-ı Allah’tan rahmet, Kaptanoğlu ailesine başsağlığı diliyorum.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları