Kumbasar Hırsıza bol kaymak millete yok kaynak!

İsrafil K.KUMBASAR

Memleket gündemine düşen fotoğraf karelerini yan yana koyup seyre daldığınızda, ‘her pazarda ayrı bir mal’ satmanın çabası içinde bir iktidar partisi çıkıyor karşınıza.

İbre Batı tarafına döndüğünde ‘alımlı’, ‘jöleli’, ‘bakımlı’ bir vitrin; ‘kent’ vurgusu, yeni projeler, kimileri ‘çalıntı’ olduğu söylenen ‘vizyon’ yansımaları.

Gözlerinizi Doğu yönüne çevirdiğinizde bambaşka bir siluet; elinde ‘Kürtçe Kur’an’ sallayan bir Sultan, camilerde ‘Kürtçe Mevlit’ okuyan sözde din adamları, ‘etnik kaşımayı’ sürdüren aşiret bağlantıları vesaire.

Ne tesadüftür ki ‘hantal’, ‘ceberut’ diye tarif edilen devletin kapıları tam da seçim takvimine denk gelen bir dönemde sonuna kadar aralanıyor:

- “Milli Eğitim Bakanlığı şu kadar öğretmen alımı için harekete geçti.” 

- “Emniyet’te şu kadar kişi koruma memuru olarak istihdam edilecek.”

- “Diyanet şu kadar Kur’an kursu öğreticisi, imam ve müezzin alacak.” 

Belli ki seçim akşamına kadar bu tür tesadüfler ile daha çok karşılaşacaksınız.

Mesela, her seferinde ısıtılıp ısıtılıp yeniden gündeme sokulan şu ‘İstanbul içerisinde yeni İstanbul’ projesi.

Ne kadar ‘masumane’, ne kadar ‘göz kamaştırıcı’ bir teşebbüstür bu değil mi?

*  *  *

Şöyle bir hafta sonu Küçükçekmece-Tekirdağ veya Üsküdar-Şile arasında sefer yapan bir otobüse binin de yol boyunca ‘kapatılmış arazileri’ bir sorun bakalım.

Kimler ‘ileriyi’ görmüş, ellerini çabuk tutmuş da o güzelim ‘tarım’ ve ‘orman’ arazilerini birer birer satın alarak parsellemiş?

‘Son yeşil adacıklar’ içine kimi kamu kuruluşları tarafından gizlice inşa edilmiş olan konutlar, artık ‘çamından’ çok ‘betonuyla’ anılan tepeler size çok şey söyleyecektir.

“Kaynağı nereden bulacaksınız”  diye soranların, sekiz yıldır ‘kaymağı’ kepçeyle nasıl topladıklarını görme özürlülerin bile görmesi işten değil.

Yeter ki, bir kereciğine etrafına adam gibi ‘bakmaya’ niyeti olsun insanın.

Yanlışı, perdeye ‘parça parça’ yansıtılan kareleri bütünleştirmediğimiz için yapıyoruz; ‘toplumsal hafızamızın zayıflığı’ üzerinden gerçekleştiriliyor bütün vurgunlar.

Girin Google Amca’nın penceresinden içeri; fazla değil, bir ‘müteahhit’ bir de ‘nikâh’ yazıp tarayın şöyle çeyrek asra yakın maziye doğru.

Birilerinin nasıl o masalar etrafında el pençe divan olup, ‘sahte gülücükler’ dağıtmak için birbirleriyle yarışmakta olduğunu göreceksiniz.

*  *  *

Bir tarafta ülkenin kaynakları milletin gözünün içine baka baka talan ediliyor; diğer tarafta Dimyat’a pirince gitmek isterken ‘eldeki bulgurdan’ olmanın korkusuna kapılan Sultan hazretleri, çareyi yeniden ‘din istismarına’, yönelmekte buluyor.

Biliyor ki, güzel yurdum insanı ‘dindarlık’ ile ‘hırsızlığın’ asla bir araya gelemeyeceğini ayırt edemeyecek kadar saftır, temizdir.

Kimileri gerçeğin önüne ‘betondan’ plazalar çeker; ‘inançlar’ üzerinden vatandaşın ‘kimyası’ ile oynamayı alışkanlık haline getirir.

Anlık yanlışlar ‘yüzyılları’ silip süpürür.

Siz belinizi doğrultuncaya kadar ‘kutsal bildiğiniz’ ne kadar değer varsa, hepsinin lime lime edildiğini anlarsınız; ama iş işten geçer.

Çevirin yakın tarihin sayfalarını; ‘zor günler’ için biriktirdiklerinizin üstüne kimler yattı; ‘dağ başlarındaki’ çorak arazileri sizlere kimler sattı; ‘hayır hasenat’ için bağışladıklarınızı kimler iç etti?

Kimilerinin ‘biti’ kanlanıyor, kimilerinin ‘ar damarı’ çatlıyor, kimileri de yan gelip ‘kulağının üstüne’ yatıyor.

Heyhat, ‘saf’ kelimesinin âciz kaldığı bu coğrafyada, bir ‘salavat’ ile iş bitiyor.

*  *  *

Zavallı yurdum insanı, şuurunu kaybetmiş bir şekilde yürüdüğü yollarda belki de kafayı kaldırıp şöyle bir ışıltılı plazalara nazar etse ‘takkesi’ düşecek diye korkuyor; o yüzden de baş önünde ‘sağa sola bakmadan’ geçip gidiyor.

‘Başkaları’ da gidiyor aynı yollarda elbette ‘ışık’hızı ile, ‘Karun’ ihtirası ile.

Bakalım nereye kadar?

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş