Kurban kesmesek de yerine 'yardım' falan yapsak olmaz mı?

İsrafil K.KUMBASAR

Yarın kurban bayramı.
Bir dedikleri diğerini tutmayan ’ilimleri’ kendinden meçhul bazı ’medya hocaları’ yüzünden milletin kafası bir hayli karışmış durumda.
Tabii bu ’kafa karışıklığında’, her yıl yaşanan o ’çirkin’ görüntülerin de büyük payı var.
Bazı okuyucularımız, zaman zaman bu köşede kaleme aldığımız yazılardan dolayı olacak, bizi de ’alim’ zannedip soruyorlar:
- “İsrafil bey, illa da kurban kesmek Allah’ın emri midir? Kurban kesmesek de, yerine hayır kuruluşlarına yardım falan yapsak olmaz mı?”
Zor ekonomik şartlarına rağmen her yıl kurban kesen ’Müslüman’ bir Türk ailesinin evladı olarak, bu sorular karşısında söylenecek söz bulamıyoruz
’Kurban’ gibi hassas bir konuda kalem oynatmaktansa, en iyisi meseleyi ’erbabına’ havale etmek.
Mahmut Toptaş, bilgisine güvendiğimiz Ayasofya Camii’nin kadrolu esmi imamlarından.
Aynı zamanda Milli Gazete’de yazılar yazan Mahmut Hoca, şöyle diyor:

* * *

Kurban kesme ibadeti, ilk insan ile başlar.
Hz. Adem’in çocuklarının kurban kestiğini Yüce Allah (c.c.) şu ayet ile haber veriyor:
- “Onlara, Adem’in iki oğlunun gerçek haberini oku. Hani ikisi de Allah’a kurban sunmuşlardı, birinden kabul edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti.” (Maide 27)
Yine Allah, Saffat süresinin 107’nci ayetinde Hz. İbrahim’e kurbanlık verildiğini buyuruyor.
Hac süresi 36, 37, Bakara suresi 196’ncı, Al-i İmran 183’üncü, Maide suresi 2, 27, 95, 97’nci, Fetih suresi 25’nci ve Kevser suresi 2’nci ayetlerde de doğrudan veya dolaylı kurbandan bahsediliyor.
Sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.), bir hadis-i şerifinde şöyle buyuruyor:
- “Adem oğlu kurban bayramı günü kan akıtmaktan başka Allah’a daha sevimli bir amel yapamaz. O, kıyamet gününde kurbanın boynuzu, tırnakları, tüyleri ile gelir.” (İbn-i Mace, Edahi, 3126)
Peygamberimiz, 3127’nci hadiste de Kurbanın, Hz. İbrahim’in sünneti olduğunu belirtiyor.

* * *

’Koçyiğitler’ kurban edilirken ağzını açmayanlar, Kurban bayramı yaklaşınca hayvansever pozlarına bürünüp ’koçlara özgürlük’ naraları atarlarken siz onlara kulak vermeyin.
Koyunların kurban edilirken akan kanına acıyanlar, buğday tanesinin tonlarca ağırlıktaki taşın altında ezilirken çıkardığı sese niçin kulak vermezler?
’Akan kan’a acırken ’akan un’a niye bakmazlar?
Dağlara çıkıp ’aslanlar’ ile ’ceylanlar’ arasındaki dengeye neden engel olmazlar?
Denizlere dalıp balinaların bir günde yuttuğu ’binlerce balığa’ neden sahip çıkmazlar?
Bakara 29. Ayette ’yeryüzündeki her şeyin’insanoğlu için yaratıldığını haber veren Allah, A’raf suresinin 31’inci ayetinde de “Yiyiniz, içiniz, israf etmeyiniz.” diye buyuruyor.
Un da çiçek de, ağaçtaki dal da israf edilmeyecek.
Kurbana karşı olanlar, şimdi de “Hayvanlar emeklilik yaşında kesilsin” demeye başladılar.
Peki, o yaşı kim belirleyecek?

* * *


‘Ten’ yaşlanır ama ‘can’ yaşlanmaz.
İki yaşındaki deve acı duyar da yirmi yaşındaki öküz acı duymaz diye bir şey olamaz.
Can yönüyle ’karınca’ ile fil arasında fark yok.
’Hamsi’ ile balina arasında da hiçbir fark yok.
Karadenizli bir balıkçının ağında yakalanan ’hamsi’ sayısı, bütün ülkedeki ’kurban’ sayısından fazladır.
Onlar da can taşıyorlar.
Herkes kendi mantığıyla hareket ederse, ortaya altı milyardan fazla fikir çıkar.
Öyle ise ortak akıl, Allah’ın kurallarına uymaktır.
Buyursun, Müslüman, hür mukim olan kişi, ’nisap miktarı’ servete sahip olursa kurbanını kessin.
Kestiği kurban ‘devede’ beş yaş, ‘sığırda’ iki yaş, ‘koyun’ ve ‘keçide’ bir yaştan aşağı olmasın.
‘Kuzu’ altı aydan fazla olur ve görüntüsü annesi gibi olursa kurban olur.
Bayramın birinci günü, ‘bayram namazının’ ardından, üçüncü günün ‘gün batımına’ kadar kurban kesilebilir.

* * *


Hiçbir ’çiçek’ diğerinin aynı değildir.
Hiçbir ’ibadet’ diğerinin aynı değildir.
Kurban kesmeyenler, ‘kurbanlık hayvanın ağırlığında’ altını fakirlere dağıtsalar da, büyük sevaba girerler ama kurban kesmiş sayılmazlar.
Hem kurbanımızı keseceğiz.
Hem de yardım yapacağız. 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş