Kurbanları yurtdışında kesip farkı iç edenler!

İsrafil K.KUMBASAR

Kurban Bayramı dolayısıyla, hayırseverlerin yoksullar için verdiği yardımlara, sadakalara göz diken sahtekârlar yeniden sahneye çıktı.
Caddelere, sokaklara astıkları ’pankartlar’ ve ‘afişler’ yetmezmiş gibi, bir de evlerin kapılarına mektup bırakarak, kesilecek kurbanların parasının kendilerine verilmesini talep ediyorlar.
Her biri ‘kendine’ göre ayrı bir fiyat belirlemiş.
Kimisi 600 lira istiyor, kimisi 350 lira.
Peki bu kurbanlar nerede kesilecek?
Endonezya’dan Tanzanya’ya kadar, hatta ismini haritalarda bile bulamayacağınız birçok ülke var.
Ama bir tek Türkiye yok.

***


Ankara Ticaret Odası’nın yaptığı bir araştırmaya göre Türkiye’de nüfusun yüzde 15,4’ü ‘açlık sınırının’ altında, yüzde 74’ü ise ‘yoksulluk sınırının’ altında geçinmeye çalışıyor.
Açlık sınırı altındaki nüfus ‘10,9 milyona’, yoksulluk sınırı altındaki nüfus ise ‘52,3
milyona’ ulaştı.
Peki bu çok muhterem hayırseverler, dünyanın öbür ucundaki Endonezya’ya ve Tanzanya’ya kadar uzanmayı göze alıyorlar da, kendi ülkelerinde kurban kesmeyi neden hiç akıllarına getirmiyorlar?
‘Açlık’ ve ‘sefalet’ içindeki din kardeşlerini çok mu düşünüyorlar?
Hayır, onlar sadece ‘avantaya’ bakıyorlar.
Nasıl mı?

***


Mesela, kurban edilebilecek nitelikteki küçükbaş hayvanların bu sene Türkiye’de ortalama fiyatları ‘450 ile 650’ lira arasında değişiyor.
Bu yüzden, yurt içinde vekâletle kurban kesen Kızılay fiyatlarını 550, Diyanet Vakfı 550, Mehmetçik Vakfı ise 460 lira olarak belirlemiş.
Sahtekarların gözlerine kestirdikleri ülkelerde ise, kurbanlık fiyatları oldukça düşük.
Küçükbaş bir hayvanın ortalama fiyatı ‘150’ ile ‘180’ lira arasında değişiyor. Hele bu büyükbaş hayvan olunca, ‘pay’ fiyatı daha da düşüyor.
Peki, ‘aradaki fark’ nereye gidiyor dersiniz?
Tabii ki muhteremlerin ceplerine.

***

 
Bazıları, kurban dahi kesmiyorlar.
Bazıları da işte böyle, ‘kesmiş gibi’ görünerek, aradaki farkı ‘masraf’ adı altında ceplerine indirerek Allah’ı kandıracaklarını zannediyorlar.
Yerli ‘üreticiyi’, ‘besiciyi’, ‘yemciyi’, ‘çiftçiyi’ nasıl zarara soktuklarını akıllarına getirmiyorlar.
Belki yanlarında çalışan işçi, eti ‘bayramdan bayrama’ ancak görebiliyor.
Belki en yakınındaki akrabaları bile etli yemekten ancak, ‘ramazan çadırlarında’ nasipleniyor.
Belki “Borçlu çıkarım” diye selamı sabahı kestikleri nice garip, ‘tavuk kırığından’ çorba kaynatıp çoluğunun çocuğunun karnını doyuruyor.
Ama umurlarında mı?

***


Dini mükellefiyetler için ‘akıl’ şarttır.
Kurban vecibesini yerine getirmek isteyenler, ‘vekâlet’ verdikleri kişilerin ‘emin’ sıfatına haiz olup olmadıklarını, kurbanı ‘gerçekten’ kesip kesmediklerini, kestiyseler eğer, etlerinin ‘fakir-fukaraya’ ulaşıp ulaşmadığını araştırıp soruşturmak mecburiyetindedirler.
Hayır ve yardımlar, ‘suya atılan taş’ gibidir.
Halka ‘yakından’ başlayıp ‘uzağa’ gider.
O yüzden, hayır yaparken, önce yakınlarınızı gözeteceksiniz, sonra komşularınızı, sonra mahallenizde, ilinizde ve ülkenizdeki fakirleri.
Sonra da diğer ülkelerdekileri.

***


Yaptıkları ortada iken, hâlâ kapınıza yüz süren münafık sahtekarların yakalarına yapışın ve haykırın:
‘Sadakalara’ el uzattığınız yetmedi mi?
Şimdi de kurbanlara mı göz diktiniz?

 


KURBAN BAYRAM TEBRİĞİ
Mübarek kurban bayramınızı tebrik eder, Türk milletine, İslam alemine ve bütün insanlığa hayırlı ve uğurlu olmasını Cenab-ı Allah’tan dileriz. Nice bayramlara.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş