Kürdoloji yalanlarının arkasındaki gerçekler

İsrafil K.KUMBASAR

Tarihi kaynaklara dayanan ciddi araştırmaları ile tanınan D. Ahsen Batur, muazzam bir kitap daha ortaya koydu:
“Kürdoloji Yalanları”.
Bugüne kadar Kürt etnisitesi üzerine araştırma yapanlar, ‘asıl kaynaklara’ inmemişler, çoğu ‘Türkler ile hesabı olan’ oryantalistlerin yazdıklarına itibar etmişler veya ‘siyasî gaye’ gütmüşlerdir.
‘Milletten’ bahsetmeye kalktığında, her defasında ‘36 etnik kimliğe’ vurgu yaparak ‘ayrışmayı’ körükleyenlere de bir cevaptır bu eser aynı zamanda.
Yine bu kitap, Güneydoğu bölgesine neden “Kürdistan” denemeyeceğini, tarihte asıl nerenin ‘Kürdistan’ olarak anıldığını belgeleriyle ortaya koyuyor
‘Birinci el’ kaynakların tamamını tarayan Ahsen Batur, kitapta ele aldığı konulardan birçoğunun ‘ilk defa’ işlendiğini belirtiyor.
Siyasî gaye güdenler, Kürt etnisitesinin ‘ceddini’ bulamamışlardır. Kürdoloji yalancıları 22’ye kadar ‘ced’ saymaktadır. Ahsen Batur ise şunu söylüyor:
 “İlk başta 22 halkı ata seçtiler. Sonra biraz tenzilat yapıp ön dörde düşürdüler ve ‘Artık Medlerin atalarımız olduğu kesinleşti’ dediler. Bazen de ‘Medler de atamız, diğerleri de atamız ve biz tüm bu halkların halitasıyız’ dediler. Ama ata seçtikleri bazılarını Ermeniler, Gürcüler ve Çerkezler de sahiplenmektedirler.”

***


Ahsen Batur, siyasî Kürtçülerin, Salahaddin Eyyubi, Ebu Müslim Horasani ve Babek’in Kürt asıllı olduğunda ısrar etmelerine şu karşılığı veriyor:
“Bu onların iddiası, ama mevcut kaynaklardaki bilgilerle bu üç şahsın etnik mensubiyetini tespit etmek mümkün değil. Eyyubi ailesinden bir prensin ‘Biz Kürtlerin yanına gelip konduk, bizi de onlardan sandılar’, bir diğerinin ‘Atalarımdan hiçbirinin Kürt olduğumuzu söylediğini duymadım’ demesi ve bunun kaynaklarda zikredilmesi de yabana atılacak bir şey değildir. Önüne veya ardına Kürt kelimesi ilâve ederek birini Kürt yapacaksanız, 7 milyar insanı rahatlıkla Kürt yapabilir ve bununla övünebilirsiniz. Tıbben bir sakıncası yok.”
Batur, Kürtlerin Malazgirt Savaşı sırasında on bin kişiyle Sultan Alparslan’a yardıma geldikleri iddialarına da farklı açıdan yaklaşıyor:
“O dönemde Kürtlerin bu kadar asker çıkaracak durumları yok. Kaldı ki ‘Kürtlerden ve diğer halklardan on bin kadar insan’ deniliyor, ‘on bin savaşçı’ değil. Üstelik de onların savaş sonrasında ganimet toplamak için gelmiş olmaları da mümkün. Çünkü çarpışmalara katıldıklarına dair bir kayıt yok.”

***


“Kürtçülük” üzerine yapılan araştırmaları tamamıyla “reaksiyoner tarihçilik” gören Ahsen Batur, şu tespiti yapıyor:
“Ben buna militan tarihçilik de diyorum. Kürt gençleri de galiba gerçekleri değil, gururlarını okşayan kitapları okumaktan zevk duyuyorlar. Tipik bir kimlik arayışı. Ama tüm siyasî Kürtçüleri aynı kefeye koymak yanlış olur. Onlar arasında da bu sınır tanımaz iddialara isyan edenler ve ‘Neredeyse homo sapiensleri dahi Kürt yapacaklar’ diye isyan edenleri var.”
Batur, “Biz bu toprakların aslî sakinleriyiz, sizler sonradan gelip topraklarımızı işgal ettiniz” diyen siyasi Kürtçülere de şu karşılığı veriyor:
“Onlar her şeyi iddia ediyorlar, ama sadece iddia ediyorlar. ‘Belge göster, delilini ortaya koy’ dediğin zaman ortada kimseyi bulamıyorsun. Çünkü yalan söylüyorlar. Biz eski coğrafyacıların kayıtlarına dayanarak 1071’den önce Kürtlerin nerelerde bulunduklarını kitapta detaylı olarak gösterdik. Çok merak edenler bunları kitaptan takip ederler.”
“Kürdoloji Yalanları” mutlaka elinizin altında bulunması gereken bir kitap.
Selenge Yayınları,
Tel: (0212) 514 45 73

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş