Kurmancan Datka’nın torunları emin ellerde

Kürşad ZORLU

Kırgızistan’da Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin tahminlerimizde yanılmadık. Eski Başbakan Almazbek Atambayev %64 gibi yüksek bir oy oranıyla ilk turda ülkenin Cumhurbaşkanı seçildi. Her ne kadar bazı adaylar seçimlerin adil olmadığını iddia etseler de Kırgız halkının önemli bir çoğunluğunun seçimlerden çıkan bu sonuca fazla şaşırmadığını ifade etmek gerekiyor. Zira vatandaşlardaki bu eğilimin seçimlere katılım oranını (%60) da etkilediği görülüyor. Oş ve Celalabat bölgelerinde seçimlere katılımın oldukça düşük çıkması, Özbek-Kırgız gerginliğinin son bulması yönünde bir iradenin tecellisi olarak değerlendiriliyor. Özellikle seçim sürecinde Atambayev’in bu yöndeki birlik çağrıları etkili olmuşa benziyor. Diğer iki adayın, Madumarov ve Taşiyev’in ise güney dışında neredeyse oy alamayışı, ülke yönetimi için yeterli hedef ve projeyi ortaya koyamadıkları görüşüyle ilişkilendiriliyor. Ancak seçimlerin ardından yeni Cumhurbaşkanı Atambayev’i bekleyen çok önemli ve kronik sorunlar olduğunu unutmamak gerekiyor.


1000 yıllık gönül köprüsü
Bişkek’teki gezimiz sırasında Manas Üniversitesinden Prof. Dr. Abdullah Gündoğdu ve Öğretim Görevlisi Erdal Aydoğmuş’la birlikte bir gönül topluluğunun konuğu oluyoruz. Yürekleri yüzlerinden okunan Kırgız Türkü çocuklar bizleri karşılıyor. Öğrenci yurdunu gezerken büyük bir ihlas ve özverinin işaretlerini alıyoruz. Topluğun temsilcisi Mehmet Bilgin ve yardımcısı Ömer Büyükalkanat ile sohbetimiz başlıyor. İlk olarak hayran kaldığımız bu güzel hizmetlerden neden haberimiz olmadığını soruyoruz. Zira 100’ü aşkın ülkede çok sayıda yurt, yetimhane ve dersliğin sessiz ve böylesine mükemmel şekilde organize olması dikkat çekici. Özellikle yetimhane hizmetinin altını çizmek lazım. Mutlaka bir referans ile alınan kimsesiz Kırgız çocuklarının tüm ihtiyaçları karşılanıyor. Kurmancan Datka’nın torunlarını yatakhanede huzur içinde uyurken görünce hepimizi duygulandıran anlar yaşıyoruz. Mehmet bey topluluğun belki de en önemli özelliğinin bu olduğunun altını çiziyor. “Bizler 1000 yıllık bir görevi ifa etmek üzere buraya geldik ve hedefimize odaklandık. Bu topraklara tarih, milliyet ve gönül borcumuz var”  diyor. Abdullah hoca ise ülkedeki Kırgız-Özbek çatışmasının son bulması ve bir daha tekrarlanmaması adına topluluğun önemli görevler ifa edebileceğini vurguluyor. Kırgızistan devleti Anayurt’tan tekrar Atayurda göçmüş olan ve hizmeti şiar edinmiş gönül insanlarına daha çok imkan tanımalı ve ülkenin her bölgesinde konuşlanmalarına salık vermelidir.


Kurmancan Datka’ya dair
Altay Hanı olarak da zikredilen ve 50 Kırgız Som’unun üzerinde resmi bulunan Kurmancan Datka, 19. Yüzyılda (1811-1907) o zamanki Türkistan coğrafyasında Müslümanlarla emperyalist Ruslar arasında yaşanan mücadelede öne çıkan bir kahraman ve kanaat önderi. Datka sözü bir unvan olup Kurmancan’a 1876 yılında Buhara Şeyhulislamının fetvası ile veriliyor. Datka ve Rus komutanı Skobelev’in savaş sırasında karşılaşmalarına ilişkin şu rivayetten bahsediliyor: Datka tercüman aracılığıyla 5 maddelik şartname imzalatmayı başardığı Skobelev’e “Hangi durumda olursak olalım, biz ülke sahibi, ev sahibiyiz. Anlatınız biz kendini evimizde karşılamak, geriye kalan sözümüzü orada, şu Madı köyünde söylemek istiyoruz.”
Datka’nın torunlarına selâm olsun...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş