"Kürt Açılımı"nı açacak sorular!

Özcan YENİÇERİ

Herhangi bir sorunun çözümü için ilk önce sorunun nedenlerine bakmak gerekir. “Hangi neden bu sorunu yaratmıştır?” sorusuna verilen doğru cevap teşhiste isabet kaydetmekle yakından ilgilidir. Sorunu doğru teşhis etmek de sorunu yarı yarıya çözmek anlamına gelir. Tersi de doğrudur. Yanlış teşhis sorunları daha da karmaşık hale getirir. Bu nedenle iktidar yetkililerinin “Kürt Sorunu” nun çözümü için planladığı açılım bayramını ilan etmeden önce aşağıdaki basit sorulara tatmin edici cevap vermeleri gerekir. Birkaç soruyla iktidarın  “Kürt Açılımı” planını açalım!
1. Türkiye’de iktidar yetkililerinin  “Kürt sorunu” dedikleri sorunu  “Kürt gerçeğini inkâr” ve “Kürtleri asimile etmek” ve  “Kürtlere yönelik baskılar”  ürettiyse o zaman Irak’ta, İran’da ve Suriye’deki Kürt sorununu üreten nedir?
2.  “Kürt Sorunu” Cumhuriyet rejiminin ya da tek millet yaratma projelerinin sonucu olarak ortaya çıkmışsa Türkiye Cumhuriyeti kurulmadan önce var olan  “Kürdistan Teali Cemiyeti” ve Cumhuriyet öncesi meydana gelen Kürt isyanlarının nedenleri nelerdir? Sevr anlaşmasında neden Kürtlerle ilgili hükümler vardır?
3. Silahlı PKK’lılar 12 Eylül rejiminin başta Diyarbakır Cezaevindeki zalim işkence ve baskılar ile Kürtçeye yönelik yasaklamaların sonucu dağa çıktılarsa aynı muamele diğer etnik guruplara da yapılmıştır, onlar neden dağda değillerdir? Gürcü, Arnavut, Çerkez, Arap, Laz ya da diğer etnik gruplar neden ellerine silah almamışlardır?
4. Mevcut merkezi yönetimle kontrol edilemeyen Diyarbakır Belediye Başkanı, “özerklik”  anlamına gelen yetkiler verildiğinde nasıl kontrol edilebilecektir?
5. “Kürt realitesini tanıyoruz” ile başlayan  “AB’nin yolu Diyarbakır’dan geçer” ile devam eden ve nihayet “Kürt Sorunu benim sorunumdur” ile şekillenen açılımların sonucunda şimdiye kadar ne elde edilmiştir? Bu konuda atılan her adımı bu sorunu kullananlar yeterli bulmamış ve sürekli yerine getirilmesi imkânsız yeni dayatmalarda bulunmamışlar mıdır? TRT Altı kanalının Kürtçe yayına başlaması üzerine “Dilimizi tanıdılar, sıra topraklarımızın adını tanımaya geldi” sözlerinin amacı ne olabilir? İktidarın  “Kürt Açılımı” nı yaptıktan bir süre sonra “Özerkliğimizi tanıdılar sıra Bağımsızlığımızı tanımaya geldi” demeyeceğinin garantisi var mıdır? Paris Kürt Enstitüsü’nün başkanı Kendal Nezan, Kürt sorununu çözümü için ‘Osmanlı modeli’ önermiştir.
6. Terör örgütü terörüne devam ederken, teröre karşı mücadele de sürerken, Kürt  “açılım” ının terörü bitirmesi bir yana terörizmi daha da cesaretlendirmeyeceği söylenebilir mi?
7. İçişleri Bakanı, bir yandan içeriği henüz belli olmayan  “açılım”  projesi konusunda toplumsal bir uyum olduğunu söylüyor. Diğer yandan da ilgili kurumların görüş ve önerilerinin alınmakta olduğunu söylüyor. Aslında Bakan henüz içeriği olmayan bir  “açılım”  projesine yönelik bir uyumdan bahsediyor.
8. Terörü Türkiye’ye karşı en etkili araç olarak kullanan güçler, ’Türkiye açılım yaptı artık terörü Türkiye’ye karşı kullanmayalım’ diyecekleri mi sanılıyor?
9. Abdülmelik Fırat ve Yaşar Kemal gibiler “Kürtler bölünmek ve ayrılmak istemiyor” diyor. Doğru olabilir, ancak Kürt vatandaşlar adına hareket ettiğini söyleyen aydın kesimi, siyasi Kürtçüler ile PKK terör örgütü, Kürt vatandaşlar gibi düşünmüyor. Türkiye’yi yöneten iktidar, Kürt vatandaşların ve siyasilerin devletin inanılmaz zaafları yüzünden PKK’nın rehinesi haline geldiğini görmüyor mu?
10. Türkiye son derece karmaşık, iç içe girmiş siyasi, coğrafi, tarihi ve sosyolojik bir sorunla karşı karşıyadır. Henüz bu sorunu çözmek için mutabık kalınmış hiç bir somut öneri dahi ortada yokken “Öyle çözeceğiz ki dünyaya model olacak” demek doğru mudur?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş