Kürt devleti bir İsrail projesidir!

A+A-
Mevlüt Uluğtekin YILMAZ

Sevgili okuyucum, Sayın Ali Kerküklü vatan parçası Kerkük için yıllardır toplumu bilgilendiriyor. Sizlere Sayın Kerküklü'nün -az da olsa- konuyla ilgili bilgilerini sunacağım. Kürtler için Sayın Kerküklü şöyle diyor:

"Kerkük'ü terk etmeyeceğiz, Kerkük'ü vermeyeceğiz, Kerkük için savaşacağız, Kerkük kanımız, Kerkük namusumuz, Kerkük kalbimiz, Kerkük Kudüs'ümüz ve kutsalımız diyenler" işgal ettikleri Türk yurdu Kerkük'ten kaçtılar!

"Irak 1921'de kurulduğundan beri Irak Türkleri yaşadığı tüm baskı, zulüm, asimilasyon, göçe zorlama, etnik temizlik, sindirme, yıldırma, adam kaçırma, fidye, soygun, bombalı saldırı, katliam ve idamlara rağmen ata topraklarını terk etmeyerek gerçek bir kahramanlık örneği sergilediler, dolayısıyla bu toprakların gerçek sahibi olduklarını ispatladılar."

Tarih, Irak Türklerinin bu duruşunu altın harflerle yazacaktır!

"Şu soruyu sormak lazım Kerkük için savaşacağız, Kerkük kalbimiz, Kerkük kanımız, Kerkük namusumuz, Kerkük Kudüs'ümüz ve kutsalımız diyenler tek bir kurşun atmadan, hiç direnmeden, bir kaç saat içinde Kerkük'ü neden bırakıp kaçtılar? Bu olup bitenler Kerkük'ün aidiyeti ve kimliğinin kimlere ait olduğunu göstermiyor mu?"

"Bağımsız "Kürt Devleti"ne destek veren yegâne devlet şimdilik İsrail'dir. İsrail tarihi boyunca stratejik ilişki kurmaya çalıştığı Kürtlerin Irak'ta bir "Kürt devleti" istediğini gizlemiyor. Bölgede böyle bir devletin "ikinci İsrail'in" kurulması ile İsrail üzerindeki baskıyı ve yoğunluğu azaltmış olacak. Bu Kürt devleti Akdeniz'e de ulaştığı takdirde İsrail'in Arap olmayan bir komşusu olacak. Irak'ın ve Suriye'nin bölünmesini daha da kolaylaştıracak. Bu, Türkiye ve İran'ın iç dengelerini bozabilecek bir süreci de beraberinde getirecek. Artan gerilimle birlikte bölge, etnik çatışma arenasına dönüşecek. Sonuçta Orta Doğu'nun parçalı yapısı daha parçalı hâle gelecek. Bu da İsrail'in bölge siyasetine muarız cepheyi daha da zayıflatacak. Yani, İsrail, karakaşı kara gözleri için Kürtlere bir devlet kazandırmaya oynamıyor. Bir Kürt devleti kurulması süreci ve sonrasının ortaya çıkartacağı sonuçlara oynuyor."

"1947, 1975, 1988, 1991 ve 16 Ekim 2017 tarihinde dış güçler tarafından terk edilen (satılan) Irak Kürtleri, doğal olarak Irak'la ilgili her politika değişikliğinde hemen paniğe kapılır ve "tarihin tekerrür edeceği" korkusunu yaşarlar. Geçmişte olduğu gibi Kürtler silah sesini duyduklarında yanlış tarafta olduklarını görürler, ama Kürtler tarihin tekerrür edeceğini hesaba katmazlar ve derste almazlar."

"Bölgesinde bulunan ülke ve toplumlarla uyum içerisinde, birlikte yaşama niyet ve iradesine sahip olmayan Kürt gruplar dolduruşa gelerek büyük devletlerden medet umarlar. Büyük devletler, çıkarları doğrultusunda kullandığı bu grupları, işleri bitince kaderlerine terk ederler. Nitekim tarih boyunca da hep öyle olmuştur".

"Bağımsız "Kürt Devleti"ne destek veren yegane devlet şimdilik İsrail'dir. İsrail tarihi boyunca stratejik ilişki kurmaya çalıştığı Kürtlerin Irak'ta bir "Kürt devleti" istediğini gizlemiyor. Bölgede böyle bir devletin "ikinci İsrail'in" kurulması ile İsrail üzerindeki baskıyı ve yoğunluğu azaltmış olacak. Bu Kürt devleti Akdeniz'e de ulaştığı takdirde İsrail'in Arap olmayan komşusu olacak. Irak'ın bölünmesi, Suriye'nin bölünmesini daha da kolaylaştıracak. Bu, Türkiye ve İran'ın iç dengelerini bozabilecek bir süreci de beraberinde getirecek. Artan gerilimle birlikte bölge etnik çatışma arenasına dönüşecek. Sonuçta Orta Doğu'nun parçalı yapısı daha parçalı hâle gelecek. Bu da İsrail'in bölge siyasetine muarız cepheyi daha da zayıflatacak. Yani, İsrail, karakaşı kara gözleri için Kürtlere bir devlet kazandırmaya çalışmıyor. Bir Kürt devleti kurulması süreci ve sonrasının ortaya çıkartacağı sonuçlara oynuyor."

Esen kalın efendim.

  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları